// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

Ultras Kültürü Üzerine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ultras Kültürü Üzerine etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

04 Mart 2011

St Pauli: 'sıradışı' futbol takımı






















Dünyanın en sıra dışı takımı St.Pauli. Her yönüyle dünya’da  herkesin sempatisini kazanmış bir takım. Her şeyden önce duruşları var. Ultras kültürünü benimsemiş bir takım. “ We love you”   besteleri akıllarda  kalmış bir beste.  İlk kurulduklarında 1500 1600 arası taraftara oynuyorlardı. Küçük bir semtin takımılar.  Endüstriyel futbol’a yenik düşmediler. Takımın başarısı hiçbir zaman önemli olmadı, taraftarlar  takım küme düşse de başarılı olsa da   maçlarına  gidip takımını destekledi.


 Che Guevara posterleri neredeyse her maçta görülür, St.Pauli sol görüşü benimsemekle birlikte futbolun dayanışma içinde olması gerektiğini savunur.     Bir ara açtıkları “ Dazlakları siktir edin hepimiz kardeşiz’’ diye bir pankart açmaları Futbolun ırklarla ilgili olmadığına dair ince bir ayar niteliğindedir. Türkiye’den St.pauli’nin destekçileri de yok değil. 















 1500 -1600 taraftara oynuyorlardı bir zaman yukarıda belirttiğim gibi. O da 80’lerin başına denk geliyor. Sonra stat büyüdü,taraftar sayısı da arttı.  Endüstriyel futbol statların içine girse de onlara uğramadı. Her yerde yapmak istediklerini yaptılar. Statlarında AC/DC şarkıları çalan bir kulüp St.Pauli. Bizim burada incelediğimiz St.Pauli taraftarının futbola bakış açısı. Statlarında  Karl marx posterleri de maçlarında eksik olmaz. Çoğu kişi bu nedenle sevmeyebilir,ama eminim onların umrunda değildir. Taraftarlar çok enerjik. 90 dakika susmuyorlar. 

Coşkulu tezahüratlarıyla  takımlarına inanılmaz destek veriyorlar. Bir deplasmanda yaklaşık 200 300 kişi olmasına rağmen çıkan sesi duyarsınız.  We love you bestesi en çok bilinenlerden olduğu için ilk öğrendiğim beste buydu, bir basket maçında Che Guevara bayrakları havada beste yüksek sesle söyleniyordu. öğrenmiştim.  Başkanlarının eş cinsel olduğunun altını çizmek gerek. Saklamamıştır bu durumu, başka kulüplerde olsa aşağılayıcı cümleler kurulabilir, ama St.Pauli’nin kültüründe ayrımcılığa yer yok. Her türlü ayrımcılığı acımasızca eleştirirler. St.Pauli’de Punk’ı da patronu da işçisi de zengini de fakiri de birleşir maçlara gidip tezahüratlara katılırlar. 90 dakika tezarühatlara katılırlar.


Özet olarak; Endüstriyel Futbola karşı bakışlarıyla,eleştirileriyle sıradışı bir takımdır St.Pauli. Korsanlara selam olsun! 

ST.PAULI IS ULTRAS

Yazan:Cem Kurtuluş

22 Eylül 2010

Ultras Kültürü Üzerine



Nacizane  kabataslak " Ultras Kültürü " hakkında bilgilendirme yazısıdır.

Ultralar ,her zaman şovlarıyla ön plana çıkmıştır. Ultraların nasıl ortaya çıktığını şu alıntı ile göstereyim size.

" Ultra hareketi ilk olarak İtalya'da 50'li yılların sonları ile 60'lı yılların başlarında futbol delisi genç grupların kendi takımlarını organize bir şekilde desteklemek amacı ile bir araya gelmesi ile kuruldu. Ultra adını bu gruplara Torino taraftarlarının bir maç sonrası maçın hakemini hava alanına kadar takip etmesi sonucunda bir İtalyan gazetesi verdi."

