// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

27 Şubat 2011

Sulu bir şaka Bu Hayat: Peyk - Suluşaka (2007)




















Peyk, temelleri eskiye dayanan bir grup.  Grubun geçmişi 1991 yılına kadar uzanıyor. Peyk’in kadrosu 2006 gibi yerine oturdu, 2007’de de ilk albümlerini çıkardı.  Albümün ismi “ Sulu Şaka” Müziklerinde rock, blues, reggae etkileri oldukça mevcut.  Peyk’in şarkılarında melankoli büyük bir yer kaplıyor.  

  Grubun albümü bu kadar geç çıkarmasının nedeni gruba eleman bulamama ya da maddi sorunlar olsa gerek. Albüm, içinde 9 şarkıyı barındırıyor.  Albümde ince keman ve piyano sololara rastlamak mümkün. Bu da grubun ne kadar geniş bir müzik yelpazesine sahip olduğunu gösteriyor.  Grup ilk albümlerinin prodüktörlüğünü kendisi üstlenmiş.

Albüme ismini veren şarkı ’’Suluşaka’’  girişi ile  mest ediyor.  Seyahate çıkarken dinlenilmesi gereken şarkılardan.     “ Sulu bir şaka bu hayat’’ mesajı veriyor.  Hayatın zorluklarından, katlanılması gerektiğinden, düşününce kafayı yiyeceğinden inceden bahsediyor.

“Sulu bir şaka bu hayat
Var olan katlanmak zorunda…”

“ Büyükanne”  defalarca dinleyebileceğiniz, akustik tınılarında kaybolacağınız, sözleriyle kendinizden çok şey bulacağınız bir şarkı.  Herkesin hayatında önemli bir yeri olan babaanneler ve ananeler vardır. Anılar artık raflara yapışmıştır, ve onlar aramızda yoktur. Bu şarkı  o anıları hatırlatıyor

“Ağladığıma bakma
Ne olur biraz daha kal
Sefaletin prensesi, beni bırakma”

 “ Gidin’’ gururunun savaşını bir kenara bırakıp yalnız kalmayı seçenlerin şarkısı. Dinlerken kendinizi hüznün içinde bulacaksınız. “Bu aşkın ızdırabını” derken edilen sitemler haklılığını gösteriyor. “ Modern zaman’’  hüzün dolu epik bir giriş.  Sözleriyle anlam saçıyor adeta. “ Bir amaç seç, yarım kalsın her işte bir hayır yok”

“ modern zaman, sonun yakın
asansörler bıkkın,
asansörler bezmiş, insandan
akıllanmış cam binalar
makineler yorgun,
uzun bir gece, başlarken”


 “ Ne oldu bana “ tempo yönünden hareketli şarkılardan.  Son dakika golüyle yenik düşen şarkı sıralamasında şampiyonluğa oynar.

“ hayal oldu her şey gitti havaya
buluta dumana”


Peyk ilk albümüyle, hayatın sulu bir şaka olduğunu gösteriyor bizlere. Bunu gösterirken doğu ve batı sentezli bir albüm çıkarıyor ortaya, edebi niteliklerini sözlerde görmeniz mümkün. Her şey Peyk’in söylediği gibi “Sulu bir şaka bu hayat, Var olan katlanmak zorunda…”


CEM KURTULUŞ, 2011

25 Şubat 2011

Fenerbahçe Tribünlerine Genel Bir Bakış


Fenerbahçe Tribünleri eskiden bugünlere kadar mücadelesinin en büyüğünü vermiş,  2000’lerde farklı bir yapıya bürünmüştür. Bunda bazı etkenlerin rolü yadsınamaz. Aziz yıldırım’ın uyguladığı politikalar baş etken. Taraftarı uzaklaştırma politikaları izlenmiştir..

 Fenerbahçe tribünleri  her zaman abiler ve kardeşlerin olduğu zaman farklı bir noktada olmuştur. Gerçek birliktelik hikayelerini 80’lerde yaşayan tanıdıklarımızdan duymuşuzdur O zaman insanların gözlerinde “ ben lider olacağım, ya da parayı cebe indireyim ’’diye kaygısı yoktu. O zamanlar amigolar vardı, ilk amigo kavramı eskişehir’li amigo Orhan’a aittir. Kendisi yanılmıyorsam Mustafa Denizli’ye kafa atmasıyla ünlüdür.

