// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2022

Ahmet Erhan - Kefen



 













“Arka sokaklardayım, yalnızım
onayladıklarım bana başını sallamaya kalkıştı
Acılar, coşkular,şiirler... ve her şey
bu dünyada sığınacak bir gölgem bile kalmadı
 
Sanki gecenin son çapağıyım
o derin ve buğulu gözlerinden az sonra
yeraltındaki evime savrulacağım arka sokaklardayım, yalnızım
güneş doğarken ben ışığı yakarım
kadınlar,içkiler, dönmeler... ve her şey

 kepenkler çekilince bu şiir de biter...”

Ahmet Erhan, 1993 ( Burada Gömülüdür, II Cilt, sayfa 202) 


20 Haziran 2021

Ahmet Erhan - Bir Hayat Bile...

 
Bir hayat bile kuramadım
Çarklar dişliler arasında
Dükkanlar bürolar bilgisayar
Bekar evleri karşı cinsten ırklar
Yalnızım defterimde adres çok
Terkedilmiş bir ev ardımda
Bir hayat bile kuramadım
 
Artık ömrüm bir varsayım
Kötü bir bilimkurgu romanı
Yurdum sömürünün savaş alanı
Sol sumruğumu bilerek uyuşturdum
Bütün cinnetlerime kibrit suyu döktüm
 
Bir hayat bile kuramadım
Ne bir ülke kurtarmışlığım var, ne de yol ortasında kız öpmüşlüğüm
Evet’lerim, hayır’larımın önünde saklı
Hayır’larım dünyadan pişman
Dilim devrime teşne, konformizme hayran
 
Hem Türküm, hem doğru, hem de çalışkan...
 
Ahmet Erhan, 1991 (Burada Gömülüdür II sf 95)

21 Ağustos 2013

Dar vakitlerde seviştik/Turgut Uyar













"Seviştik ya elbet sevişiriz
sevişmek oldum olası bizim işimizdir
bir ateş varsa dağlarda
bir ateş varsa karanlıklarda
bir ateş varsa bomboş şehirlerde
bizim ateşimizdir”


-Turgut Uyar

08 Eylül 2012

'' Kalan/ Özdemir Asaf ''

Bir şey kaldı gecelerden birinde
Senden.
Öncesinde bilinmemiş birşey,
Silinmez bir ses gibi giden..
Kelimelerden büyük, kelimelerin içinde,
Bir şey kaldı senden
Yaşamalar'ın arasında kaçamaklı.

Veriliş rengi başka, alınış rengi başka..
Söylemeye vakit kalmadan
Dudakların altına bırakılmış bir şey.
Karanlıkların tam ortasında bir kırmızı nokta..
Gözlerce pırıl pırıl, ellerce saklı.

Bir şey kaldı, bir denizin kıyısında senden,
Bakışlarla yüklü, söylemelerle sessiz..
Seninle dolu, seninle sensiz bir şey..
Arandıkça bulunmamış yıllar yılı,
Bulundukça aramaklı.

Özdemir Asaf/Çiçek Senfonisi- Sf 96

17 Ağustos 2012

Bazı/Murathan Mungan ! !


bazı gecelerin sabahı yoktur
yalnızca karanlık olarak kalırlar

bazı ayrılıkların dönüşü olmaz
giden gider
borçlarıyla yaşar kalanlar

geleceği yoktur bazı kalplerin
aşk uğramaz onlara bir daha
tek bir hatırayla yaşlanırlar

bazı pişmanlıklar uzun sürer
zamana yayılırlar

kendinden kaçanlara
saklanacak yer kalmaz dünyada
gün gelir kendileriyle tanışırlar
asıl yalnızlık o zaman başlar
hayata geç kalmıştır kendine geç kalan
şairin dediği gibi
bir daha yaşamak zorunda kalır
geçmişi anlamayan

bazı geceler
bazı insanlar
bazı yerlerde
sahiden karşılaşırlar
bazı insanlar bazı aşklar bazı şarkılar
bu yüzden unutulmazlar
bazı hayatlar hayal tutmazlar
bu yüzden
bazı bazı bazı
çabuk yaşayıp 
ansızın kaybolmalar
bazı bazı bazı

Murathan Mungan

14 Ağustos 2012

Atilla İlhan /SEN YOKSUN


Sen yoksun 
deniz yok 
yıldızlar arkadaşım 
ya bu gece harika bir şeyler olsun 
yahut bir bomba gibi 
infilak edecek başım 

ağzımda eski mısralar uzanıp kalmışım 
İstanbul minareler odamda gibi 
gökyüzü temiz ve parlak 
işte kol kola girmiş en mesut günlerimiz 
muhalif bir rüzgar karşı sahilden 

fosforlu ışıklarıyla gökyüzü bir deniz 
havada kanat sesleri 
ve çılgın kokular 

deniz yok 
yıldızlar uzaklaşıyor 
ben yine yalnız kalıyorum 
İstanbul minareler kaybolmuş 
sen yoksun

