Kaybedenlerin
ve dışlananların hikayesi, yok olmuşluk, nefret ,hüzün, çıkarsızlık.. Seksen ve Doksanlı yılların kanını emmiş
pavyonculuk akımını ele alan birçok film çekildi 90’larda, o karanlık
atmosferde değeri bilinmemiş filmlerinden
biri “ Gece Melek ve Bizim Çocuklar “ Gecenin karanlığında, çığlık
seslerinin duyulduğu, polislerin arabaya zorla tıkıştırdığı travestileri
temizleme hareketiyle açılıyor “ Gece Melek Ve Bizim Çocuklar “ Bu temizleme hareketinden kaldırım yosması, seçtiği müşterilerle yatan, Beyoğlu'nun salaş pavyonlarında iş kovalayan Serap polisin eline düşmekten son anda kurtuluyor.
Ekip otosunda bütün işkence travestilere, hiçbirini ayırmıyor. Meral ablasını arayan Arif karakteriyle bu temizleme hareketinden sonra tanışıyoruz, Serap iyi niyetiyle üşümesin diye. Arif'i eve alıyor, sonrasında Arif yokluktan Serap'ın parasını çöküyor, Serap iyi niyetinin bedelini ödüyor bu süreçte. Dostu olmayan Serap'ın hayatı Hakan'ı tanıdıktan sonra değişiyor, her şey kendisinin gittiği salaş pavyonda başlıyor. Hakan'ın Serap'a olan saplantılı aşkına tanıklık ediyoruz bu süreçte. Kendisini kazıklayan Arif'i bulan Serap bir süre sonra Arif'i affediyor, Arif kılık değiştirerek Fulya ismini alıyor, o da sokaklara ait olduğunu Fulya'lığa geçişte belgeliyor.
Arif, Hakan, Serap üçgenine daha sonra sabıkalı Melek karakteri ekleniyor,o da Hakan gibi saplantılı aşkın esiri. Öldürecek kadar seviyor kabadayı Osman'ı. Arif'in hırsız karakteriyle gözlemiştik ilk, sonra Melek'in imdadına yetişen kurtarıcı olarak karşımıza çıkıyor. Melek'le tanışmaları böyle oluyor. Melek'in başından sonra değişik mevzular geliyor. Travestileri temizleme hareketini üstlenen polisler Melek'e tecavüz eden erkekleri yakalayamıyor. Bu sekans aynı zamanda Beyoğlu sokaklarının o pis ortamını gösteriyor seyirciye.
Her şey birbirine bağlantılı şekilde sürüyor filmde. Karanlık atmosferde Beyoğlu sokaklarında dönen dalavereler ve bir çok mevzu günümüzde devam ettiğini gösteriyor. Filmde her şey birbirine bağlanıyor sonunda. Melek Ölüyor, " İmkanım olursa böyle doğum günü yapacam " diyen Serap öyle bir doğum günü yapıyor, Serap İle Hakan göz göze geliyorlar.
Sonuç olarak: " Gece Melek Ve Bizim Çocuklar " Beyoğlu sokaklarının bütün acımasızlıklarını gösteriyor seyirciye. Öyle muhallebi çocuklarına göre bir film değil. Acımasızlık, gerçeklik, yeraltına seslenen bir film. Filmde travestilere (eşcinsellere) yapılan ayrımcılık realist bir bakışla irdeleniyor, bunun yanında filmin ismine ait müzik Gökhan Kırdar'a ait, sözler filmin senaristi Yıldırım Türker'e ait. Film bir dönem sansüre uğramış, film hakkında müdahalelerde bulunulmuştur. Melek rolünü oynayan Deniz Türkali LGBT mevzularını şöyle anlatıyor
Ekip otosunda bütün işkence travestilere, hiçbirini ayırmıyor. Meral ablasını arayan Arif karakteriyle bu temizleme hareketinden sonra tanışıyoruz, Serap iyi niyetiyle üşümesin diye. Arif'i eve alıyor, sonrasında Arif yokluktan Serap'ın parasını çöküyor, Serap iyi niyetinin bedelini ödüyor bu süreçte. Dostu olmayan Serap'ın hayatı Hakan'ı tanıdıktan sonra değişiyor, her şey kendisinin gittiği salaş pavyonda başlıyor. Hakan'ın Serap'a olan saplantılı aşkına tanıklık ediyoruz bu süreçte. Kendisini kazıklayan Arif'i bulan Serap bir süre sonra Arif'i affediyor, Arif kılık değiştirerek Fulya ismini alıyor, o da sokaklara ait olduğunu Fulya'lığa geçişte belgeliyor.