Fenerbahçe tribünlerinde ise “ amigo efsane Adnan ağabey, Amigo Kemik Ağabey ’’bu sıfatları taşıyan amigolarımızdandır.  Ama her şey bir zaman sonra farklılaştı. Amigo kavramı tarihe karıştı, tribünlere rant karışıp,  böylece bu insanlar tribünden ayrılınca tribünler farklılaştı. O kişilerin tribüne girmesiyle tribünler çok çok değişti. 80’lerde sabahlamaları yaşayanların efsane olduğu unutulmuş oldu, mücadeleleri unutuldu , ve işin içine başka şeyler girmiş oldu.

80'ler hep mücadele ile geçti.  Savaşlar ile geçti. Tribünler hep ön plandaydı  Sabahlamalar ve sabahlamalarda alınan yaralar, takımı için mücadele edenler. Aşağıdaki alıntıya da önem vermek gerekir.

Tunç Demirci’nin bir yazısından


“ Doksanlı yıllardan başlayarak Türkiye’deki ekonomik ve sosyal değerlerin yozlaşmasıyla, o güzel insanlar o tribünlerden kovulmuş, koparılmış, sürülmüş, yıldırılmış ve yerlerini çift tabancalı, cipli reisler almıştır.’’

Yönetimlerin reis adı altında bazı kişilere elden verdiği biletler, bu kişilerin paralarını Fenerbahçe üzerinden kazanması ve birçok diyebiliriz. Bedava bilet her dönem olmuştu, 90’lı yıllarda semtlere inen bedava biletlerle tribün dışında kimse kalmaması bu noktada önemliydi.

Çeşitli semtlerden gelen insanların  semt sevgisi Fenerbahçe’nin önüne geçemezdi. Şimdi öyle bir şey oldu ki grupların çoğalmasıyla grup sevgisi Fenerbahçe’nin önüne geçti.  90’lı yıllarda kavgalar azalmamıştı ,çatışmalar had safhadaydı. Beşiktaş tribünüyle kapalı tribünü kapma mücadelesi o dönemlerin önemli olaylarındandı.

 Kapalının sağ tarafı hep Fenerbahçe tribünün olmakla birlikte kapalı savaşı o dönem iki tribün arasında geçti. Galatasaray tribünü bu savaşın dışında kalmıştı. Elbet eksik bilgiler olabilir ,bizim büyüklerimizden dinlediklerimiz bunlar.


Ve Bir alıntı daha yapmak istiyorum.

 “ İhale ve açık artırma usulüyle hareket eden devşirilmiş ‘Reisler’, etraflarında oluşturdukları yüz, ikiyüz kişilik gruplarla fiziki şartları elverişsiz ve seyirci kapasitesi sınırlı stad tribünlerinde etkili olabilmişlerdir.Bedava biletle, karaborsayla, yönetimin ya da muhaliflerin beslemesiyle palazlanan, çıkar ve güce göre anında kıble değiştirebilen bu ‘Reis’ler, o masum çocuklardan ‘menfaat çetesi’ oluşturmuştur.’’


Menfaat olayı devreye girer. Reis diye hitap edenler , Fenerbahçe’ye değil de bedava bilet verdikleri reis diye hitap ettikleri kişiye bağırırlar. Şimdi Tribünde önemli olan gruplara ayrılmak mı, yoksa birlik olup herkesi aynı görmek mi.

 Fenerbahçe tribünleri belki bir gün eski günlerine dönecektir , ama bir tek şartla dönmesi olasıdır. Reis kavramını rafa kaldırılmasıyla. Zamanında da liderler vardı ,ama gerçekten liderlerdi. Bu bir komutanın askerlerini yönetmesi gibi. Tribünde de şuna şöyle açıklık getiririz paraları cebe indirmek gibi değil. 

 Fenerbahçe tribünleri bilinmelidir ki yönetimci değildir ,ama şimdi durum çok farklıdır. Zamanında tahsin kaya'yı her ne olursa olsun protesto eden bir topluluktur Fenerbahçe taraftarı. " " Es eslerde yalnız kaldık helal olsun Tahsin kaya" 1987 Eskişehir deplasmanı.

Kısacası Fenerbahçe tribünlerinde " Sadece Fenerbahçe" ilkesiyle yola çıkanlar vardır ,olacaktır. Ama Fenerbahçe üzerinden rant sağlayanlar, parayı cebe indirenler oldukça durum daha da kötüye gidecektir..

