// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

Dünya Tribünleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünya Tribünleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2011

A.C.A.B( All Cops Are Bastards)





















A.C.A.B  “ All cops are bastards’’   1940'larda Birleşik Krallık madencilerinin grevleri sırasında kullanıldı ilk kez. Kısaltma olarak kullanılan şifrenin anlamı sorulduğunda grevciler, Always Carry A Bible (Daima Kutsal Kitabı Taşı) olduğunu söylemişlerdir. Taraftarlar arasında Türkçe anlamı “ Bütün Polisler Piçtir “ anlamına geliyor, bazı yerlerde de “ All Colours are beatiful “ olarak çevriliyor. Böyle çevrilmesinin nedeni polisler tarafından anlaşılmaması. Türkiye’de polis önceden böyle dövme görse umursamazdı, ama polisler de artık anlamını öğrendiler, uyandılar. 

Bu dövmelerden dolayı Avrupa’da Ülkeye girişlerin engellendiği söylenmiştir.  A.C.A.B  pankartları taraftarların ortak görüşlerinden olup, tribünlerde yerini almıştır.   Bütün tribünlerin polise karşı izlediği tutum bu şekilde olmuştur. Holiganların, ultraların,  güney Amerika ve dünya tribünlerinden görülen bir açılımdır A.C.A.B

1977'de bir hapishane duvarında Newcastle'lı bir gazeteci tarafından " A.C.A.B " yazılı  duvar yazıları görülmüştür,  Aynı zamanda 1970 ve 1980'lerin  çoğu oi punk grubunun sözlerinde A.C.A.B açılımlı sözlerine rastlamak mümkün.  Antifa grupları A.C.A.B kelimesini siyasi slogan olarak kullanır, holiganlarsa kendilerine uyguladıkları şiddetten dolayı bunu söyler. Ama her iki grubun da ortak görüşü aynı noktada birleşir. 


Görüş olarak her yerde Polis aynıdır.  Önemli olan  tribünde ,salonlarda, sokakta, birlik olabilmektir. Eğer birlik olursanız korkmayacağınızı anlayacaklardır. Etkiye tepki bu tür mevzularda önemlidir.  Kabataslak " A.C.A.B " hakkında bilgi vermeye çalıştım, İnternet'de A.C.A.B hakkında fazla döküman bulamadım,ama kabataslak A..C. A.B hakkında olanlar bunlardan ibaret. 

Cem Kurtuluş, 2011



04 Mart 2011

St Pauli: 'sıradışı' futbol takımı






















Dünyanın en sıra dışı takımı St.Pauli. Her yönüyle dünya’da  herkesin sempatisini kazanmış bir takım. Her şeyden önce duruşları var. Ultras kültürünü benimsemiş bir takım. “ We love you”   besteleri akıllarda  kalmış bir beste.  İlk kurulduklarında 1500 1600 arası taraftara oynuyorlardı. Küçük bir semtin takımılar.  Endüstriyel futbol’a yenik düşmediler. Takımın başarısı hiçbir zaman önemli olmadı, taraftarlar  takım küme düşse de başarılı olsa da   maçlarına  gidip takımını destekledi.


 Che Guevara posterleri neredeyse her maçta görülür, St.Pauli sol görüşü benimsemekle birlikte futbolun dayanışma içinde olması gerektiğini savunur.     Bir ara açtıkları “ Dazlakları siktir edin hepimiz kardeşiz’’ diye bir pankart açmaları Futbolun ırklarla ilgili olmadığına dair ince bir ayar niteliğindedir. Türkiye’den St.pauli’nin destekçileri de yok değil. 















 1500 -1600 taraftara oynuyorlardı bir zaman yukarıda belirttiğim gibi. O da 80’lerin başına denk geliyor. Sonra stat büyüdü,taraftar sayısı da arttı.  Endüstriyel futbol statların içine girse de onlara uğramadı. Her yerde yapmak istediklerini yaptılar. Statlarında AC/DC şarkıları çalan bir kulüp St.Pauli. Bizim burada incelediğimiz St.Pauli taraftarının futbola bakış açısı. Statlarında  Karl marx posterleri de maçlarında eksik olmaz. Çoğu kişi bu nedenle sevmeyebilir,ama eminim onların umrunda değildir. Taraftarlar çok enerjik. 90 dakika susmuyorlar. 

Coşkulu tezahüratlarıyla  takımlarına inanılmaz destek veriyorlar. Bir deplasmanda yaklaşık 200 300 kişi olmasına rağmen çıkan sesi duyarsınız.  We love you bestesi en çok bilinenlerden olduğu için ilk öğrendiğim beste buydu, bir basket maçında Che Guevara bayrakları havada beste yüksek sesle söyleniyordu. öğrenmiştim.  Başkanlarının eş cinsel olduğunun altını çizmek gerek. Saklamamıştır bu durumu, başka kulüplerde olsa aşağılayıcı cümleler kurulabilir, ama St.Pauli’nin kültüründe ayrımcılığa yer yok. Her türlü ayrımcılığı acımasızca eleştirirler. St.Pauli’de Punk’ı da patronu da işçisi de zengini de fakiri de birleşir maçlara gidip tezahüratlara katılırlar. 90 dakika tezarühatlara katılırlar.


Özet olarak; Endüstriyel Futbola karşı bakışlarıyla,eleştirileriyle sıradışı bir takımdır St.Pauli. Korsanlara selam olsun! 

ST.PAULI IS ULTRAS

Yazan:Cem Kurtuluş