“ Kesmeşeker”
sözleriyle hayatımı yönlendiren, ritimleriyle farklı ufuklara götüren Türk
müzik tarihinin en kaliteli ismidir. Kasıntısız ve rahat müzikleri bir
bakıma devrimdir. Kesmeşeker konserleri her zaman olmaz ,ama olduğunda duyan
gelir, tıka basa dolar. Cenk Taner, Kesmeşeker fanlarını “ Uçsuz bucaksız “ olarak tanımlıyor. Kesmeşeker’in
kemikleşmiş kitlesi olduğunu herkes söyler,ki öyledir. Konserlerinde şarkılar bir arada marş halinde
söylenir. Cenk Taner’in “ uçsuz bucaksız azınlık” olarak tanıttığı kitle Kesmeşeker’i Ankara'da
da ,Konya'da da hiçbir zaman yalnız bırakmamıştır.
Kesmeşeker,
ağızlara hiçbir zaman sakız olmamıştır. Sözleriyle anlaşılması zor bir
grup olmuştur . Anlaşılması zor bir grup olduğu an itibaren kendine özel bir
kitle yaratmıştır. Bu kendi aralarında konuştukları özel bir dil gibi. İlk dinlediğinizde gizemli grup olduğuna inanırsınız.
Dinlediğinizde büyülenirsiniz,ki bu en yakın olasılıktır.Belki
basit bir tabir olacak Kesmeşeker içimizdendir. Bir gün gelir de rakı
sofrasında cenk taner’le kadehi tokuşturabilirsiniz. Bir gün gelir
konserde haykırarak şarkınızı söylersiniz. Samimiyetin getirdiği olaydır bu.
Kişisel olarak yolculuğa çıkacaksam; Kesmeşeker’i Aşk ve Para
albümüyle tanımıştım. Müzik çalarımda ilk dinlediğim albümdür Aşk ve Para.
Aşk’tan paradan ,hayatta yaşanılanlardan ,yanlışlardan, doğrulardan ,futboldan,
tribünden, bir şeylere duyduğumuz özlemlerden, özlediğimiz şeylerden, emekten
bahsediliyordu. Hayatın içinde ne varsa Kesmeşeker’in sözlerinde de o vardı.
Hayatın içindekileri kestirme yoldan anlatıyordu. Kupalardan,şampiyonluklardan,amatör ruhun kaybedilmemesi gerektiğinden dem
vuruyordu.
Sözün tabiriyle Kesmeşeker ne
çilekeş’tir ne Manga’dır. Bir takım düşünün o takımı yönlendiren bir
kaptan vardır işte o geminin kaptan'ı Cenk Taner. Zaten bu herkesin bildiği bir
durumdur. Kesmeşeker dinleyicileri Ben ,Sen,O değil, "Biz’dir’’. Bir
topluluktur. O topluluktur ki birçok şeye karşı duyarlıdır. İçlerinde yaşlısı,
genci ,emekçisi, her kesimden birey vardır. Kesmeşeker, dinleyicisiyle bir
bütündür, hem de ayrılamaz bir bütün!
Kesmeşeker, "Aşk ve Para" albümüyle artık hayatıma girmişti. Ve hayatımın en
önemli parçasıydı. Büyüleyici ses, gitar tonları, hayatın dışında ama hayatı
anlatan sözler.. “İnsülin” albümünü dinlediğimde çarpılmıştım.
Kesmeşeker, yine yaşadıklarımızın ,hayatımızın acı yanlarından bahsediyordu.
İnsülin albümünü ve bundan bir önceki albümü dinleyenler kesmeşeker için “ Çok
karanlık,mutsuzluk verici" gibi tabirler kullanıyordu. Bu dinlenen şeyin doğruca
kavranmamasından kaynaklanıyordu." En
Çok Seni,Feridun Bey ,İşte Güneş, Yoksulluk,Para Pul" şarkıları albümde
klas birkaç şarkıdan biriydi. Ekonomiden,sefaletten başlayıp birçok konuya açıklık getiriyordu.
" İşte Güneş" sefaletten, önümüze çıkan engellerden,bize zorla yaptırılan
şeylerden,savaşlardan, bahsediyordu. Albüm Kesmeşeker’in savaş karşıtı bir grup
olduğunu aynı zamanda ortaya koyuyordu. Kesmeşeker’in kuşkusuz en protest
albümü İnsülin olduğunu söylemek doğru olur. 1991 yılında çıkan Dipten ve Derinden albümü de aynı
zamanda bu açıdan önemli bir albüm. " Güney Afrika'da şarkısı ırkçılığa
karşıt en önemli şarkılardan biri olduğunu 90’ların başında kanıtlamıştı. Yine
insülin'e dönersek bunları dile getirebilmek önemlidir.