Yazan:Cem Kurtuluş



19 Şubat 2011

" Elimden gelenin en iyisini yaptım " LEMMY- (2010)





Motörhead’in beyni ve her şeyi bir dönem Hawkind grubundan atılmış  olan Lemmy Kilmister’in hayatı film oldu. Lemmy için rock’n roll’un terminatör isimlerinden biri desek abartı kaçmaz.    Neredeyse 40 yıldır müzik yapan, Motörhead grubunun kurucusu Lemmy Kilmister rock tarihine damgasını vuranlardan. Geçenlerde albümlerini çıkarttılar. Rock’n roll’un müzikten öte bir şey olduğunu resmettiler hepimize.  Lemmy  65 yaşında olmasına rağmen halen dimdik ayakta.  Turnelere çıkıyor, performansının üstüne çıkıyor.   Hayatı konu olan “ Lemmy “  adlı belgesel bir çok konuya dair vurgu yapıyor. Hawkind ile başlayan süreçten uyuşturucu mevzularına kadar uzanan bir durum var. Filmin bir bölümünde  muhabbetlerin dibine vuruluyor.  Özellikle Paul ile yaptığı muhabbet  de kendimize geliyoruz.  “  Oğlum sen eroin içme amfetamin iç’’ kısmı dikkate değer.


Filmde Lemmy ‘nin kimleri etkilediğini,kimlerden etkilendiği anlatılıyor. Muhabbetler eğlenceli bir dil ile anlatılıyor.   Lemmy’i The Beatles etkilemiş ama Lemmy’nin en çok etkilendiği müzisyenlerden biri de Little Richard olduğunu öğreniyoruz.   Ayrıca filmde “ Nazi “ olayına da açıklık getiriyor Lemmy.  Asla nazi olamayacağını  ama alman tarihine hayran kaldığını belirtiyor bu bölümde.  Almanların Üniformalarını sevdiğini ,sonra arada İsrail örneği veriyor. Kısaca tarihe olan hayranlığıyla biliniyor.   


Metal müzik tarihinde önemli albümler çıkarmış grupların müzisyenleri Lemmy’i ne kadar  sevdiği filmde açıkça görülüyor. Metallica’dan James ve Lars, özellikle Lars küçüklüğünden beri Lemmy ve Motörhead hayranı, Sonra Guns Roses grubundan “ Slash”   Lemmy’den bahsediyor.  Antrax’tan Scott anlattığında tebessüm etmeniz kaçınılmaz. Bu da filmi keyifli hale getiriyor. Muhabbetlerin hepsini aktarmam zor, filmi izleyin ve görün demekten başka bir şey gelmez elimden.


 Lemmy’e planlarını soruyorlar ne zamana kadar süreceğini o da espirili bir yanıt olarak “ 2047 veya ,2048 de olabilir’’ diyorVerdiği yanıtların hepsi eğlenceli biri olduğunu anlatıyor Lemmy’nin.  1000 kadınla çıkmış ama 2000 kadınla çıktığı  yazılmış.  Hayranların Lemmy için verdiği cevaplar da görmeye değer.  Son Lemmy ‘nin metallica ile sahneye çıkışı var. James “ Lemmy Lemmy’’ diye seyirciyi gazlıyor seyirci Lemmy diye bağırıyor. 


Sonuç olarak; Lemmy’nin kendi isminden yola çıkan “ Lemmy “ espirileriyle, Lemmy ‘nin dünyasına dair bilinmedikleri anlatıyor. Bu belgesel vari filmi ulaştıranlara teşekkür ederken Lemmy’nin herkese seslendiği bir sözünü hatırlatmak gerekir; " Elimden gelenin en iyisini yaptım. Gerisi umurumda değil. Plak satışları bana vız gelir. "



CEM KURTULUŞ,2011

13 Şubat 2011

TANKARD KONSERİ VE KRİTİĞİ@12 ŞUBAT 2011



















Alkolik aygırlar olarak nam salan dehşet  bir Tankard konserini geride bıraktık.  Her zaman olduğu gibi klasik içmelerle muhabbetle zamanı geçirdik. Tankard’ı ilk defa izleyen biri olarak konser  benim için tatmin ediciydi. Tankard daha önce  2 defa gelmişti. O zaman gidememiştim bu eğlenceli konseri de kaçırmak aptallık olurdu.  Konser mevzusuna geçersek; Old School’da daha önce Artillery ve Onslaught konserlerini izleyen biri olarak bu konserdeki ses sistemi o konserlere göre daha iyiydi. Her şey net anlaşılıyordu.  Grup elemanlarının hepsi samimiydi. Gerre’nin kafası yine fenaydı. Eski zamanlardan Gerre’nin ne tür kafalara sahip olduğuyla bir şey okuyanlar bunu iyi bilir. 

