// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

Fenebahce tribünleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenebahce tribünleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Mayıs 2012

12 Mayıs 2012: SEVDAN ONUR'UMUZDUR ...














3 Temmuzdan beri oynanan oyunlarından farkındaydı Fenerbahçe taraftarı.. Buraya kadar gelinmesi Fenerbahçe taraftarının ve takımının mücadelesi sayesindeydi.  Ümitler ise son maça kalmıştı. Kaybetsek de kazansak da değişen bir şey olmayacaktı. Bu kadro Fenerbahçe tarihine altın harflerle yazılmıştı.















Verilen mücadeleydi asıl şampiyonluk, kupaların hiçbir değeri yoktu. Futbol her türlü sonuca açıktı. Ve stat kapıları açılmıştı artık. Maraton Tribününe doğru yönelirken Çevik kuvvetin anlamsız biber gazıyla karşılaştık,bir süre yerde kaldık.

 Sonrasında OKUL AÇIK tribününe yöneldik. Biletli,biletsiz herkes oradaydı. İnternet'ten bilet satışının olumsuzluğu böyle sonuç doğurmuştu. Herkes teker teker girerken,soldan kapı açılınca hurra diyerek  herkes içeriye  hücum etti. Giren girdi , giremeyen dışarda kaldı. Bu sayede stada girmiş olduk,sadece OKUL AÇIK tribünde değil başka tribünde de bu böyleydi. Kimileri ise kombinesi var diye dışarıda bekletiliyordu.

Olaylar Devlet terörünün devam ettiğini gösteren nitelikteydi.  Çevik kuvvet bazı şeylerden rahatsız olmuş,biber gazların taraftarın üstüne sıkmıştı. Taraftar buna rağmen her şeye direndi. Polise karşı duruş belliydi. Ama polis daha maça girmeden taraftarı tahrik etmişti ve bu olacak olayların habercisiydi ve en sonunda öyle oldu. 

Onların silahı vardı,senin ise taşıdığın yürek vardı. Polise karşı tribünden koltuk atılıyor,polis buna gazlarla karşılık veriyordu. En sonunda kapılar kırılmış,taraftar sahanın içine girmişti. Trabzonda otobüsümüzü taşlarken bu Türk Polis teşkilatı neredeydi? O atılanlar sonrası Polis neredeydi? 















 Ya da sarı lacivert rengi görünce dayanamıyorlar  sözü daha doğru olacaktır. Yerde 5 kişiyi coplamak mı Halk için emniyet ve hizmet? Hangisi bu ilkelere uyuyor Ey Polis Teşkilatı? Fenerbahçe taraftarını gördüğünüzde dayanamıyorsunuz muhtemelen, gazlarınızı sakladığınız yerden çıkarıyorsunuz.

İnsanlık dışı şeyleri yapmaktan geri kalmıyorsunuz. Taraftar sahaya girdiğinde polisler taraftarı uzaklaştırmak için gaz sıkmaya devam etti.  Genç, yaşlı, çoluk çocuk fark etmeksizin taraftarı öldürmek için her yolu denediler.  Çağlayan’da plastik mermi kullanan polise de şaşırmamıştık, bu polise de ve Fenerbahçe taraftarını vatan haini ilan eden Polise de.

 Statta yediği onca gazdan sonra bir öfke patlaması yaşandı stat dışında. Kızıltoprak 'ta ilk olaylar yaşandı, sonrasında Söğütlüçeşme'ye kadar sürdü.  Tazyikli sular taraftarın üstüne iniyordu, sonrasında görevliler havaya ateş açıyordu. Kimileri ise taraftara silah doğrultuyordu,o silahı doğrultma nedenleri nedir onları bile bilmiyorlardır muhtemelen. Ama Fenerbahçe taraftarı olunca iş değişiyor.  Bu polis aynı zamanda Fenerbahçe taraftarına " gerçek mermi " kullanın diyen polisti!  Çevik kuvvet takviyelerinin gelmesiyle Fenerbahçe Taraftarı Kalamış'a doğru sürüklendi, orada da taraftarın üstüne helikopterden biber gazları atıldı. 

Bu yapılan muamele insanlık dışı olduğunu görmemek körlük göstergesidir.  

Tüm gazları Fenerbahçe taraftarına sıkan Türk Polis teşkilatı, kimseden iyilik beklemeyin sizler.. 



1. Taraftar,  takımını alkışlarken polis biber gazıyla müdahale etmiştir
2. Bunun sonucunda genç,yaşlı ayırt etmeksizin bir çok kişi boğulmuştur
3. Cemaat aleyhine atılan sloganlar polisi harekete geçirmiştir
4. Polis cop ve kalkanlarına sığınarak,biber gazını ölçüsüzce taraftara sıkmıştır
5. Taraftar sahaya inmiş, polisi kovalarken. 5 polis yerde bir Fenerbahçeliyi coplamıştır
6. Taraftar polisi kovalamasının ardından polis gazı yeniden sıkmıştır, insanlar o esnada boğulmuş,yere yığılmışlardır.
7. Olaylar dışarıda da devam etmiştir,polise müdahale etmiştir taraftar. ama etkiye tepki niteliğindedir.
8. Taraftar helikopterle izlenmiş,taraftara ışık tutulmuş,kalamışa doğru gazların ardı arkası kesilmemiştir.
9. Tazyikli sularla polis müdahale etmiştir. ve Fenerbahçe taraftarlarınca polis arabası devrilmiştir televizyon görüntülerinde görüldüğü gibi.


