// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

Slayer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Slayer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

07 Şubat 2010

Slayer- Show No Mercy (1983)

Kötülük,Şeytan ,Satanizm,Tanrı’ya İsyan..=Show No Mercy

Thrash ve speed metal’in hızlı olduğu yıllar. Ama çoğunlukla NWOBHM grupları var ortalıkta Tank, Angel Witch, Diamond Head birçok grup o dönemde ortaya çıkıyor. Bu saydıklarım sadece NWOBHM grupları, bir de thrash metal grupları var bunları saysak bitmez herhalde.  Slayer, Exodus, Sodom, Tankard, Destruction gibi gruplar o dönem müziğin en sertini yapıyorlardı, her şey bunlarla sınırlı değil. Slayer,  Show No Mercy Metal Massacre III albümünü çıkararak müzik piyasasına adım atar. Ve bunun öncesi vardır. 82 yılında Slayer küçük kulüplerde Iron Maiden ve Judas Priest şarkıları çalar.  Bunu biraz daha ilerletmek isterler.  Woodstock adlı ufak bir barda çalarken Amerika'nın ünlü Metal Blade Stüdyolarının sahibi Brian Slagel onların performanslarından çok etkilenerek firmalarının yeni çıkaracakları bir toplama albümde bir Slayer şarkısı görmek istediğini söyledi.  Bu toplama albümde yer alabilmek için sıkı çalışmaya karar veren Slayer, Brain'a grubun kayıtlarını yapmasını önerdi.


Bunu kabul eden Slayer "Aggressive Protector" adında bir şarkı yaparak bu toplama albüme dahil oldu. Brian daha sonra Slayer'e yardım ederek onların ilk kendi albümlerini çıkarmalarına ön ayak oldu. Show No Mercy adındaki bu ilk albümleri Aralık 1983 yılında piyasaya sürüldü. Pek çok metal dergisi yazar, Slayer'a güldü, çünkü albüm kapağındaki keçi/şeytan illüstrasyonu onlara çok komik gelmişti. Daha henüz müzik piyasası bu tür şeylere hazır değildi...

İşte her şey böyle başlamıştı. Show No Mercy çeşitli teknik sorunlar yüzünden  1984 yılında  Avrupa’da piyasaya sürüldü. Aynı sorun zamanında da Exodus’da olmuştu . Venom,  Welcome to Hell ile kötülüğe merhaba demişti 1981’de; Slayer’da bu albümde bize kafanızdaki tabuları yakın, karanlık dünyada şeytanın yanında olun diyordu.

Albüm; Kötülüğe merhaba demeye hazır olan, şeytanın yol arkadaşı olduğunu lirikleriyle söyleyen “ Evil Has No Boundaries"  ile açılıyor.  Dark Angel’dan tanıdığımız Gene Hoglan’ın arka vokalleriyle Tom’un kızgın vokali ve şeytani rifflerle adeta bir terör havası hissettirir.  80’lerde hızlı thrash metal sahnesinin en klas şarkıları arasına ismini yazdırır. Şeytanın kendi  geleceğini elinde tutacağını söyleyen lirikler ,o müthiş çığlıklar “ The Antichrist “   “ I am the Antichrist , all love is lost"  nakaratlarıyla  Slayer’ın  yükselişte olduğu ve hızlı dönemlerinin ispatı ve özellikle Hanneman’ın uçurucu soloların klaslığına dikkat!  Judas Priest vari riffler,sololar etkilenmeler bariz belli ediyor kendini.

“Die By The Sword”   klas bir riff ile açılıyor. “ Şeytan hepimizi izler, hepimiz yardıma muhtaç akıllılarız" işte Slayer’ın klasik nakaratlarından birine böyle damga vuruyor.  Şarkının lirikleri bir rivayete göre ve söylenene göre İncil’de yer alan ““ Live by the sword, die by the sword”  sözüyle piyasaya çıkıyor. Cehennemin kara şövalyelerini atağa geçiren liriklere sahip sözler aynı zamanda 80’lerin başında pek çok grubun yazdığı sözlerle aynı orantıda sayılırdı. Slayer hem şeytani lirikleriyle,hem de saldırgan ve bir o kadar klas riffleriyle adından söz ettirmeyi başarmıştı.  Pek çok aile bu liriklerden dolayı metal grupların çoğunu korkutucu bulmuştu.
80’lerde hızlı thrash metal sahnesinin barları kaosa çevirdiği bir ortamda ortaya çıkan Hanneman imzalı “ Fight Till Death”    etrafa saldırmayı emreden lirikleriyle klaslığını konuşturuyor.  “ Metal Storm/Face The Slayer"  ilk yarısı enstrümantal şekilde sunulan  sonrasında şarkının isminden anlaşılacağı gibi Slayer’ın gerçek yüzünü gösterdiği parça 2.07’de  saldırıya başlıyor. Kısa çığlıklar, kısa sololar, Hanneman ve Kerry’nin mükemmel uyumu.