 Güvenlik her konser olduğu gibi bu konserde de sıkıydı, bazı tatsız olaylar çıktı. Onu burada dillendirmeyeceğim.  The Morning After “ ile açılışı yaptılar. Biz çılgınca eğleniyorduk. Stage diving’lar yapıldı. İnsanlar kendini kaybetmişti. Bu kadar eğlenceli bir konser olacağını tahmin etmiyordum. Bileti kötü ses sisteminden dolayı satacaktım ama vazgeçmiştim,i yi ki de vazgeçmişim.  Seyirci  “ Empty Tankard, Space Beer’’ diye bağırırıyordu.  Neler çalındı derseniz playisti şöyle yazalım şuraya.

The Morning after
Alien, Zombie Attack
Over Nation Over
Beermuda
Spacebeer
Empty Tankard
Stay Thirsty
Octaine Warriors
 Time Warp
 Rules For Fools
 666 packs
 Chemical invasion
 Maniac forces
 The beauty and the beast
 Rectifier
 Alcohol
 Die with a beer in your hand

 Şimdilik bunlar aklıma geldi. “ Dark Exile “ çalınmasını bekliyordum belki arada çalınmıştır da hatırlamıyorumdur ya da çalınmıştır, kafamız o ara feci şekilde uçuyordu.    Şu konserlere sevgilisiyle gelen erkek arkadaşlara da ayrı parantez açmak gerekir. Madem kız arkadaşıma çarptı vıdı vıdısını yapacan otur evinde klasik müzik dinle, thrash metal konserine mi hiç gelmedin ya da ilk konserin mi bilmiyorum ama bunu düşünerek gel başka konserlere. Bunu istemek bencillik mi bilmiyorum ama her thrash metal konserinde bu tür şeyler olur, çünkü sahiden de thrash adamı çarpar!  Konser sonrası  fotoğraf faslı gerçekleşti. Konserden seyirci de memnundu, grupta. Bir daha gelirler sanıyorum.  Gerre manyağı da  dün gece alkolün anasını ağlattı, konserden sonra da sokaklarda devam etti. Samimi, yıkıp yakan bir geceyi geride bıraktık.  

Cem Kurtuluş, 2011



11 Şubat 2011

Black Sabbath - Paranoid (1970)






















1970’li yılların başı Heavy Metal’in altın çağı olmasa da, şeytani notaların Black Sabbath tarafından atıldığı bir çağdı. En azından dönemin medyası böyle söylüyordu Black Sabbath için. Şeytani notalar, korkutucu figür ve albüm kapakları, şeytani liriklerle birlikte Heavy metal kendini belli ediyordu . 1970’li yılların başında Geeze Butler ve Iommi öncülüğündeki Black Sabbath korkutucu müzikleri ve albüm kapağıyla gençleri korkutmayı fazlasıyla başarmıştı. Kendi isimlerini verdikleri " Black Sabbath" albümü dünyada başlı başına olay niteliği taşımıştı, bu albümden sonra aynı sene içinde “ Paranoid”  albümünü çıkardı  Black Sabbath üyeleri. Bu şarkıyla Sabbath daha da politikleşmiş bir hal alıyordu.

 Bu albüm her türlü içeriğe sahip bir albümdü. Gerek toplumsal sorunlar, gerek  albümün isminin  Paranoid olmasıyla her türlü içeriğe sahipti. Black Sabbath, sound olarak ise aynıydı. Ama Paranoid’den farklı sezgiler alıyorduk. Paranoyaklaşmış bir adamı anlatan Ozzy Osbourne bize bu duyguları yaşatmaktaydı. Bu albümü önemli Kılan tek şey ise Tony Iommi’nin eşsiz gitar tonlarıydı. Albümde anlatılan konular ise Metal müziğin bu olması gerektiğini savunuyordu. Vietnam savaşına albümde göndermeler olmuştu.  Çünkü bu savaş 1965’ten başlayarak 1973’e kadar sürmüştü. Bunun sonucunda bir sürü felaketi ve zararı beraberinde getirmişti.

