“
Demokrasilerde çare tükenmez “ derler. Bunu diyenler
genellikle diktalık konusunda şampiyonluğa oynayan yöneticiler ya da halka düşmanlık
besleyen politikacılardır. Bunu iki ayrı noktadan örnekle anlatmak gerekecek. İki
kısa örnek vermek gerekirse; diktatörler korkak kişilerdir. Bu anlayıştan yola
çıkarsak çok uzağa değil, yakına gitmek gerekir. Gezi Parkının Yıl dönümünde
Halka parkı kapatan kendini diktatör görmeyen Recep Tayyip Erdoğan, Taraftara
tribünü kapatan,bilet satmayan, stadını göstermeyen, kendini diktatör olarak
görmeyen Aziz Yıldırım...
Bu iki isim arasında bir açıklamaya yer vermek gerekiyor
A.Y:
"Fenerbahçe'de padişahlık olmaz. Demokrasi vardır."
Erdoğan:
"Bana diktatör diyorlar. Ben diktatör olsam, bana diktatör
diyemezlerdi."
Herkesin tahmin ettiği üzere Fenerbahçe’de Başkanlık
Seçimi için bir kongre düzenlendi. Bu Kongrenin demokratik sözlerden dem
vurduğu kadar demokratik olmayan bir çok yönü vardı. 1998 Yılından itibaren
başkanlık koltuğunda oturan Aziz Yıldırım’ın yeniden seçileceği hiç şüphe
yoktur ki kimseyi şaşırtmamıştır. Bu kongrede iki kesim ayrıldı. Birincisi;
tribünden gelme, tribün kültürüyle büyüyen, taraftar değerlerini korumak
isteyenler; bir diğer yanda sözlerini verip başkan adayı olmak isteyenleri ihraç edenler…
Kongrede kürsüde konuşmalar yapılırken FBTV tarafsız bir
yayın yapması gerekirken, kürsüde muhalif kongre üyeleri konuşurken o muhalif
kongre üyelerini televizyonda göstermeyip başkalarını
göstererek Kongre üyelerine saygısızlık yaptı.
Kongrede Ali Koç'un diğer başkanlık seçiminde aday olacağı kongre tarafından alkış tufanına neden oldu. Ama Ali Koç'un böyle bir ortamda Aziz Yıldırım başkanken başkan adayı olmaması eleştirilebilir,Aziz Yıldırım'in Veliahtı olarak ilan edilen Ali Koç'un bu seçimde başkan adayı olmaması ancak bu sebeple açıklanabilir. Böyle bir ortamda kaybedeceğini bile bile aday olan Hulusi Belgü ise cesaretiyle başkalarına örnek olmuştur.
Kongrede Ali Koç'un diğer başkanlık seçiminde aday olacağı kongre tarafından alkış tufanına neden oldu. Ama Ali Koç'un böyle bir ortamda Aziz Yıldırım başkanken başkan adayı olmaması eleştirilebilir,Aziz Yıldırım'in Veliahtı olarak ilan edilen Ali Koç'un bu seçimde başkan adayı olmaması ancak bu sebeple açıklanabilir. Böyle bir ortamda kaybedeceğini bile bile aday olan Hulusi Belgü ise cesaretiyle başkalarına örnek olmuştur.
Kongrede cesaretiyle öne çıkan Hulusi Belgü ve Ekibi bu
seçimde hem cesaret anlamında hem de nasıl konuşulması gerektiği anlamında
büyük ders verdi, konuştuklarını kesmek isteyenler olsa da kendisi sözünü
esirgemeden güzel bir üslupla söylenenlere cevap verdi. Mikrofonu Aziz Yıldırım
aldığında üslupsuz konuşma sergilendi. Kongre üyesi olup da tribünden yetişen, Fenerbahçe'yi tribünden seven insanları görmek herkesi sevindirdi. Bu nedenle Yönetimin bugüne kadar sessizliğine ses çıkaran kongrede söz alan Fırat Özben’e de konuşmasından ötürü ayrı şapka çıkarmak gerekir.
Kongre bittiğinde Aziz Yıldırım’ın fark atması
konuşulmazken, Aziz Yıldırım yönetiminin
haksızlıklara ses çıkarmamasını eleştiren, Fenerbahçeliliğiyle taraftarın sesi
olan Hulusi Belgü Ve Ekibi konuşularak, cesaretleriyle alkış aldı.
Not: Kongre izlenimimdir.
Cem Kurtuluş, 2015