" bıkmıştın sefaletten, nefes
almaktan, vermekten
onun haberi bile yok ne kadar çok
sevdiğinden
bıkmıştın okullardan, ceketten,
kravattan
seni hep zorluyorlar, ruhunu
istiyorlar"
Zorunlu
olarak uygulanan okul çağlarına böyle tepki veriyordu Kesmeşeker. Back vokallerde
grubun eski isimlerinden Tayfun Çağlar yapmıştı. 90’lı yıllar Türk Rock’ı için
bir milattır. Gruplar o zaman popülerliğe önem vermez, televizyona çıkmak için
hiç uğraşmazdı(!) Şimdi görüyoruz ki çoğu grup televizyona çıkmak için can
atıyor. " işte şarkı, ne zaman yazıldı? ne listeye girdi, ne de bir ödül
aldı." sözüyle de olaya olan tepkisini dile getiriyordu.
Albüm " İşte Güneş" şarkısından ibaret değildi. İşte
Güneş, birçok şeyi anlatıyordu. Bu şarkı yarım saatte yazılmıştı. Feridun Bey’de kent ozanımız Cenk Taner bu şarkıda memleket olaylarına
değiniyordu. Şarkı aynı zamanda Türkiye'nin 80 öncesinin kapalı yapısından
liberal ekonomiye geçiş dönemini en iyi anlatan eserdir. Cenk Taner şarkıya
Feridun Bey'i anlatarak girer. Feridun bey, küçük bir şehirde kıt kanaat
geçinen bir emekli memur’dur. Pek çoğumuzun dedeleri, babaları gibi hep aynı
partiye oy verip sonra da "niye acaba bu ekonomi bizde böyle de,
japonlar'da böyle" diye şaşmıştır. nakarattaki “ Amerikan sigarası, dış
mihrak tezgahları", Marlboro'ların, kent'lerin bir dönem sigara
tezgahlarında satıldığı düşünülerek yazılmıştır.
“ Japon malı Tv'sinde, batmış Türk
sineması’’ dibe vuran ekonomiye gönderme söz konusudur.
“En çok seni “ Kesmeşeker severler için ballad niteliği
taşıyan “ kafam batı
yüreğim doğu’’diyerek edebi mevzulara giren bir parçaydı. .Pişman olduğumuz
zamanlara gönderme yapmıştır. Hayatın içinde olan şeyleri Kesmeşeker bize
anlatmaya devam ediyordu. "Yoksulluk" şarkısında. Hem kalben, hem
fikren vurgun yapılıyordu. ‘ Gemi benim kaptan benim’ diyerek bir ailede gemide
kaptan’ın görevlerine dikkat çekiyor.
Derken " Tut Beni Düşmeden" albümüyle tanıştım. “ Eyersiz Atlar”
şarkısı başımı döndürüyordu, bu şarkıda diğer şarkılar gibi
bağımlılık yapmıştı yeterince. Bu albümü dinlemek eyersiz atlara binmek
gibi’ydi ’’Gayet yalın,gayet çıplak’’
Albümün adı kadar ruhu da Mevlanaydı.
Eyersiz atlar, Maria, Sanaloğlan her biri harikuladeydi.1999’da bize kusursuz
bir albüm sunmuşlardı . “Maria” şarkısı yolculuklara dair bir çok şeyi içinde
hissettiriyordu bize ve Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'dasına selam
çakıyordu Kesmeşekerin en son albümü ise ‘kum’ . Bu albümle ilgili bir yazıda
bu albümden şu sözlerle bahsedilir.
" Cenk taner ve arkadaşları yeniden
hayata dair nefis bir “soundtrack” hazırlamışlar. başrolde kim mi var? ben,
sen, o, biz, siz, onlar…"
Çoğu kişi tarafından bu albüm eleştirilir. Oysa Kum albümü bir altın kadar değerli. Değerine bilemeyen insanlara
selam olsun. Cenk Taner bu albümde bize erken kalkmak zorunda olduğumuz lodoslu
sabahları, gitmek istediği deniz kumundan yerleri anlatıyor.
"Tek kişiyim ben hala" kendini zenginden sayarak gençliğinden bir
şeyler saklayan gençlerin , ağızdan damardan aşk isteyenlerin, sevdiğini savaş
meydanlarında arayanların, aldatılanların ,düşlerinden ayılanların ,hiç uğruna
üzülenlerin , yalnızların, Kadıköy'deki kayalara tarihi yazmış olanların şarkısıyla
yolculuğa çıkmışlığın tadını almıştık.
Kesmeşeker
düz bir grup olmaktan ziyade içimizdendir. Kesmeşeker ben,sen ,o değildir “
Biz’dir” .Kesmeşeker grubu insanlara karşı samimidir.’’Uçsuz Bucaksız
Azınlıktır’’.
Burda kişisel notlar olarak benim için yerini almıştır.
Cem Kurtuluş,2009