Tony Iommi ise Black Sabbath’da ise  farklı konumdaydı. Bizzat grubun beyni, riffleri çıkaran kişi kendisiydi, kendisinin eşşiz riffleri ve gitar tonları  Ozzy’nin acılı haykırışları birleşince önümüze mükemmel bir portre çıkıyordu.   Black Sabbath yine Doom metali şarkı sözlerinde yansıtıyordu. Doom Metal dedik mi ,Black sabbath doom metal’in öncülerindendi. Çoğu doom metal grubu Black Sabbath’ın ilk dönemlerinden etkilenerek bunu kendi müziğine yansıtmıştı.  Candlemass ile Black Sabbath’ın ortak özelliği vardı. İkisi de Solitude denen bir şarkı yapmışlardı. Black Sabbath’a dönecek olursak; bu albüm Black Sabbath’ın ve Metal dünyasının en önemli albümlerinden biri olmakla birlikte Black sabbath’ın başarısını devam ettirdiği çalışması olma özelliğini taşıyordu.

Parça Listesi

1. Luke's Wall/War Pigs (7:55) *
2. Paranoid (2:47)
3. Planet Caravan (4:24)
4. Iron Man (5:53)
5. Electric Funeral (4:47)
6. Hand of Doom (7:07)
7. Rat Salad (2:29)
8. Fairies Wear Boots/Jack the Stripper (6:13) #


Önceki albümle karşılaştırıldığında şarkılar daha güçlü ve direktti ama doğaçlamaya imkan vermiyordu. Sözler yine karanlıktı ama. Yine savaştan, akıl hastalıklarından, uyuşturucu, bilim kurgu ve korkudan bahsediliyordu. Albüm bir nevi toplumsal bir yorumdu. Spin dergisi "Heavy Metal'i korkuları ve düşüşteki dünyayı anlatırken görüyorsunuz.." diyordu. Black Sabbath ilk albümdeki korkutucu imajdan sonra kendini toplumsal mevzulara el atmıştı. 

Albümün açılış şarkısı "War Pigs   Vietnam savaşına ithafen yazılmıştı. Albümün adı İlk önce “ War Pigs “ olarak düşünülmüş, fakat kaydı yapan şirket tarafından Vietnam Savaşı hassasiyeti sebebiyle adı değiştirilerek "Paranoid" de karar kılınmıştır. Heavy metal tarihinin savaş karşıtı olan en önemli parçalarından biri Black Sabbath tarafından yazılmıştır. .Savaş Domuzları anlamına gelen “ War Pigs “ yazılmadan önce Cadı Bayramı anlamına gelen  “Walpurgis” diye düşünülüyor şarkı daha sonrasında  anti savaş temasına çevriliyor. 

Savaşan domuzlar ya da Savaş Domuzları  diye iması olan kelimeler Patronlar tarafından zorla eziyet gören gençlere mesaj gönderiyordu Black Sabbath üyeleri. Birmingam gibi işçi kesimin sanayi bölgesinden gelmenin izlerini taşıyorlardı.  Her şey bununla da sınırlı değildi. Vietnam savaşına dair sözlerini sıralıyordu. Bir sınıfsal kavganın ortasında insanları savaşa yollayanlara,savaşmayı emredenler ve bu savaşmanın sonunda sadece zafer çığlığını emreden politikacılara ağır şekilde sesleniyordu " War Pigs " ile Black Sabbath. Sözünü  "Politikacılar saklarlar kendilerini, onlar sadece savaşı başlattılar "   sözleriyle dile getiriyordu.


Vietnam savaşı sırasında İngiltere’ye gelen Amerikan askerleri savaş sonrasında ülkelerine dönerken beraberinde getirdikleri bir çok blues ve rock’n roll albümlerini İngiltere’de bırakmıştı. İngiltere’de bu albümleri dinleyen bir kuşak büyüyordu. Vietnam savaşıyla her şey açığa kavuşmuştu .Vietnam savaşı Hem ABD Hem de Avrupa’daki İlişkileri gerginleştirmişti. Hem de Sovyetlerin güçlenmesine neden olmuştu. Vietnam savaşı, ABD’da gençliğin bir bölümünün komünler halinde uyuşturucuyla iç içe yaşamasına neden oldu. Hippilik bir yaşam felsefesi haline gelmişti. Sloganları ise Savaşma Seviş idi. Bu felsefenin getirdiği savaş karşıtı düşünce 1969′da Woodstock festivalinin yapılmasını sağladı.

