// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

Deplase Karabük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Deplase Karabük etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2013

Deplase Karabük@2013: Soğuktan üşüsek titresek bile sana olan aşkımız bitmez FENERBAHÇE















Fıotoğrafta görüldüğü gibi; Karabükte ilk önce Karabük  tribününe girip karabük tarafından destek veren sonrasında emniyet tarafından tampon bölgeye alınan cefakar Fenerbahçeliler..

“ Bu karda bu kışta bu kıyamette senin için burdayız biz FENERBAHÇE..Soğuktan üşüsek titresek bile sana olan aşkımız bitmez FENERBAHÇE”

Mesele Fenerbahçe olunca Fenerbahçe için   bütün engellerin  aşılacağı gerçeği vardır.  Bu engellerden biri Karabük deplasmanında Fenerbahçe kulübü tarafından alınan biletlerin taraftarın önünü kesme çabalarıydı. 6222 yasasının daha çok taraftara işlendiği ama yöneticilerinin görmezden gelindiğini de söylemek gerekir.

 Bütün hazırlıklar yapılmış, önümüzde 2 ay deplasman olmayacağını düşünürsek Karabük deplasmanı için gecenin geç saatlerinde kafalarımızı camlara yaslayarak, buğulu camlar ardında titreyen ellerimizde karabük’e doğru yola koyulduk.
  Soğuk işlemedi hiçbirimize, görünen şimdilik buydu. Tezahüratlarla kendimizi ısıtmaya çalışıyor, makaranın dibine vuruyorduk.  Tekele girip tedarik yapamadık, şoföre de dur demedik bastı gaza.  “ Bas gaza şoför bas gaza” sözü her zaman olduğu gibi kanıtlanmış oldu derken sonrasında  tezahüratlar, makaralar yerini uyku moduna bıraktı.

 Kafamızı buğulu camlara yaslayarak sabah saatlerinde  buz gibi bir şehri selamladık. Yemek yiyecek yer bulalım derken kurulduk en yakın pastaneye oradan da ısınacak bir kahveye sığındık.

 Karabüğün her yerinde eczanelerin olduğunu düşünürsek sabahın erken saatlerinde kahve bulmak isabetli buldu. Karabüklü abilerin soru bombardımanına kalmak iyi olmasa da “ öğrenciyim” diye  geçiştiriverdim. Misafirperverlerdi. Stada doğru yola koyulduk. Kahveden çıktığımızda kahve ile stat arası mesafe epey vardı, götümüzün donmasını  bir yana bırakın en sağlam botu giyseydiniz ayaklarınızın donmama ihtimali yoktu.

Bu düşüncelerle ilerledik stat çevresine doğru.  13.00 civarlarında güvenlik tedbiri fazla yoktu, saatler geçtikçe çevik kuvvet stat çevresine çöktü. Çevik kuvveti kafaya almaya çalışanlar yok değildi. Statta fotoğraf çekilenler, tribünde oturanlar, öylece takılanlar vardı. Saklanalım derken polis hepimizi dışarıya paketledi. Dışarıda zaman geçmek bilmedi.  Bilet telaşından ötürü dolanıp durduk. Polis, ev aralarında geçenleri kovalıyor, ortaya komik bir görüntü çıkmıştı. Bütün girişler ve çıkışlar kontrol altına alındı.

 Dışarıda kimse kalmamış, kulüp tarafından alınan biletler nedeniyle Karabük tarafındaydık. Karabük taraftarıyla ufak tefek tartışmalar, atışmalar oldu, bu da bizler için keyifliydi.  Fenerbahçe tribünü için bir şey söylemek gerekirse ; Karabük tarafında olan Fenerbahçelilere bir kesim hariç destek veren olmadı, bunu da not etmek gerekir. İkinci yarıda emniyet bizi tampon bölgeye alarak iyi bir iş yapmış oldu, oradan desteğimizi sürdürdük. Vasat tribün yaptık, daha iyi tribün olabilirdi. 

 Oynadığımız futbola gelince iyi  futbol oynayamadık, diğer maçlarda ciddiyeti elden bırakmadan daha iyi mücadele etmemiz gerekir..

Son söz olarak karabüğün -10 soğukluğunu gören, elleri titreyen biz Fenerbahçelilerin söylediği gibi “ Soğuktan üşüsek titresek bile sana olan aşkımız bitmez FENERBAHÇE! “

Yazan: Cem Kurtuluş



13 Şubat 2012

Deplase Karabük: (2012)

Deplasman yolculuklarının her zaman  farkı vardır. Karabük deplasmanı  da klasik olanlardandı.Maçtan 1 gün önce Kadıköy’de arkadaşlarla  evde sabahlıyoruz. İçkiler,muhabbetler, besteler, yemekler her bir şey oluyor . Bir de aklımızda “maça giremeyiz” düşüncesi oluyor, ki bu klasik mevzular. Yine de  bu çok da umrumuzda olmuyor.  Önemli olan deplasman yolu boyunca çektiğin çiledir sözünü hatırlıyoruz. Biletimiz yoktu. Karabük yönetimi biletleri “80 lira”  yapınca çoğu kişi bilet alamamıştı. 


Girenler bir şekil girmişti ama polis kontrolü  sıkıydı bu sene. Geçen sene 250 lira olan biletlere rağmen bu kadar sıkı kontrol olmamıştı.Bu sene işi ciddiye almışlardı.Pazar  sabahı 11 gibi hazırlanıp  yola çıkıyoruz.  Öncesinde ufak bir kahvaltı yapıyoruz ,sonra içkiler alınıyor yola çıkılıyor.  Yol boyunca içkiler içiliyor, muhabbet ediliyor, yine deplasman keyfi yaşandı deplasman otobüsünde. Tezahüratlar eşliğinde yol sürdü durdu.  Karabüğe yaklaşmıştık artık.Nerede çevik kuvvet derken birden çevik kuvveti karşımızda buluyoruz .Sonra taraftarlar otobüslerden indirildi,bir köşede bekletiiyor.

Çoğu kişi biletsizdi,dışarıda kalacaklar  belliydi. Kaçma planları yaparken köşelerden, yine amir bizi gözüne kestirerek   " Çocuklar nereye "  diyerek önümüzde duruyor. 1 otobüs,1 minibüs polis esaretinde tutsak kalıyoruz. Biletlerin Karabükte alıncağını söylemelerine rağmen ,amir taraftarı hiç dinlemiyor. “Sen hikaye anlatma”  diyerek  sözlerini tamamlıyor . Bizden açıkta kalanlar oluyor ,sadece bizden değil.  Başka bir otobüse bindirilerek orda da başımıza bir çevik kuvvet dikiyorlar. 

Dağ başında beklediğimiz yerde  ne dışarı çıkabiliyorduk ne de radyo açabiliyorduk.  İnsanın yok sayıldığı yerde radyoda sesleri duyuyoruz, dağ başında bekletiliyorduk sadece. Karanlık bir dağda arada maçı takip edenler oluyordu internetten yorumlardan gol yediğimizi öğreniyorduk.

 Dağ başında bekletilip içeri giremesek de “ mevzu,deplasman otobüsünde o havayı solumak “ desturuyla belki avunuyoruz. Yine de girilmeyen,dağ başında bekletilen bir deplasmanı daha hanemize yazıyoruz böylelikle.

 

Cem Kurtuluş, 2012