// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

27 Aralık 2010

Bu Yapılan Şerefsizliktir,Adiliktir


Her Galatasaray- Fenerbahçe maçında olaylar olur.  Ordan biri hareket çeker biri küfür eder ama u 17 maçında yaşananlar unutulmayacak. 16 -17 yaşındaki sahadaki çocuklara tekme yumruk girmek şerefsizliktir,adiliktir,insanlık ayıbıdır. Bu tribünün başındakiler ne iş yapar sormak gerek? Ultraslan pankartı orada asılı direk olayı ultraslan’a çekmek istemiyorum. Ama o tekmeyi atanın kim olduğunu herkes biliyor. Yalana yatmalarına da gerek yok. Hepsi organize edilmiş. İlk önce bizim antrenör’e sarmışlar sonra başkalarına. Bu 3 oldu basketbolda basketbolcularımıza saldırmalar kinsey karşılık vermişti sonra topuk olmuşlardı,sonra metrobüste baba ve oğlu sıkıştırmalar üçüncü bu olay. Ama bundan sonrasında kimse iyilik beklemesin.   Ama bazılarıda artık ultraslan çarşı bilmem ne onlarla yemeği kesmeli.  Fenerbahçelinin fenerliden başka dostu yoktur. Artık bu anlaşılmalı. Fener tribününün en büyük gücü münferit taraftarlarıdır bunuda kimse unutmasın. Barış marış hikayedir elbette bizde kötü olaylar olsun istemiyoruz.  Ama kim ne hak ediyorsa onu alır.

Yazan:Cem Kurtuluş

Cemal Süreya - Cigarayı Attım Denize




















Şimdi bir güvercinin uçuşunu bölüyoruz
Gökyüzünün o meşhur maviliğinde
Uzun saçlı iri memeli kadınlarıyla
Bir akdeniz şehri çıkabilir içinde
Alıp yaracak olsa yüreğini
Şimdi bir güvercinin

Şimdi sen tam çağındasın yanına varılacak
Önünde durulacak tam elinden tutulacak
Hangi bir elinden güzelim hangi bir
Bir elinde kızlığın duruyor garip huysuz
Öbür elinde yetişkin bir günışığı
Daha öbür elinde de kilometrelerce hürlük
Çalışan insanlar için akşamlara kadar
Toz duman içinde
Bir elinde de boyuna ekmek kesiyorsun

Biz eskiden de en aşağı böyleydik senlen
Bir bulut geçiyorsa onu görürdük
Bir minarenin keyfine diyecek yoksa onu
Bir adam boyuna yoksulluk ediyorsa onu
Ne zaman hürlüğün barışın sevginin aşkına
Bir cıgara atmışsak denize
Sabaha kadar yandı durdu

CEMAL SÜREYA..

Özdemir Asaf- Susmak

Bir insan olsun
Olsun da burada
Bir insan olsun
Orada

Nerede olursa olsun
Bir insan
Gitse olsun, kalsa olsun
Giderse olan, gitmezse duran

Aranır bir insan bir insani
Arar bir insani bir insan
Söylenemiyor çok şey
Susmadan..

ÖZDEMİR ASAF

25 Aralık 2010

Özdemir Asaf - Düşüngü


Hepsinin gelmesini bekleme;
Bir kişi gelmeyecek.

Sen alışmayasın diye,
Korkmayasın diye,
Düşünesin diye...

Kendine yetmen için..
Herkesin kendinden kaçacağı yerlerde
Sen kaçmayasın diye.

Gelenler gitmeyecekmiş gibi..
Doğumlarda ölümlerde
Duyasın diye.

Bildiğini bildirmek için
Bilmeme'yi ögrenmelisin
Tam kalasın diye.

Hepsinin gelmesini bekleme,
Sen var olasın diye.
Bir kişi gelmeyecek,
Sen, bir olasın diye.

ÖZDEMİR ASAF



22 Aralık 2010

Fenerbahçe -2 Bucaspor-3


Bugün sahada çok kötü bir Fenerbahçe vardı. İlerisi için umut vermedi. Kalede Serkan vardı ama serkan’ın son gol hariç yapabileceği bir şey yoktu. Bucaspor en iyi futbolunu oynadı ama biz bu kadar kötü oynamasaydık buca’nın futbolu göze batmazdı.   Alex ve niang yedekti forvette semih yer alıyordu. Yine dia maçta göze batan oyuncular arasındaydı. Gökayda çok çalıştı ama yine de yeterli değildi. Baroni yokları oynuyordu. Selçuğun oynamasını  doğru bulmadım. Golü yedik ama kısa bir süre sonra cevap verdik. Sonra yine gol yedik.  İkinci yarıda lugano ile sonucu eşitledik. Ama gol yiyeceğimiz belliydi. Defansın hatasıyla 3.golü yedik. Takım iyiye gitmiyor bu belli. Ayrıca oyuncu değişiklikleride işe yaramadı,ki stoch çıkmaması gereken oyunculardan biriydi. Orta sahada zaten top yapabilen yok bir de stoch’un çıkması iyi olmadı. Bucaspor cesaretli oyunuyla alkış aldı. Ruhsuz topçular yine başroldeydi. Ne desek boş..