Buradaki Milyonların amacı Savaş’a karşı seslerini duyurabilmekti. Oradaki tüm insanlar Barış için toplanmıştı. Barışın tek çıkar yol olduğunu düşünüyorlardı, Amaçları ise bunu bütün dünyaya yaymaktı. Bu bir Hippi hareketiydi. Amerikan Hükümetini reddetmiş, Anarşizm’i istememiş ,zorunlu askerliğe hayır demişlerdi. Festivalin amacındaki gerçekler buydu, ordaki bütün insanlar barış, sevgi, savaşların bitmesi için orada toplanmıştı.

Bu şarkıda Rock müziğin geniş yelpazesi olarak anlatılmıştı. 1960’lı yıllara kadar Rock müzik savaşlara sanıldığı kadar protest bir tavır sergilememiştir. Aksine devlet politikaları bazı müzisyenler tarafından destek bile görmüştür. Hatta Kral diye tabir ettiğimiz Elvis Presley bile Askerlik görevine çağrıldığında bunu memnuniyetle kabul etmiştir. Ama Elvis Presley’e Rock müzisyenlerinden tepki çoğalmıştı. Hatta The Beatles grubundan John Lennon “ Elvis askere gittiği gün ölmüştü’’ diyerek öfkesini dile getirmişti.

Ozzy Osbourne’un efsane performans sergilediği, kadınından ayrılan ve paranoklaşan bir adamın portresini çizmiştir " Paranoid"   Aklını kaybetmenin eşiğine gelen bir adamı çiziyor Black Sabbath. Paranoya’nın yunanca anlamının "delilik" anlamına geliyor.  Ozzy şarkının nasıl ortaya çıktığını, nasıl yazıldığını şöyle anlatıyor;

 " Prodüktör  Roger Bain albümü bitirmek icin 3 - 4 dakikalık bir şey lere ihtiyacı olduğunu söyledi. Tony o an aklına gelen riffi caldı, ben melodiyi yarattım, geezer' da sözleri yazdı. 10 dakika sonra şarkı hazırdı. şarkı bittiğinde ne isim vereceğimiz hakkında hiç fikrimiz yoktu.  geezer "paranoid" in ne anlama geldiğini dahi bilmiyordu, ama insanlar sürekli ona takılırken Paranoid derlerdi. o da Paranoid olsun dedi. ve ismi de Paranoid oldu" 

Pantera’nın coverladığı Black Sabbath şarkısı olmakla birlikte bu şarkının bazı çevrelerce Pantera’nın daha iyi yorumladığı söylenir.  " Planet Caravan "  bizi özellikle Metal’in dışına iter, 60’lardaki Rock’a yönlendirir ,Blues’dan da beslenir.  Ayrıyetten ezgileriyle eski saykodelik gruplara selam çakıyor.  Şarkı insana boşluktaymış gibi bir his vermesinin ötesine geçiyor.  Black Sabbath bu şarkılarda bizi evren basamaklarına ulaştırıyor.  Evren, Mars, Galaksi gezegenler, Yıldızlar ve gökyüzünden de bahsedilir. Oralara ulaşamayan bir insanı anlatır.  Şarkıda asıl anlatılmak istenen verilmesi gereken mesaj ise bu koca evrende bu yaşadığımız gezegende sonu bilinmeyen bir yolculuk içindeyiz diye his veriyor. Çünkü yaşadığımız evren bir sonsuz yaşadığımız hayat ise bir yolculuktur.

Bilim kurgu dünyasına " Iron Man" ile ulaşır albüm. Zaman yolculuğuna çıkan bir adamın demir adama dönüştüğünü resmeder.  Kıyameti insanları yok ede ede kendisi yaratır hikayede. Böyle bir paradoks üzerine kurulu olmasının yanında, şarkıdan yıllar sonra konunun üzerine sinemaya uyarlanmıştır. Şarkının sözleri filme uyarlanmıştır.  Filmlerde ve televizyonlarda seslendirilmesiyle ünlüdür ‘ Iron Man’  Butler ve Iommi fazlasıyla üstüne düşeni yapar.

