// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

14 Ocak 2010

Metalium ve Cenk Taner Konseri Kritiği (13.01.2010)

















90’lı yıllara damgasını vurmuş gruplardan biri olan Metalium’u izlemek benim için heyecan vericiydi.  Konsere amatör gruplar çıkmış, ama onları orda olmadığım için izleyememiştim, zira konser öncesi Kesmeşeker'in beyni Cenk Taner ile söyleşiye katıldım. Masada içkisini yudumlayan Cenk Taner ilerleyen dakikalarda şarkılarıyla ortamı renklendirdi. Damardan Kesmeşeker hayranı olan ben, idolüm Cenk Taner'i karşımda görünce şoke oldum. 
Her şey gitarı eline almasıyla başladı.    "Buradan Uzaklara", “ Şimdi Biz Buyuz", “ Tek Kişiyim Ben Hala’’ gibi  klasik şarkılar çaldı.  Söyleşi 20.15 gibi başlamıştı, bunu da belirtmekte yarar var. Metalium konserine geç kalacaktım, o yüzden 21.45 gibi mekandan ayrılmak zorunda kaldım. Cenk Taner  "Mazhar’a selam söyle" demeyi de unutmadı. Bu muhabbetler doğrultusunda konsere geç kalmama olayıyla birlikte acele kalkıp o durumda  Cenk Taner’e soru soramamıştım. Ama yeni albüm, yeni konserler olduğunu söylemeliyim!

Studio Live’a gitmek için yola koyuldum.  Konserin saati 22.00 yazmasına rağmen konser klasik olarak gecikmeli olarak  23.00 gibi başladı. Aslında bu doğal bir şey zira ülkede yabancı gruplar 45 dakika, yerli gruplarında  1, 1.5 saat rötarlı başlamasına alıştık. Bunları anlattıktan sonra biraz da konser analizini yapalım.
Mekana girmeden önce kapının önünde takılıyorduk . Dj Şener Çetin, seyirci Metalium'a beklerken Slayer, Dr. Skull, Soulfly ile ısındırmaktaydı. Sabırsız seyirciler Metalium diye bağırmaya başlamıştı. Biz de büyük bir heyecanla Metalium’u bekliyorduk.  En azından ben ilk defa izleyeceğim için heyecanlıydım. Derken Metalium sahneye çıktı, uzun zaman sonra sahnelere dönmüştü Metalium.  Neler çaldılar derseniz Suffer ağırlıklı gittiler. "X" çalarak girdiler. "The Last 15 Minustes", "Denial", "Circial of Despair", "Pessimistic Warning" birbiri ardına çalındı.  Ben de içimden "Nerde ulan 'Behind the Power'?!" derken malum albümün isim parçasının girişi ile yer yerinden oynadı. "Draggin' To Mayhem" ve "Start the Slaughter" ile Behind the Power günleri hatırlandı.

Konserin  diğer bir  güzelliği ise "Ver Lan" idi. Taş gibi, punk tınılı parçaydı. Benim gibi daha önce dinlemeyenler için de sürpriz oldu diyebilirim. Her yerim ter içindeydi. Eminim sadece orda olan ben değil, ön taraf çılgınlar gibi  headbang yapıyordu.  Hatta Mazhar "90’ların ruhunu burada görüyorum’’ tarzı bir şey söyledi. Konserde yaklaşık 100 150 kişi vardı, ama önde bulunan kitle ortamı canlandırdı.

 Onların içinde vardım,her şey gayet dinamikti. Konserde pit ortamlarının aranan ismi Naki yine efsaneliğini konuşturdu. Böylece çılgın bir Metalium konserini geride bıraktık. Bugün bu yazıyı okulda çizgili bir kağıda yazmıştım, ordan da buraya aktarıyorum. Anlatılmaz yaşanır diye buna denir. Burnu yamulanlar, burnu kanayanlar, atlarken yere düşüp belini acıtanlar. Tüm bunlar bu konserde vardı.

Teşekkürler Metalium, İyi ki Varsın…

Cem Kurtuluş,2010

1 yorum:

10 sene sonra, 40 dereceye yakın ateşle, bir fenomeni izlemek için gittim konsere ve hissetmediğim tek şey hayal kırıklığıydı. 10 sene önceki konserlerinde de muhteşemlerdi, bu sene de. Tutkuyla ve hatasız çaldılar, unutulmaz bir performans sergilediler.

Ön grupların hali ne yazık ki içler acısıydı. Günün mana ve ehemmiyetini belirtmesi gereken Metalium cover'larını bile doğru düzgün çalamadılar. Metalium gibi 23 sene önce kurulup da 20 sene önce Behind The Power & 15 sene önce Suffer efsanesini yaratan bir grubun alt grubu olma şerefine nail oluyorlarsa, en azından adam gibi emek harcayarak hazırlanmaları; beceremiyorlarsa da mütevazice çekilmeleri gerekiyordu. Biz sadece teypten Dr. Skull dinleyerek de seve seve bekleyebilirdik Metallium'u ki zaten oradaki varlığımızın tek sebebi onlardı. Yok eğer 23 senede Metalium'un altında çalacak ve lakin onların tırnağı bile olamayacak gruplar çıkarabiliyorsak ancak, yuh olsun bizimki gibi metal piyasasına.

Seyirci gerçekten renkliydi. 18 ile 45-50 arası değişen bir yaş yelpazesinde ve farklı sosyo-ekonomik gruplardan bir çok insan vardı. Ben sadece, yelpazelerin ortalarına doğru yer alan bir adam olarak, yine en genç neslin sahne önü tayfasından tatmin olmadım. Hem sahne önünde durup hem de oda orkestrası konseri kıvamında takılmak racona ters ne de olsa. ;)