Yazan:Cem Kurtuluş

18 Aralık 2010

Bon Jovi - Bon Jovi (1984)

















80’lere damgasını vurmuş grupların başında geliyor Bon Jovi. Kendi isimlerini verdikleri bon jovi adlı albümleri o kadar tutmasada bundan sonra gelecek albümleri iyi  tutmuştur. Bon jovi adlı albümlerinde Runaway şarkısı  hit   olmuştur.  İlk kurulduğunda ortalığı kasıp kavuruyorlardı.  Ne zaman dinlesem albümün enerjik dolu melodileri beni benden alıyor. She don’t know me plak şirketinin dayatması üzerine albüme alınmıştır.  Ayrıca grup üyelerinin tek yazmadığı şarkıda " she don’t know me"  şarkısıdır. Şüphesiz Döneminin en iyi albümlerinden biridir "Bon Jovi" . Tüm zamanların en iyi hardrock /heavy metal albümleri sıralamasında  albüme 54.sırada yer vermişlerdir.

Girişi runaway ile yapıyoruz.  Girişi ile beni mest eder, sonra şarkıya girilir. ‘’There's only pictures hung in the shadows left there to look at you ‘’ önemli nakaratlar.  Jon Bon jovi ses olarak aşmış biridir . ‘’ Ooh, she's a little runaway, Daddy's girl learned fast’’ şu nakaratları epey severim ve sonra araya solo girer başımız döner.:)

Kazanacaksın ya da kaybedeceksin aşk bir oyun kuralına göre oynayacaksın. ‘’Roulette’’ de albümün klas şarkılarından biri. ‘’Roulette Roulette’’diye haykırdıkları kısımlar şarkının  en iyi yerlerinden biri ve o aralarda gelen sololarda aynı şekilde.

‘’She don’t know me’’ sevdiğim şarkılardan biri olsa da plak şirketinin zorlamasıyla albüme koyulan bir şarkı. Bu da plak şirketlerinin dikkat çekme çabası bir de bunu yapın çok satar düşünceleri. Bu şarkıyla ilgili Jon Bon Jovi, ilerleyen yıllarda yapılan demeçlerde her seferinde grup üyeleri tarafından yazılmayan ve plak şirketinin dayatması ile albüme konan bu şakıdan ne kadar nefret ettiğini söylemekten çekinmemiştir.

Bon Jovi konserlerinde çalınmaz en son 1986 yılında slippery when wet turnesinin Japonya ayağında canlı olarak çalınmıştır. ‘’ Breakout’’ favorilerimden. Girişi  o döneme götürür sizi. ‘’Ooooo’’ diye eşlik edersiniz şarkıya. 

Dönemin en klas çalışmalarından biridir bu albüm. Burning for love’da favorilerimden biri onuda es geçmeyelim.

Yazan:Cem Kurtuluş

Obituary - Darkest Day (2009)




















Günümüzde Death Metal  değişti, ama bazılarının aynı kaldığı kişiye göre değişiklik gösterdi.  Ama bu işi hakkıyla yapanlar piyasada mevcut. Bu eski ile yeni işlerini kıyaslayarak mümkün, bu mevzuyu da çok da uzatmamak gerekir. Obituary ilk dönemleri itibariyle TARDY kardeşlerin sıkı icraatlarından olduğunu herkesin söyleyeceği aşikardır. Ama ilk dönem ile son dönemleri kıyaslarken kemerleri sıkı bağlamakta yarar var.  “Darkest  Day” (2009) de son işlerinden biri. Döneminin teknolojik işlerine göre düşünmekte yarar var bu işi.  Bir de grubun ne istediğini düşünerek bunu düşünmek akıllıca olur, çünkü tam da ortada Old school havasına bürünecek bir death metal mevcut değil! Daha çok Groove ile bezeli, yer yer Tardy’nin öfke kustuğu vokallerini özlemek için ideal.

Fazla uzatmadan albüme geçersem…

Albüm  “List of Dead" ile başlıyor. Donald Tardy’nin davuldaki ataklarıyla kaosun içine girerek, John Tardy’nin kükremesiyle agresiflik kaldığı yerden devam ediyor. “We die to create.” nakaratıyla şarkının temasını belirliyor Obituary. Donald Tardy,şarkının kahramanı oluyor.  “Blood to Give”  Donald Tardy’nin yine estiği, ama grovve etkisinin en fazla olan şarkılarından biri oluyor, daha sonralarında Donald Tardy’nin davuldaki ataklarıyla birlikte hız sınırı aşılarak bir asfalta çarpıyoruz.   

Mezarda ruh bulan yaşam ve kayboluşlar “ Lost Inside’’  albümün sönük şarkılarından biri olarak kalıyor.Çoğu kişinin favorisi olduğu şarkılardan “Payback’’ bir ödeşme kıvamında ilerlese de “Pantera” soundunun yakınca hissedildiği yerden geliyor, groove’un da dibine kadar hissedildiği ve aynı zamanda atmosfer olarak gaz getirici bir şarkı olmayı başarıyor. “Outside My Head” albümün ağır toplarından, ve eski John Tardy vokallerinin ağır ağır hissedildiği şarkı oluyor.