Savaş domuzlarıyla (War Pigs) savaş karşıtı mevzuya giren Black Sabbath  bunun yanında Electric Funeral l'a toplumsal mevzuya devam ettiğini kanıtlıyor. Şarkı nükleer savaşla ilgili ayrıca temaları War Pigs şarkısıyla aynı içeriği taşıyor. Radyasyonla ilgili dünyaya verdiği zarar şu sözlerle anlatılır şarkıda. “  Radyasyon dünyayı bitiriyor, insanlık kurbanları öfkeleniyor’’ Hand Of Doom'  da   Back Sabbath’ ın neden ilk Doom Metal grubu olarak kabul edildiğinin kanıtı olabilecek bir parça niteliğini taşır.  Bill Ward'ın davulculuk dersi verdiği " Rat Salad"  bir kaptan gibi sahneye çıkıyor, gitarlar ne kadar etkili olsa da şarkının hakimi Bill Ward'da vücut buluyor.  Butler ve Iommi öncülüğünde " Fairies Wear Boots "    masallardaki gibi hikayesini anlatmaya devam eder. Iommi'nin gitarda yarattığı sihirbazlık karşısında Butler de kendisine takviyeye geliyor. Tam bir ekip işi olduğunu ve finale uygun kapanış yaptıklarını  gösteriyorlar. 

1970 yılında iki albümle dönen Black Sabbath ilk albümünü insanların sinemaya korkmak için gittiğinden dem vurup biraz da kendilerini dinleyip korkmalarını istediği için yapmıştı. Aynı yıl içinde çıkardığı " Paranoid " albümü Vietnam savaşından tutun,toplumsal konulara eğilmesiyle; bilim kurgudan insanın iç yolculuğuna kadar pek çok konuda sözünü söylüyordu; belki ilk albüm kadar etkili olmuyordu ama savaşın babalarına mesajını vermeyi ihmal etmiyordu. 

Albüm Hakkında Bazı Notlar:


Albüm hakkında bazı notlar da şöyle ortaya çıkıyor. En çok bilinen ve en büyük yükselişi yaptıkları albümlerden biri Paranoid’di.  Black Sabbath ismi ile özdeşleşmiş, "Iron Man" (Demir adam) ve "War Pigs" (Savaşan Domuzlar) bu albümde yerini almıştır.


1970 yılının Eylül ayında İngiltere'de piyasaya çıkan albüm, listelere ilk sıralara kısa süre içinde tırmandı. Yapımcılar "Paranoid" şarkısını albümün lokomotifi olarak değerlendirdiler.   Vietnam Savaşı'nı eleştiren, hem görece yavaş bir şarkı olan War Pigs'in albüm ismi olmasına karşı çıktılar. Fakat albüm kapağı ise değişmedi; kasklı, elinde kılıçlı koşan adam resmi olan kapak, Paranoid'in kapağı olarak kaldı.

Paranoid şarkısı, tekrar birleşen orjinal kadronun, son dönemlerindeki konserlerinde çalındığı son şarkıdır. Albümde Electric Funeral, War Pigs gibi sosyal içerikli şarkıların yanında sözsüz, Rat Salad ve melodi yoğunluğu bulunan Planet Caravan ve zengin ve çok ritimli Hand of DoomFairies Wear Boots gibi şarkılar bulunuyor.

Kuzey Amerika Billboard listelerinde 12. sıraya, İngiltere listelerinde ise 1. sıraya kadar çıktı. Pop 45likler, listesinde ise, Iron Man ve Paranoid sırayla 52. ve 63. sıraya kadar çıktı. Paranoid ise tek başına 45lik olarak İngiltere'de 4. sıraya çıktı. 2003 yılında Rolling Stone dergisi, albümü en iyi albümler listesine 500 albüm arasında 130. sıraya koydu. Iron Man şarkısı, VH1 televizyon kanalı tarafından en iyi 40 metal şarkısı klasmanında birinci gösterildi. 2006 yılında Guitar World dergisi, en iyi 100 gitar albümü sıralamasında 6. sırada buldu.



" Megadeth, Nativity in Black- Black Sabbath'a saygı- albümünde Paranoid şarkısını tekrar yorumladı. Ayrıca grup performanslarına bu şarkıyı dahil etti.Planet Caravan", Pantera tarafından 1994 yılında Far Beyond Driven albümüne dahil edildi. Faith No More, "War Pigs"'i 1989 yılında The Real Thing adlı albüme dahil etti. Iron Man" The Cardigans taradından ilk albümleri First Band on the Moon'da tekrar yorumlandı. NOFX'in de "Iron Man" yorumu bulunuyor."