Arif, Hakan, Serap üçgenine daha sonra sabıkalı Melek karakteri ekleniyor,o da Hakan gibi saplantılı aşkın esiri. Öldürecek kadar seviyor kabadayı Osman'ı. Arif'in hırsız karakteriyle gözlemiştik ilk, sonra Melek'in imdadına yetişen kurtarıcı olarak karşımıza çıkıyor. Melek'le tanışmaları böyle oluyor. Melek'in başından sonra değişik mevzular geliyor. Travestileri temizleme hareketini üstlenen polisler Melek'e tecavüz eden erkekleri yakalayamıyor. Bu sekans aynı zamanda Beyoğlu sokaklarının o pis ortamını gösteriyor seyirciye.
Her şey birbirine bağlantılı şekilde sürüyor filmde. Karanlık atmosferde Beyoğlu sokaklarında dönen dalavereler ve bir çok mevzu günümüzde devam ettiğini gösteriyor. Filmde her şey birbirine bağlanıyor sonunda. Melek Ölüyor, " İmkanım olursa böyle doğum günü yapacam " diyen Serap öyle bir doğum günü yapıyor, Serap İle Hakan göz göze geliyorlar.
Sonuç olarak: " Gece Melek Ve Bizim Çocuklar " Beyoğlu sokaklarının bütün acımasızlıklarını gösteriyor seyirciye. Öyle muhallebi çocuklarına göre bir film değil. Acımasızlık, gerçeklik, yeraltına seslenen bir film. Filmde travestilere (eşcinsellere) yapılan ayrımcılık realist bir bakışla irdeleniyor, bunun yanında filmin ismine ait müzik Gökhan Kırdar'a ait, sözler filmin senaristi Yıldırım Türker'e ait. Film bir dönem sansüre uğramış, film hakkında müdahalelerde bulunulmuştur. Melek rolünü oynayan Deniz Türkali LGBT mevzularını şöyle anlatıyor
"Az
film yapılmasının nedeni, demin konuştuğumuz şey, sesini çıkarmadığın zaman bir
sorun yok. Gizliden gizliye ne yapıyorsan yapıyorsun, herkes görmezden geliyor.
Hatırlarsın, ‘Gece, Melek ve Bizim Çocuklar’ da bir cümle vardı, Deniz
Akantürk’ ün oynadığı rol, “Bizim orada bir adam vardı, apaçık adam geydi. Ama
katiyen öyle söylenmezdi. Bir kız sevmiş, vermemişler, hayata küsmüş, hiç
evlenmemiş derlerdi” diyor. Türkiye’de bunlar doluydu. Ama ne zamanki geyler
bir varlık olarak seslerini çıkartmaya başladılar, o zaman onları görmeye
başlıyorsun, o zaman da filmler yapılmaya başlanıyor."
Son söz olarak: " Gece Melek Ve Bizim Çocuklar " anasını babasını ağlatanların, sokak köşesinde 4 erkek tarafından tecavüze uğrayan Meleklerin, eşcinsele aşık olanların, travestilerin, hayat kadınlarının, yeraltında olanların, Beyoğluna ağıt yakanlarındır!
Cem Kurtuluş, 2012
Cem Kurtuluş, 2012









0 yorum:
Yorum Gönder