Kara büyü anlamına gelen, şeytanilikte sınır tanımayan albümün riff manyaklığıyla devam eden,kendinden geçirten “ Black Magic “   Tom’un şiddetli ve tutkulu çığlıkları, Lambardo’nun davuldaki performans, çift gitardaki uyum albüm boyunca sürdüğü gibi,bu şarkıda da hissetmek mümkün. Bu şarkıyla kendi cehennemine davet ediyor Slayer bizi.

“ Tormentor" 
 thrash metal sahnesinde ilk akla gelen parçalardan olma özelliğini taşıyor.  Slayer, Destruction ve Kreator’un"Tormentor" parçaları mevcut.  Nwobhm etkisi bariz hissedilmesinin yanında, gecenin karanlığında korkusuyla yüzleşmeye davet ediyor Slayer. 80’ler punk thrash esintilerinin ürünü olan “ The Final Command “  aynı zamanda ilk dönem Iron Maiden  esintilerinin de olmasıyla açığa çıkıyor.  İkinci dünya savaşına ait Nazilerin savaş taktiği olan lirikler içeriyor.  Jeff Hanneman imzalı  “ Crionics “  daha çok nwobhm altyapısıyla öne çıkıyor. Albümün kapanış şarkısı “ Show No Mercy “  şeytani rifflerle,notalarla Tom’un vokali ve Lambardo’nun davuldaki çıkışıyla ve döneminin o şeytani havasını fazlasıyla yansıtıyor.  

 Slayer haddinden fazla eleştiriliyordu buna sebep bir dönem şeytani liriklerle öne çıkan gruplara dair 80'lerde metal müziğe karşı olan ebeveynlerdi.  Albüm kapağı da bunu resmediyordu. 20'li yaşlarda ilk albümde bu olgunluktaki sözler o dönemin stilini yansıtan bir durumda. Gruplar, sevdikleri grupları ufak barlarda şarkılarını çalıyordu. Bu da müziğine ister istemez yansıyordu.  İlk albümde bolca NWOBHM etkileri vardı,albümde  Dark Angel’dan Gene Hoglan back vokal yapmıştır.  Show No Mercy albümü pek çok çığlık, gitar solosu ve son derece hızlı bateri soloları ile doluydu. Dave Lombardo’nun Lars Ulrich’ten daha iyi olduğu söylenmiştir. Hız konusunda Dave Lombardo thrash metal tarihinde iz bırakmış davulculardandır,ki bu dönemin herkesçe bilinen bir gerçeğidir.

Sonuç olarak; 80’lerin başında pek çok grup birbiriyle yarış içindeydi.  Korku,dehşet,satanizm, anti-religion temasıyla öne çıkan “ Show No Mercy “ heavy metal /punk karışımı altında sunulan, Nwobhm esintilerinin ağırlıkta olduğu grubun en çok satan albümlerinden biri oldu. Metal Blade o zamanlar piyasaya çıkan genç gruplara şans tanıyordu, Slayer’da 20’li yaşların başında kafadarların ne klas iş yapacaklarını kanıtlamıştı. Bu albümde  grup o dönemlerin  zararlı ve korku dolu sözlerinin engellemesi için  kurulan  Pmrc ‘den mesajlar aldı.  Slayer bildiği yolda ilerledi, şarkılarını çalmaya devam etti.  Prodüksiyon yönünden eleştirilen olsa da albümü pek çok gruba ilham kaynağı oldu.Merhametsizce kötülüğünün tohumunun atıldığı, şeytanın ordularını geçiren albüm oldu “ Show No Mercy “ o yüzden dedikleri gibi merhamete yer yok!

Jeff Hanneman – Gitar
Kerry King -        Gitar
Tom Araya -       Bass/Vokal
Dave Lambardo-  Davul
  


Cem Kurtuluş,2010

12 Kasım 2009

Slayer – World Painted Blood (2009)






















 “ World Painted Blood “   son albümünüz olabilir mi?”  soruları soruluyordu albümün çıkışına birkaç hafta kala Slayer için.  Etrafta dedikodular dönmeye başlamıştı .Çünkü bir çok müzik eleştirmeni grubun dağılacağını söylüyordu eleştirmenlere tokat niteliğinde bir cevap geldi. Cevabın adı, World Painted Blood  idi. Sloganları ise Dünya’yı kana boyayacağız kelimesinden ibaretti.

Diabolus In Musica , God Hates Us All albümlerini çıkardıklarında beklenen Slayer’dan uzaktılar. Özellikle Diabolus In Musica albümü benim için tam bir hayal kırıklığıydı. Diabolus In Musica çıktığında davulda Paul Bostaph vardı, Dave Lombardo yerini Paul Bostaph’a bırakmıştı. Paul Bostaph elbette kötü davulcu değildi , iyi de iş çıkarmıştı.  Ama albüm sound olarak nu-metal’e kaydığı için çoğu thrash metal sever tarafından sevilmemişti.