Atilla İlhan 

25 Mayıs 2012

Yaşamak/Orhan Veli Kanık

Biliyorum, kolay değil yaşamak,
Gönül verip türkü söylemek yâr üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,Gündüzleri gün ışığında ısınmak;
Şöyle bir fırsat bulup yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine...
-Bin türlü mavi akar Boğaz'dan-Her şeyi unutabilmek maviler içinde
Biliyorum, kolay değil yaşamak;
Ama işte Bir ölünün hâlâ yatağı sıcak, Birinin saati işliyor kolunda.
Yaşamak kolay değil ya kardeşler, Ölmek de kolay değil;
 Kolay değil bu dünyadan ayrılmak !

ORHAN VELİ KANIK

25 Nisan 2012

Pantolon Ve Çorap !

Pantolonla yattığım geceler fazlalaşmıştı. Bir odada iki kişi yatıyorduk. Her gece tükettiklerimi sayamaz duruma gelmiştim, tek sayabildiğim İki yatak ve iki şarap şişesiydi. Sigara izmaritleri arasında kaybolmuş kendimi arıyordum. Bitkin ve yorgun halim bir şarap şişesi kadar boştu.

 Saatin geçmesini bekleyen bir adam olarak yola devam ettim. Her şey olduğu gibi devam ediyor değişen bir şey yoktu.

Adım adım bir yere doğru ilerleniyordu, rotamın nereye doğru gideceğini bilmeyen bir adam olarak düşünüp durdum.  Oda’nın etrafını bira ve şarap şişeleri sarmış, evin içinde sigara izmaritleri çoğalmış, duman altında boğuyordum. Yatağa girdiğimde pantolon ve çorap bana eşlik ediyordu, bazen de hiç gelmeyen sesler.

Pantolon ve çorap ayrılmaz ikiliydi. Üşengeçtim, yorgundum, bitkindim. Kokulu çoraplar ve içmediğim sigara izmaritleri bile artık beni rahatsız etmiyordu. Alışkanlığımın kurbanı olmuştum. Yatağa girdiğim saatler gece 3 civarları oluyordu. Hemen uyumak rahatlamasa da  leş gibi kokan çorap, sigara izmaritlerinin kokusu eve büyük zarar vermişti.

 Yatağa girdiğimde kafama bir tarafa çevirir, uykusuz kalırdım. Yatağa girdiğim anlarda bir kadının eşsiz bacaklarını, geride bıraktığı şeyleri düşünüp başım dönüyordu. Ütopya olarak düşündüğüm şeylerdi hepsi. O kadından eser yoktu.

 Yatağın içinde uyuya kaldıktan sonra yatak kendini kemer seslerine bırakırdı. Yatakta döndükçe kemer sesleri yükselmeye devam ederdi. Sonra her zaman yaptığımı yapardım. Bir sarhoşun sızması gibi yatağa yayılırdım sonsuzluğa uzanır gibi..


Yazan:Cem Kurtuluş

06 Nisan 2012

Lavinia /Özdemir Asaf

Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim.
Ama gitme Lavinia.
Adını gizleyeceğim,
Sen de bilme Lavinia

ÖZDEMİR ASAF

17 Şubat 2012

Odamda/Orhan Veli Kanık

Ben miyim bu şeylerin sahibi?
Kafamda bir çocuk var,meraksız
İç alemim oyuncaktan farksız;
Odam,içime bir ayna gibi

Bir ışık oyunu var tavanda
Gölgeler seslerle birleşiyor
Ve bir karga beynimi deşiyor
Azaplar kemirdiğim bu anda

Kardeşini öldürüyor Kabil
İçimde bir yalnızlık duygusu
Ölüm kadar uzun yaz uykusu
Sıkıntı ile geçilen sahil

Bağlanıyor bir iple bir sürü
Düşünce köyleri birbirine
Çöküyor her şeyin üzerine
Hülyam boyunca kurduğum köprü

Ve doluyor sessiz,ordularım
Durmadan,dinlemeden odama;
Urbam içinde yatan adama
Hayretle bakıyor dört duvarım

Kardeşini öldürüyor Kabil,
İçimde bir yalnızlık duygusu;
Ölüm kadar uzun yaz uykusu
Sıkıntı ile geçilen sahil

Düşüp yatağın dalgalarına
Günlerce sürüyor bu yolculuk
Durmadan akıtıyor bir oluk
Korkusu sükutun mezarına

Ve Delirmenin tatlı vehmini
Sessizlik odama dolduruyor
Kargam hala başımda duruyor
Bulmakçün beynin cehennemini

Kardeşini öldürüyor Kabil,
İçimde bir yalnızlık duygusu;
Ölüm kadar uzun yaz uykusu
Sıkıntı ile geçilen sahil
Dünyada tek gelen insan gibi
Atılıyorum bir hint dağına
Giriyor kafamın darlığına
Kimsesiz dünyaların sahibi