Son olarak FENERBAHÇE YÖNETİMİ TARAFTARINI DAHA ÖNCE OLDUĞU GİBİ POLİS'E SATMIŞTIR! 



Cem Kurtuluş, 2012

17 Kasım 2011

Taraftar deplasmana gidemiyorsa, statları boşaltın!

Ve beklenen oldu. İlk önce Fenerbahçe taraftarı İnönü stadında maç izlemeyecek denildi. Şimdi ise 4 büyük takım taraftarına yasak geldi.

 Endüstriyel futbol   can almaya devam ediyor. Futbol sevdalıları bir takım yöneticilerin kararları sonunda maç izlemekten mahrum ediliyor ve yöneticiler futbol’u katlediyor.

 Deplasman hakları elden alınıyor.  Ne karar çıkarsa ona uyuyor yöneticiler. Ve bu karara tepki dahi gösteremiyor. Bu da onların acizliğini gösteriyor demeliyiz bu durumda.   Bu yasak 4 takım arasında görünse de bu aslında tüm takımları kapsıyor. Ortak tepki şart. Salonda,statta,sokakta ve her yerde protesto olmalıdır.

Taraftarlar gerçek taraftar bilinciyle hareket etmelidir. Dünyada farklı tribünlerde endüstriyel futbol’a tepki sert veriliyor.

 Ama burada bu tepkinin bağırmaktan ibaret olduğu ortada. Dünyada  dakikanın önemli olmadığı zamanda flamalar ortaya çıkıyor ve sonrasında meşaleler yakılıyor. Bu da endüstriyel futbol’a tepki..

 Ama Türkiye’deki tribünlerde yönetimin etrafında dolaşan gruplar,topluluklar olduğu sürece bu konuda ileriye gidemeyeceğimiz gayet açık. Yönetimin çevresinde dolaşmayan,tribünde dimdik ayakta duran tribün gerçek tribündür..

Kısacası; Taraftar deplasmana gidemiyorsa, statları boşaltın!

Yazan:Cem Kurtuluş


27 Mart 2011

Kill For You :Senin İçin Öldürürüm !!























Her şey benim için küçük yaşta başlamıştı. O zamanlar grup ismi bilmezdim. Babamın omzunda maçlara giderdim, çoğu zaman biletlerin pahalı olması nedeniyle babam maça götüremezdi, ama çocukluğumdan kalan anılar  aklımda kalmıştı. Meseleye gelirsek ben ve benim gibilerin çocukluğunda sempati duyduğu gruplardan biriydi Kill For You. Anlamı itibariyle, yaptığı icraatlerle çok şeyle.

Çoğu isimsiz kahramandı. Küçüklüğümden beri onları takip ettim, hep takip etmekle yetindim. Karşıdan izliyorduk. İlk önce numaralıdaydılar.  Her Galatasaray maçı öncesi galatasaraya olan nefretlerini görmeniz kendinizi onlardan biri görmenizi sağlıyordu. Onlardan biri derken; her Fenerbahçeli gibi.

 Numaralıdan sonra maratonda oldular.  O sarı montlular olarak aklımızda kalmıştı, sonrasında beyaz montlular. Yaptıkları pankartlarla önde oldular ama önde olmaları reklamcı bir tribün politikasında değillerdi.

Numaralıyı efsane yapan onlardı, Türkiye’nin bağıran tek numaralısıydı.  ama onun daha da öncesi vardı. Grubun resmi kuruluşu 1996 yılıydı. Onun daha öncesinde 80’lerde numaralıyı efsane yapan kadro aynı zamanda Kill for you’nun kurulma sebeplerindendi.

Onlar hiçbir zaman reklam yapmak için bu yola çıkmadılar (!)

Her şeyi derin ve sessiz hallettiler. Olmadığını düşündüğünüz anda onlar çıktılar. İsimsizdiler. Yapılan çoğu şey vardı bu icraatlerle birlikte.  Köprüde Galatasaray bayrağı kesen onlardı, fatih terim’e yendiğimiz maç sonrası ‘’iyi ki doğdun terim’’ diye sürpriz yapan onlardı. Yunanistan takımı panathinaikos ‘a karşı 1453 fatih sultan Mehmet pankartı açan yine  onlardı. 

1998 yılı Parma maçındaki efsane tribünde Kill for you yazılı tişörtlerle zihnimizde yer etmişti, sadece bunlarla sınırlı değildi. İlk kar maskesi onlar tarafından çıktı.  Taktığınız atkı ile onların giydiği ürünlerle ‘’KFY ‘’olunmadığını her Kill for you ruhunu bilen biliyordu. Onları özelliği Fenerbahçeye olan bağlılığı, isimsiz bir şekilde icraatlarını yapmasıydı. 

Kendinizi onlardan görebilirsiniz her Fenerbahçeli gibi. Onlar sessiz ve derinden yaptıkları icraatlarla bilindi. Gerisini söylemeye gerek yok.

KFY’nin küçüklüğünden beri sempatizanı oldum.  Seneler geçtikçe o KFY ruhuna sahip olan insanları tanıdım. Fenerbahçelilik ruhunun en büyük temsilcileriydi onlar. Kimileri sevdi onları kimileri sevmedi. Onlar birbirlerini uzun zamandan beri tanıyan insanlardı. Herşey underground olmakla başlamıştı zaten. Ama her şey şimdi çok başkalaştı, çünkü o underground ruh kayboldu…

27/03/2011

Yazan:Cem Kurtuluş