Yine
Kadıköy, yine Kesmeşeker ve yine güzel bir gece.. Sonrası malum, Bu güzel geceyi güzel yapanda Kesmeşeker. Mekanın fazla dolu olmaması ve diğer mekanlara
göre küçük bir mekan olması belki de dezavantajdı. Bütün şarkılara eşlik etmek bünyeyi bazen
sarstı, bazen de gülümsetti. Azlığın çokluğu yerini aldı.
Konserde
yine klasik parçalardan gidildi. “Nereden düştüm ben bu yönsüz dünyaya”
nakaratlarıyla beynimizi kazınan,sıkça tekrarladığımız “ Kusursuz cinayetler
çağında” kendi cinnet geçirdiğimiz halleri hatırlarken” Duymuştum şehirdeydim”
ile vitesi 5’e takıp, “ Yolculuk bitti” ile güven devri olduğunu hatırladık.
Eğlencenin dibine vurduk olduğunda. Hem eğlence,hem hüzün.. Tren hatlarının
gölgesinde bekleyenler için “ ne zaman tren” elbette unutulmadı, tabii acıların
filizlenmesiyle gelen “ Acıların Kralı”
Çalındı da çaldı ,bizde bütün şarkılara her zamanki gibi eşlik ettik.
Çalındı da çaldı ,bizde bütün şarkılara her zamanki gibi eşlik ettik.
Doğal
olarak sesimiz kısıldı. Az ve öz bir kitle, Kesmeşeker’i bilen takip eden
kitleyle olmak ayrı mutluluktu. Kalabalık olmaktansa böyle kitleyi yeğlerim. Melodilerin “ Ooo kısımlarını’’ yanımda duran
2 arkadaşla bolca söyledik ve orasının keyfi daha başka ve güzeldi. Kadıköy’de
Kesmeşeker konseri taksim’e göre daha farklı olmasını tarifi pek de zor değil.
Bir nevi taksim deplasman, Kadıköyse kendi evimiz. İç saha ve deplasman
maçlarında futbol ritüelli hareketlerle görüşmek üzere…
13/04/2011
Yazan:Cem
Kurtuluş