// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

Clint Eastwood Filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Clint Eastwood Filmleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Mayıs 2012

" Hayatta bu tür duygu sadece bir kez hissedilir’’ : The Bridges of Modison County (1995)





















Zordur köprüleri yakmak, o köprüleri geçmek ve oradan sonsuzluğa doğru ilerleyebilmek, cesaretli olabilmek, havalanmak, arkandakileri umursamamak ve yalnız kaldığında gerçek bir kadına ihtiyaç duymak, hepsinin zorluğu vardır.   İnsanın düşlediklerini gerçekleştirememesi acıdır, bu acı bir yerlerde kalır ve oradan hiç çıkmaz.  Korkuları yenmelidir insan, duygularına yenilmelidir, duygularından kaçmamalıdır, korkak bir ahmak olmamalıdır.  Her şey bir köprü misalidir. "Ya dümdüz gidip cenneti görürsünüz ya da cehennemin dibine doğru yolculuğa çıkarsınız."

Clint Eastwood'un   "Madison Kasabasının Köprüleri" filmi bu konuları ele alıyor.  Küçük bir kasabada yaşanan gizli ve yaşanmamışlıklarına özlem duyan ev kadınıyla vahşi doğa fotografçısı Robert’in  duygu ve düşüncelerinin buluştuğu bir romantizm daha çok ve yasak olmanın getirdiği heyecan ve çekingenlikler birçok duygu. 4 gün süren yasak ilişki ,  o ilişkiye dair her şey, birbirlerinden kopamayan ve arzularla tutuşan bir kadın ile bir adamın hikayesi..

Film Francesca adında bir kadının çocuklarına bıraktığı mektupları okumasıyla başlıyor. Böylece bir fotoğrafı ve evli bir kadının 4 gün boyunca yaşadığı tutku dolu bir aşka tanıklık ediyoruz. Francesca’nın çocuklarına bıraktığı mektuplarla açılan film, Francesca Ve Robert’ın hikayesine odaklanıyor sonra.  Evliyken hissedemediği duyguları başka adamda bulan Francesca zamanla  bir şeylerin farkına varıyor, ikilemde kalmanın tercihini ailesinden yana kullanıyorlar. Geriye sadece seviştikleri, dans ettikleri, beraber zaman geçirdikleri anılar kalıyor. Hissettiklerin bedeli “ ayrılık “ oluyor. 4 gün yaşadıkları tutku dolu aşkın bir daha gelemeyeceğini, bu duygunun bir defa yaşanacağını film seyirciye resmediyor.

Filmin en buruk  sahnelerinden biri Francesca ve Robert’in kırmızı ışık yanarken arabalarının arka arkaya durması sahnesi ve sonrasında Francesca’nın akan gözyaşları. Yönetmen bütün bu sahneleri  “ Aile mi, aşk mı “ diye seyirciye sesleniyor.  Özet olarak Robert James Waller'ın en çok satan kitabından uyarlanan    The Bridges Of Madison County “ tutkulu bir aşkı etkileyici bir şekilde anlatmayı başarıyor. Bunu başarırken Clint Eastwood ve  Merly Streep oyunculuk adına seyirciyi büyülüyor. 

Filmde Altını Çizdiklerim:


  "  Hayatta bu tür  duygu sadece bir kez hissedilir’’

“ Tutkuların sebebi yoktur
Bu yüzden tutkudur “

“ Birkaç dakika önce küvette onun olduğunu düşündüm. Suyun vücudundan süzüldüğü yerde yatıyordum ve bunu son derece erotik buluyordum. Robert Kincaid ile ilgili her şey bana erotik gözükmeye başlamıştı.”

“ Onun hakkında ne yapacağımı bilemediğim düşüncelerle doluydum. Hepsini anlıyordu. Tüm hislerimi,tüm isteklerimi  anlayıp yerine getiriyordu. Ve hakkımda bildiğim her şey yok oldu. Başka bir kadın gibi davranıyordum. Ama her zamankinden çok kendim gibiydim”

  "  Hayatta bu tür  duygu sadece bir kez hissedilir’’

Cem Kurtulus, 2012




12 Ağustos 2009

Namludaki Adalet: Pale Rider (1985)






















 Kovboy filmleri her zaman ilgi çekici, izlenesi filmler olup çocukluğunuzun bir dönemine damgasını vurmuş, bu  uzun süre devam etmiştir. Özellikle TRT Pazar kuşağındaki eski Western filmlerine bağlılığınız varsa sizin için tek tanrı “ Clint Eastwood “ olmuştur. Açılış sahnesinden kapanış sahnesine kadar, her karesi klasik Clint Eastwood her western filminde bizi etkisi altında almayı başarır. Mevzu bahis konumuz Clint Eastwood'un karizmasıyla  öne çıkan filmlerden biri “ Pale Rider”.  Türkçe’ye Namludaki Adalet olarak çevrilmiş.


Clint Eastwood filmde vaiz görevini üstleniyor. Filmin konusu;  Maden ocağı sahibi Coy LaHood , bağımsız çalışan maden işçilerini bölgeden uzaklaştırmak için terör saçmaya başlar, maden işçilerin yardımına bölgeye yeni gelen Vaiz yetişir.  Vaiz rolünü oynayan Clint Eastwood bir nevi Vaiz maden işçileri için bir kahramana dönüşüyor bu zaman diliminde. Filmin ilk yarısı Vaiz’in maden işçileriyle olan birlikteğini anlatıyor.  İlk yarısında Vaiz’in konuk olduğu maden işçisinin ve kadının kızının Vaiz’e aşık olduğuna tanıklık ediyoruz. 

Vaiz’in kızının beklentisine karşılılık bulamaması sonucu kızın Vaiz’e olan aşkı bir anda öfkeye dönüşüyor, bu da beraberinde Vaiz’in madencilerin yanından ayrılmasına neden oluyor, ama yine kızın yardımına yetişen Vaiz oluyor.  Filmin ilerleyen dakikalarında Kız’ın annesinin de vaiz’e aşık olduğunu öğreniyoruz.  Filmin ikinci yarısında aksiyon ve gerilim bir arada oluyor. Vaiz’i vurmak için vaiz’e düşmanlığı olan adamlar kiralanınca işler karışık hale geliyor. Bu sahnelerde yönetmen bizi aksiyona davet ediyor. Filmin finalinde küçük kız vaiz’e olan öfkesini ona sevdiğini söyleyerek ilan ediyor.

Sonuç olarak; “ Pale Rider “  Eastwood’un Cannes’ta yarışan ilk film olma özelliğini taşıyor, bu filmde Eastwood 5.kez isimsiz kovboyu oynadığının altını çizmek gerekir. 1976’dan beri çekmediği kovboy filmlerine geri dönen Eastwood yeniden atına binerek  Pale Rider’la 80’lere iyi bir Western filmi hediye ediyor. 

Filmde Altını Çizdiklerim:

“ Hem insana hem tanrıya hizmet edilmez
İnsan para demektir “

“ Dünyada daha fazla sevgi olsaydı
Büyük ihtimalle daha az insan ölürdü “

Cem Kurtuluş, Aralık 2009