Kadro:

# Tony Iommi - Lead Guitar & Keyboards
# Geezer Butler - Bass
# Ozzy Osbourne - Vocals
# Bill Ward - Drums


Diğer emeği geçenler

# Roger Bain - Producer (for Tony Hall Enterprises)
# Tony Allom & Brian Humphries - Engineers
# Recorded at Regent Sound & Island Studios


Web Site: http://www.black-sabbath.com/

Cem Kurtuluş, 2008


Bruce Springsteen - Born In The USA (1984)



















O bir müzisyenden veya bir şairden çokça fazlası. Yanlış anlaşılmalara  çok maruz kaldı.  Amerika’da en saygın müzisyenlerin başında geliyor. Öyle popüler olmak için kendini yırtan biri değil. Politik konularda mesajları gitmek istediği yere gider. Almak isteyenler  mesajı alır.Bruce Springsteen,   1984 yılında  Born In The USA albümüyle  dünyaya kendini kanıtlar. Bunun daha öncesi  vardır. Ama “ Born in the USA” bana kalırsa en  tanındığı albümdür.  Albüm, içinde 12 parçayı barındırır. Albüm kapağında Bruce’un  poposu görülmektedir. Popoyu saran eski bir levis jeans ve bu jeans’in sağ arka cebindeki  kırmızı şapka . Şapka söylenenlere göre Amerikan işçi sınıfını temsil etmektedir.. 


Albüme ismini veren şarkıyla albüm  ile açılışı yapıyor “ Born In the Usa “ . Bu şarkı yüzünden Bruce springsteen Amerikan toplumuna eleştiri getirse de sonrasında  Amerikancı olduğu düşünülmüştür.  Vietnama gönderilen askerlerden, eline silah verilen insanlardan bahseder. Savaş karşıtı olduğunu da önceki röportajlarında belitmiştir Bruce.   Bruce’un enfes sesiyle temposuyla dinleyene  yeterli coşkuyu  veriyor.  Mest eden bir girişe sahip..

“ Cover me’’ ile devam ediyoruz.     Bu şarkıda vermek istediği mesajı şarkı başında verir. Dünyanın çok rahatsız edici olduğundan yine sevgi mesajları yer alıyor.  Onu koruyacak bir sevgiliye ihtiyaç duyduğunu şarkı sözlerinde “ come on baby  cover me ‘’ diye dile getirir kahramanımız.  Şarkının başlarındaki nakaratları yazmazsak olmaz. " The times are tough now, Just getting tougher,  This old world is rough,  It's just getting rougher’’. Şarkı eğlenceli bir şekilde ilerler.  Sololarıyla enerji saçan , bruce’un vokaliyle heyecanımız arttırıyor. 

Şimdi Rock’n Roll zamanı diyerek "  Darlington County’’ ile devam ediyoruz. 

'Sha la la Sha la la la Sha la la la la la la ' Diye söylemek çok eğlenceli kısımlar.  Saatlerce dinleyip de  sıkmayan bir şarkı.  Bob Dylan etkileşimi göze çarpıyor, ki Bruce Springsteen Bob dylan’dan etkilenmiştir. Şarkı başlarda sakin sakin ilerliyor. Zaman geçtikçe şarkı daha eğlenceli bir havaya bürünüyor.  Caddelerde gezinen iş arayan birini anlatıyor aynı zamanda müziğin keyfini çıkaran biri. İş arayan birinin haricinde şu sözlerle de mesajı veriyor . ‘’ We drove down from New York City where the girls are pretty but they just want to know your name’’ 

“  Working On The Highway’’ ile yola devam. Rock’n roll vari ritimler bizi eğlendirmeye yeter ve artar bile.  Seyahatlerde dinlenecek şarkıların başında gelir bu şarkı.  “ Someday Mister I'm gonna lead a better life than this’’ şu söz bir çok şeyi anlatmaya yeter.  Daha bir yaşam sürmek için varı yoğuyla çalışan biri.  Para biriktirip sevdiği biriyle uzaklara kaçmak isteyen biri. 

“ Downbound Train’’  tam bir yolculuk şarkısı. Sakin sakin ilerler, Bruce’un duygulu vokaliyle hüzünlenirsiniz.     Bruce söylerken adeta kendinden geçiyor.   Albümdeki favorilerimden.   Ağlatır, düşündürür, hüzünlendirir, ruh haliniz değişir.   Bruce söylerken nasıl kendinden   geçiyorsa sizde dinlerken kendinizden geçip hüzünlenirsiniz.  

Çok sade bir şarkı olan “ I’m on fire “ ile devam ediyoruz. Sakin ,tek başına dinlenebilecek bir şarkı.
  
Amerikan toplumunu zamanında yerin dibine sokan, inceden mesaj veren bu albümde zamanının Amerikasında çokça eleştiri olmuştur.. Halen dinlememişseniz boşuna yaşıyorsunuz demektir!

Yazan:Cem Kurtuluş