Gidip,gidip gelmede aynı his
İskeleye ulaşmıyor çıma
Dikiliyor ansızın karşıma
Boynum kalınlığındaki ceviz

Kardeşini öldürüyor Kabil,
İçimde bir yalnızlık duygusu;
Ölüm kadar uzun yaz uykusu
Sıkıntı ile geçilen sahil
  
ORHAN VELİ KANIK

 (Ankara ,Ekim 1936 /Varlık, 15.12.1936)
                          



05 Şubat 2012

Masa da masaymış ha / Edip Cansever

Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kâseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu

Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
İşte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu

Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu.

EDİP CANSEVER

04 Şubat 2012

Nasıl/Özdemir Asaf

Kim nereden biliyor
Kimse bir yerden bilmiyor
Kimse kimseden bilmiyor
Kimse bir şey anlatmadı ki

Herkes kendinden biliyor
Kimse bir şey anlatmadı ki
Ben bunları ondan biliyorumsa
O bunları benden bilmiyor

Bana kimse durup anlatmadı
Ben,durun anlatayım dedim
Anlattımsa alışılmamış
Kimse bir şey anlamadı

Bu gece,gecelerden biridir
Ben,gece gündüz bekledim
Kimse bunu demedi
Ben ,gece gündüz bekledim

(Özdemir Asaf,Çiçek Senfonisi, syf 160)


Bur/Özdemir Asaf

Her yıl bir yerde bir kadın böyle güler.
Ben tasalarımı alırım
Tasalarda yerimi
Bir çağrıya ısıtırım kendimi
Her yıl bir yerde bir kadın böyle güler
Sezer benim dinlediğimi.
O sonra susar
Ben düşünürüm o biter.

(Özdemir Asaf,Çiçek Senfonisi,syf 166)

Görü / Özdemir Asaf

Ne iyi olurdu,herkesin,
…Ben yalan söyleyebilirim
Ama sana değil…
Bir ,sen’i olsaydı..
Ne iyi
Şimdi herkesin bir sen’i var.
Yalan söylediği

(Özdemir Asaf,Çiçek Senfonisi, syf 167)

21 Mart 2011

Edip Cansever - İki Kent





















Dizlerinde kalırsın bir akşam vakti
Soluklarına uğrarsın, kısılmış gözlerine
Geçersin geçersin geçersin
Gökteki tek yıldızdan üşüyerek.

Görüyorsun değil mi
Ne kadar inceldi kent
Ansızın bir kent daha görünecek.

Bak işte, duyuyor musun
Öpüldün bırakıldın sanki
Bir değil iki türlü senin de soluğun.

EDİP CANSEVER

19 Ocak 2011

Yasak Sevişmek - Atilla İlhan

Yasak Sevişmek

Öteki kapımdan gel bunu açamazsın
Eski gözlerinle gel öldürmek vakti gel
Hem tetik bulun ardında biri olmasın
Hanidir ben bu evde saklanıyorum
Adımı değiştirdim başka bir adla yaşıyorum
Gece gündüz siyah gözlük kullanıyorum
Öteki kapımdan gel bunu açamazsın
Sabaha karşı gel bütün gözlerinle gel

Pancurların gerisinde kararıyorum
İçime belalar doğuyor sonbahar doğuyor
Telefonda sesini tanıyamıyorum
Yüzün parmaklarımdan akıp kayboluyor
Böyle hep bir şey kopuyor bir şey kırılıyor
Sabaha karşı gel eski gözlerinle gel
Öteki kapımdan gel bunu açamazsın
Hem tetik bulun ardında biri olmasın

Artık hiç kimse beni yaşamıyor
Aşklarımı büyük kemanlarla çizdiler
Korkularım oldum bittim kimsesizdiler
Yalnız bir mısra mıyım ıslanıyorum
Bir revolver romanımı tamamlıyor
Oyun bitti ışıklarımı söndürdüler
Yokmuşsun gibi gel öldürmek vakti gel
Öteki kapımdan gel bunu açamazsın
Üzerime kilitleyip mühürlediler
Hem tetik bulun ardında biri olmasın

ATİLLA İLHAN


12 Ocak 2011

Ben Olgun İnsan İsterim / Can YÜCEL






















Ben;
Benden olgun insan isterim karşımda!
Benden dürüst,
En ufak dalgada,
Arkasını dönmeyecek kadar olgun.
Arkamı döndüğümde,
Sırtımdan vurmayacak kadar güvenilir.
Bir o kadar cesaretli olmalı.
Yağmurdan ıslanıp,fırtınadan kaçmamalı.
Ayağı taşa takılınca kayadan korkmamalı.
İşine gelince sevip,
Zoru görünce bırakmamalı!

CAN YÜCEL