UDO’nun İzmir’e geleceğini öğrenir öğrenmez
heyecan yapmıştım. Daha önce 2 defa İstanbul’a gelmesine rağmen onu
izleyememiştim. Bu defa kaçırmak istemiyordum. İstanbul’dan İzmir’e nasıl
gidecem onun hesabını yapıyordum. Neyse ki bir türlü imkanlar oluştu. Ve
27 temmuz akşamı yola koyuldum. 28 temmuz sabahı İzmir’e ayağımı bastım.
İzmir’e ayağımı bastığımdan beri her yerimi heyecan kaplamıştı. Konsere 4
arkadaşla gidecektim. Araba ayarlanmıştı, ama o da sonradan yalan oldu her
mevzu gibi. Ne yapalım derken otostop
çekmek en mantıklısıydı. Selçuk’ta kaldığım için Foça’ya epey yol olduğu için
yolda bir tır çevirdik İzmir’e kadar onunla yola devam ettik. Adamla
yoldaki muhabbetler kıyaktı. Adamın Elton
John Ve Bob Marley ve 60’lar döneminin hayranı olacağını nerden
bilebilirdik ki. Adam bize maceralarını anlatıyor biz de dinliyorduk.
Torbalı’dan İzmir otogarına gidecektik ordan
da Foça istikametine. Zamanımız kısıtlı olduğu için minibüs bizi Foça
istikametindeki yolda indirdi. İndiğimiz yerde ne yapacağız diye düşünürken
yine otostop çektik. En az 25-30 km olduğu için bir taksi bizi
aldı. Taksi olabildiğince yol yapmıştı bize de bunun üstüne para
eklemek kalmıştı. Konsere yakın saatlerde konser alanına geldik. Biz
geldiğimizde alana UDO The
Bogeyman ile açılışı yaptı, bizde hemen ortaya daldık. Etrafıma
bakıyordum da UDO’dan bir haber olan insanlar vardı.
Neyse ki buna fazla takılmamak gerek. Dominator,
Man And Machine derken UDO bizi coşturuyordu. UDO’daki bu performans
görülmeye değerdi. Yaşı 60’a dayanan bir adamdan bahsediyoruz. Dinleyicilerin
bir kısmı yorulmuş ama UDO hala yorulmamıştı. Bizi delirtmeye devam
ediyordu. Metal Heart çalınmadan bir UDO konseri düşünülemezdi.
Midnight Mover’da kendimizi kaybetmiştik. “ He is a
midnight mover Coming in the night going with the light “ diye
bağırmak en delirdiğimiz anlardan biriydi.
Flash Rockin' Man çalacaklarını
düşünmüyordum, bir de o şarkıyı patlatmazlar mı biz artık kudurmuştuk.
Birden eski zamanları aklıma geldi. Ona da eşlik etmemek imkansızdı. Fast
As A Shark olmazsa olmazlardandı. Biz bitecek derken UDO
parçalarıyla deşmeye devam ediyordu. I'am a rebel ateşleyici
parçalardan biriydi. Seyircilerin belli bir kısmı eşlik etmese de görülmeye
değerdi
Balls to the Wall en
beklenen şarkıların başında geliyordu, olmazsa olmazlardandı. Ama
seyircinin büyük bir kısmı bu parçaya da eşlik etmedi. Ayrıca ses sistemi
oldukça iyiydi. Maçka Küçükçiftlik Park’ta izlediğim Unirock festivaline
göre ses sistemi daha iyiydi. Biralarda 3-4 lira bir şeydi. Her şey
bir yana İstanbul’dan İzmir’e gitmeme değdi. . Birçok sıkıntı çıktık ama
otostopuyla ve UDO’nun klas performansıyla her şeye rağmen klas bir İzmir Yolculuğuydu.
Heavy metalin yaşayan efsanesine selamlar
olsun!