 World Painted Blood albümüne  yakın zaman kala Slayer’dan Kerry albümün çıkışına yakın zaman kala albümün tüm albümlerden karışım olduğunu bunun içine “ Seasons in the Abyss "  albümünden karşılaştırmalar olacağından bahsediyordu. Konumuza gelelim. “ World Painted Blood” grubun on birinci stüdyo albümü. Albümü dinlemeye başladığınızda dikkatinizi çeken ilk şey, tabii ki prodüksiyon. Grup,  Death Magnetic’i katletmekle suçlanan Greg Fidelman ile çalıştı.   11 şarkı toplamda 40 dakika gibi bir süreye tekabül etmekte albümde, gerekli bir detay olmasa da 6 şarkı Kerry King imzası taşıyor.

Albüme adını veren  “  World Painted Blood,” ile açılıyor albüm.  Slayer'ın her zaman ki açılış parçalarından biri olmuyor,ama Black Sabbath rifflerini etkini gösteren bir başlangıç oluyor. Bu bölümden sonra Tom Araya’nın öfkeli vokaliyle saldırı hissi yükseliyor,şarkının ikinci yarısında Tom, vokal söylemini değiştiriyor bu da etkiyi azaltıyor. Klipte baş merkezde Bill Clinton’a benzeyen biri vardır, savaş araçlarının altına kalan insanoğlu resmedilir.   “Man himself has become God “ sözüyle özet geçer.

Unit 731”   ikinci dünya savaşında  731. Birim olarak bilinen  biyolojik ve kimyasal savaş birimine verilen ad,aynı zamanda insanlar üzerinde pek çok deney bu birim üzerinden sağlanmıştır. Tom Araya bununla ilgili  Nazi toplama kampında bir doktor olan Josef Mengele’nin bu tür şeyler yaptığının,şarkının konusunun da bunun içeriği olduğunu söyler.  Dave Lombardo bu şarkıda tabiri caizse döktürüyor. Lombardo, atakları söz konusu olduğunda kendini göstermesi şaşırtmıyor.  Pure thrash-hardcore karışımı ortaya bir şey çıkmış. Yer yer Angel Of Death şarkısına bir gönderme de mevcut vokalde.  Dave Lombardo’nun davul ataklarından bizi mahrum bırakmadığı, Kerry King imzalı   “ Snuff “  “ murder is future “ sözlerine dayalı sözler üzerine kurulu.

Eski dönem Slayer etkilerinin hissedildiği “ Beauty Through Order”  kadın seri katili olarak tanınan  ortaçağ kontesi  olarak bilinen Elizabeth Bathory ile ilgili.   “my birthright, is murder”  sözleriyle de bahsedilen karakter hakkında olanı anlatıyor. Tanrı tanımaz sözlerin ağırlıkta olduğu  “ Hate Worldwide ” eski Slayer dönemlerinden bariz etkiler hissediliyor.Hızlı sololarla birlikte, Tom’un alışageldik vokallerinde klaslık olarak albümün dinamiklerinden.

Mareşal yasası   sözleriyle “ Public Display Of Dismemberment “  bir nevi tarihte de Marshall Planı olarak bilinen gerçeklere atıfta bulunur.  Adaletin yalan olduğu vurgusundan dem vurulur,ama şarkıda bir nevi Marşhall planının ABD’yi getirdiği nokta anlatılır. En azından şarkıyı yazan Kerry King şarkıda  huzursuzluk,kargaşa gibi temalardan yola çıkar. Buna yakın temalarla politik mesajla “ Americon “ albümün vasat parçaları arasında yer alıyor.

 “ Psychopathy Red”  tarihte öldürdükleri insanları kanını içmesiyle bilinen Rus seri katil Andrei Chikatilo’yu merkeze koyuyor. Hanneman imzasını taşıyan şarkı  albümün aynı zamanda ilk yayınlanan parçası.   Speedy rifflerin de sıkıştırıldığı Hanneman söz cambazı olduğu gibi riff konusunda da ustalığı bu parçada açığa çıkarıyor.

Sonuç olarak; “ World Painted Blood “  dünyayı kana boyamak parolasıyla yola çıkan bir albüm.  Lirikleriyle özellikle  bir kan haritası çiziyorlar.  Eski Slayer kalmadı cümlesinden ziyade sonuçta bu albümü yapan Slayer ismi ve Hanneman’ın ağır işçiliğinin önde olduğu,  Kerry King’in pek çok şarkıda imza attığı, Dave Lambordo’nun müthiş iş çıkardığı, Tom Araya’nın öfkeli vokalleriyle delirttiği bir albüm vaat ediyorlar bize.  Kötü bir albüm değil, ama bu kadro için yapılan klas işlerden biri.  Ne kadar Slayer vari konusuna girersek çıkamayız ki; sonuçta bu albümde de Eski Slayer yok.


Kan yağmuru dinmesin, dünya kana bulansın!

Cem Kurtuluş, 2009