Birçok
gencin, ergenin çocukluk boyunca hayatını değiştiren albümler vardır.
Dışlanmıştır ,aşağılanmıştır ,ezilmiş ve odasına kapanmış kendini müziğe
vermiştir. Karşınızda bulunan albüm olan
“ The
Crimson Idol “ Döneminin en
ruhlu heavy metal albümü olduğu yorumu bu albüm için doğru olsa gerek. Benim
için konsept albümler köşesinde(öyle bir köşe yok ama onuda biz oluşturalım)
Pink Floyd ve Iron Maiden’ın yeri ayrıdır elbet daha akla gelecek isimler
vardır. Konsept’in konusu şudur;
Rock
dinleyen bir gencin toplumdan ve ailesinden dışlanışı (bir yandan da sevgi
açlığı ve kabullenme arzusu), yavaş yavaş zirveye yükselişi ve müzik piyasasını
iç yüzünü görüşü, gitgide yalnızlaşması anlatılır bu şaheserde. Konsepteki
karakter Jonathan isimli genç çocuktur. Başından sonuna jonathan isimli
genc’in rock yıldızlık kariyerine girişini ailesiyle ,çevresiyle insanlarla
sorunlarını ve bunalımlarını anlatır.
“ The Idol” kırmızı şarap
ve mum ışığında daha iyi giden albümün dinamiklerinden olan bir parça .
Hayatınızı kaydırır, şarkı sizi tesir altına alıyor birden sanki küçüklüğünüze
gidiyorsunuz. Solosuyla intihar ettirebilecek, Blackie’nın o muhteşem sesiyle
aniden yüzünüz büzüşür, üstünüze bir ağırlık çöker. Bir acı bir yalnızlık
ifadesi.
En
az The Idol kadar etkileyici “ The Titanic Overture’’ duygusal girişiyle
dinleyeni mest eden bir parça. Ayna’da
yüzüne bakan bir çocuk ama hiçbir şey hissetmeyen. Davullarda iyi
çalışıyor. Babası tarafından hoş görülmeyen ezilen , ezilmeye mahkum olan
bir çocuk. Rocker’ın hayatı ve onun bunalımları. “ He don't like what he sees ,
He don't know what I am’’ ve işte burası Babasını
vurguluyor. Giriş ise bitirici. Parça kendini baştan belli ediyor.
Diğerlerine
göre daha önde bir parça “ The Invisible
Boy” Rivayetlere göre "some people never go crazy. what truly
boring lives they must lead" kısmı, orijinali "some people never go
crazy. what truly horrible lives they must live." şeklinde olan bir
Charles Bukowski sözü olduğu söyleniyor. Yine acı çeken bir çocuğun isyanından
bahsediyor.
“ Arena Of Pleasure” tempo düşmüyor daha hızlı bir şekilde kaldığı
yerden devam ediyor. Sözler yine o öfkeli çocuğun ağzından dökülüyor, nereye
gittiğini bilmeyen ama sadece gittiğini bilen bir çocuk. Heavy metal’in çılgın
vokalisti Blackie bu şarkıda çığlıklarıyla yeri göğü inletiyor, sololarda
akıyor.
“ Chainsaw Charlie
(Murders In The New Morgue)” alışık olduğumuz motor sesleri. Blackie’nin ne
kadar usta bir şarkı yazarı olduğunun kanıtı bu sözlerde saklı. Konsept albümün
hikayesini anlattığı rockstar jonathan’ ın ilk büyük bir prodüktör olan charlie
ile anlaşmasını ve anlaşmayı imzalamasını, charlie’ nin jonathan’ı kullanarak
işler yapmasını onun üstünden kar sağlamasını anlatıyor.
Rockstar
Jonathan’dan gidiyoruz. Jonathan bildiğiniz üzere daha önceden Crimson Idol
olacağını görmüştür, “ The Gypsy Meets
The Boy” ’da da çingene bunu onaylamış ve jonathan'ı uyarmıştır "dileklerine dikkat et; gerçeğe dönüşebilirler"
diyerek. Böylece olaylar gelişmiştir.
Parça sakin ve sessiz bir ortamda ilerliyor blackie sessiz sessiz gidiyor.
En
meşhur parçalarından biri olan Doctor Rockter albümün favorilerinden. Hızlı
,enerjik. Bunalımda olan bir çocuğun doktor’a yalvarışının bir isyanı.
Blackie’nin o isyankar çığlıkları buna işaret. Ayağa kalkmak istiyorsan, dimdik
kalmak istiyorsan herhalde bu parça seni ayağa kaldırır işte bu mesaj verilmiş
ya da benim anladığım bu.
90’larda
rock/heavy metal piyasasına damgasına vurmuş, blackie'nin isyankar çığlıklarına
şahit olduğumuz çoğu gencin hayatını kayırdığı bir albüm" The Crimsol Idol" Ölmeden önce bir şeyler
yapılacaksa,o da bu albümü dinlemek olmalı!
CEM KURTULUŞ