Old School Obituary’e dönüş kıvamında mezarlıklardan hortlaşmışcasına gelen bir soundla başlıyor. “Your Darkest Day’’ daha sonra gitarların da hızlanmasıyla şekil değiştiriyor. Karanlıklardan sessiz ve uğultulu bir şekilde kaosa ve karanlığa yolculuk tadında ilerliyor.   “ This Life’’  albümün sırıtan, Obituary soundunun uzağında olan vasat şarkılardan biri oluyor. Her ne kadar John Tardy öfkesiyle şarkıya ruh vermeye çalışsa da şarkı genel anlamıyla Obituary standırtıyla uyuşmuyor.

“ See Me Now’’ başlangıçta yavaş başlamasına rağmen 1.18 ile birlikte bir öfke tufanına davet ediyor. Gitardaki saldırganlık, davulla birleşince geriye TARDY’nin öfke kusan vokali her şeyi bitirmeye yetecek çapta oluyor.

 Albümde diğer bir konu ise albüm kapağının power metal gruplarıyla örtüşmesi. Ölüme dair lirikler yazan bir grubun albüm kapağının ejderhalar üstüne olması komik kaçıyor.

Bununla birlikte “Darkest Day”  albümü genel olarak değerlendirirsek; eski Obituary havası almak isteyenlere uzak, yeniye açık olanlar için John Tardy’nin kükremesini duymak için bile dinlenebilir.

Kadro:

John Tardy-Vokal

Trevor Peres -Gitar

Ralp Santolla-Gitar

Frank Watkins-Bass Gitar

Donald Tardy – Davul

Cem Kurtuluş,2010

 

17 Aralık 2010

Yenitürkü- Herdem Yeni (1996)





















Yenitürkü deyince akla ilk önce    hangi şarkı  gelir “ Açelya”  mı “ Maskeli balo”  mu “ Başka türlü bir şey”  mi ? Tercih size kalmış.   Eski bir gruptur Yenitürkü.  80’li yıllarda akıllara kazınmış şarkılarıyla gündeme oturmuştur  “ Herdem   Yeni “   adlı albümü 80’li yıllardan itibaren başlayıp, diğer albümlerini kapsıyor.  Hem içiniz hüzün dolacak, hem keyifleneceksiniz.   Sakin sakin dinlerken içinizde düşünceler harekete geçiyor.  Sözlerden bir kısım  ’’Denizin dibinde karanlıklar gibisin Işığın içinde saklıdır, bilmezsin’’.  Yenitürkü’nün denize özlem şarkılarından, denizi özleyenler için birebir.

“ Fırtına “  ‘  Denizlere çıkar sokaklar’    parolasıyla açılıyor. Hayatın tükenmediğini, ilelebet olduğunu sözleriyle vurguluyor. Fırtına’nın her zaman eseceğinden dem vuruyor.   “ Başka türlü bir şey”   bilmeyenler için bu bir Can Yücel şiiri. Yenitürkü’de iyi yorumluyor, bunun altını çizmek lazım.   Her dinlediğinizde geçmişe döndüren,  içinizde fırtınalar kopartan bir şarkıyla karşımıza çıkıyor. “ nerde gördüklerim nerde o beklediğim rengi başka , tadı başka’’ diyerek noktayı koyuyor YeniTürkü.

“ Maskeli balo”  Yenitürkü’nün unutulmazlarından ve şampiyonluğa oynayan şarkılarından biri.  Sahte yüzler,  basit insanlara ayarı vermeyi unutmuyor. Melodisiyle ‘ yaktım gemileri’ diyerek noktayı koyuyor.   “ İstersen hiç başlamasın”   Murathan Mungan’ın şiirinden şarkıya uyarlanıyor. Bünyede etkisi büyük olan şarkılardan.   “ Bana bir masal anlat baba “ dönemin unutulmayan dizilerinden biriydi, şarkıya konuk olmuştu, herkesin hafızasında yer edinmiş bir şarkı olarak albümde yerini alıyor.

“ Çember “    ‘Ya dışındasındır çemberin , ya da içinde yer alacaksın..’ sözleriyle açılıyor.  Melankolikten dem vuran şarkı olarak karşımızda, meyhanelerden dem vuruyor.   Bazı şarkıların ne kadar tesir ettiği bilinmez, o şarkılar yüreğini söker. Albümde yüreği söken şarkılardan biri “ Destina “  Lale Müldür şiiri olarak da bir köşede yerini alıyor.  “ Yağmurun Elleri “  YeniTürkü’nün mest etmiş şarkıların başında geliyor.   “ Yedikule “  Kumkapı semaları’nın inleten şarkılarından. ‘ Haber Uçtu devlete de beş yıl yattım hapiste’ cümlesiyle açılıyor.

90’ların ortasında 80’li yıllara, özleme, hüzüne, selam çakıyor Her dem.  b

 CEM KURTULUS,