Bu gruplar ilk başta İtalya'da boy gösterdi.   Sadece takımlarını desteklemek için tribüne gitmelerinin yanında bazı haksızlıklarda da yeri geldiğinde en sert eleştiriyi yaptılar. Ultraların başında herkesin bildiği gibi amigo vardı. Elinde megafon bir kişi bütün tribünü canlandırır. Tezahüratlar hiç susmadan 90 dakika söylenir, tribünde bulunanlar maç sırasında orayı bir şova dönüştürür. Ultralarda davul ritminin önemli olmasının yanında maçlarda konfeti şovları ilk sırada yerini alır

Polisleri hedef alan slogan atarlar. Avrupa’da “ All cops are bastards, Türkiye'de ''Terörist değiliz taraftarız biz'' tezahüratları dillerden düşmez.   Ultralarda “ kaçan bizden değildir” felsefesi önemli bir yer edinmiştir, aynı zamanda “ bıçak korkaklar içindir” düşünceside ultraların temel özelliklerindendir.   Takımları için her şeyi yaparlar.  Deplasmanlara gider, ama kulüpten hiç destek almazlar. Kulüpten gelen desteği reddederler bu anlayışın ultra kültürüne ters olduğunu bilirler.

Ayrıca Her Ultra grubunun kendilerini temsil eden  bir bayrağı vardır.  Kimi zaman bu bir siyasi görüşü temsil eder kimi zaman başka şeyleri.
Hayatlarında siyasi düşünceler önemli bir yer kaplar.  Buna örnek olarak St.pauli ve Livorno en baş sıralarda yerini alır .  Siyasi düşünceleriyle  Sol düşünceyi benimseyen, endüstriyel futbola karşı bir kulüplerden biri ST.PAULI taraftarıdır Yaptıkları tezahüratlarla  dikkat çekerler. Eş cinsel başkanlarının olması birçok şeye örnek teşkil etmektedir.    

Sol düşünceyi benimseyip faşizme karşıt olarak bilinen bir takım olmasının yanında faşist düşüncelerle kendini yükseğe çıkartan takımlar da vardır. Lazio bu takımlardan biridir.  Lazio'nun tribün politikasında ırkçı bir politika vardır. Nazileri savunan politika izlemişlerdir,halen bu politika devam etmektedir. 

Bir dönem Lazio tribününde ayrımcı politikalar izlenmiştir. St.pauli tribünleri buna karşın ''dazlakları siktir edin gelin bizimle bağırın'' adlı pankart açarak  Futbolun ne kadar birleştirici bir unsur olduğunu bize göstermiştir.

Türkiye'de Ultras kültürü yok denecek kadar azdır. Gruplar genellikle yönetimden beleş bilet almalarıyla ultra kültürünü yok etmektedir. Sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da kulüp yönetimlerden bilet alarak hareket eden gruplar vardır.  Yunanistan’'da yönetim tarafından gruplara yardım ediyor, Türkiye'de sadece yönetim yardım etmiyor, iş adamları da bu katkıyı sağlamaktadır.

  Holiganlar ile Ultraları ayırmak gerekir. İngiltere'de holiganlık 80’li yıllarda boy göstermiştir. 80'li yıllarda west ham- Milwall taraftarları ne kadar holigan olduklarını maçlarda göstermiştir.Türkiye’de de  80’li yılların başında Kenan Evren’in askeri darbe yapmasıyla çoğu maçta holiganizm önlenmeye çalışsa da bunun sonrasında holiganizm önlenememiş, 90’ların sonuna doğru holiganizm  eskiye göre azalmıştır.

Holiganlar için önemli olan ''dişe diş kana kan intikam intikam sloganıdır''. Emanetler mevzularda görülür. Döner bıçakları, kelebek, ve benzeri kesici aletler kullanırlar. Yukarıda belirttiğim gibi  Ultralarda bunları o kadar fazla görmezsiniz. Ultralar'da daha çok kemer veya sopalar görülür. Ama Ultras kültüründe " bıçak yoktur" tanımıysa yanlış bir ifade olur, çünkü 80'li yılların başlarında İtalyan tribünlerinde birçok öldürme, yaralama vakaları kayıtlarda yerini almıştır.

Türkiye'de  ultras mentalitesinde olan küçük tayfalar vardır, grup adı altında olan grupların çoğu zaman ultras mentalitesine uzak olduğunu görebiliyoruz. Gerek yönetimle yakın ilişkiler, gerek polislerle yakınlıklarıyla mentalitenin dışında kalmaktadır. Yazı uzatılabilir, üstüne eklemeler yapılabilir, genel olarak Ultras kültürüne dair kabataslak düşüncelerim bunlardan ibaret,gerisi size kalmış.

Cem Kurtuluş,2010