Önemsiz günlerin birinde karanlık çökmeden içmeye başlamıştık Moda’da . Önce 2-3 bira sonrasında 2 şişe de şarap almıştık . 2 kişiydik. Bir şeylerden bahsediyorduk . Futbol, kadınlar, siyaset, aklınıza gelecek her bir şey. İçtikçe içiyorduk. Biraları çabuk tüketmiştik. Sonrasında şaraplara geçtik. Ucuz şaraptı ,en dandiğinden bir şeydi.
Onu da hızlıca tükettik. Hızlı gidiyordum doğrusu. Kendimi kaybetmek istiyordum. Sorduğum sorulardan biri; kaybedecek başka neyin var? Belki de kaybedeceklerimiz sırada bekliyordu. Sonra kalktım otobüs durağına doğru yürüdüm.
Yavaş adımlarla gidiyordum ama şarap şişesi halen elimdeydi. Elim üşümüştü. Deniz havası çarpmıştı. Otobüs durağına az kalmıştı. İçki fena halde çarpmıştı. Kendimi kaybetmenin bir sinyaliydi bu. Otobüs durağının köşesindeki kaldırımda oturdum, durdum. Orada, üstüm başım dağınıktı. İnsanlar bu çocuğa da ne olmuş diye bakıyorlardı.
Ben de kendime bakıyordum. Ne olduğunun farkında değildim. Hayat, insanın kendisinin ne olacağına dair fırsat vermiyordu. Bir süre orada kaldım. Beni tanıyan insanlar oluyordu ama ben o yüzleri hatırlayamıyordum gibiydim,arada tanıdıklar da çıkıyordu..
Hadi kalksana oğlum diyenler elimden tutup kaldırmaya çalışıyordu. Ben de ‘’ siktirin gidin başımdan rahat bırakın beni ‘’ diyordum. Bu, bir süre devam etti. Yaklaşık yarım saat orada durdum. Kaldırımda başımı öne eğmiş uyuyordum. Gözlerimi açtığımda her yer karanlıktı. Artık otobüs ‘e binme zamanı gelmişti. Bir süre orada oturduktan sonra evin yolunu tuttum.
Yazan:Cem Kurtuluş
0 yorum:
Yorum Gönder