// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

Ultraslar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ultraslar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

02 Şubat 2012

Biz kim miyiz? Sen iyi bilirsin bizi !!

Biz Kim miyiz
Biz parasıyla bilet alanlarız
Biz  sizin satın alamadıklarınız
Siz, bizle uğraşmayı sevenlersiniz
Biz, siz istediniz diye bağıranlar değiliz
Kendimiz istedik mi bağıranlarız
Protesto ettik mi kodese tıkılanız 
Arkamızda yönetici bırakmayanız biz 
Yöneticilerin bize muhtaç olduğu kişileriz biz de
Bir deplasman otobüsü koltuğunda 2 koltuğa 4 kişi oturanız
Siyasi partimiz , bizim takımımızdır


Koltuğumuz yok
Koltuk sevdalısı olmayanız biz
Biz arada kavga ederiz
Ama biz hep biriz
Biz hep bir arada bulunanlarız
Aynı renge gönül verenleriz
Renklerden koparılması istenen ama pes etmeyenleriz
Biz yöneticilerimiz tarafından aşağılananlar
Çapulcu olarak görülenleriz

Ama biz aramızda her şeyi paylaşanlarız
Bir birayı 10 kişi içenleriz
bir çorbaya 10 kişi bandıranız
Acı çekenleriz
Acı çektirenleriz
Ama sonu ne olursa olsun pes etmeyenleriz
Biz ,sizin istemedikleriniz
İşiniz görüldüğünde bizi siktir edenlersiniz siz
Biz mi kim miyiz?
Biz her şeyi elinde bulunduranlarız
Yasaklara karşı dik duranlarız
Biz paraya değil  sevgiye bakanlarız

Siz kim misiniz?
Taraftarını dövdüren, fişleyen, taraftarın deplasman hakkını elinden alan,  kravatlılarsınız 
Parası olmayanları dışlayanlarsınız
Dışarıda üşümesine, donmasına rağmen " bırakın donsun diyenlersiniz " 
Biz endüstriyel ‘e karşı olanlarız
Pankartlarla dertlerini anlatmaya çalışanlarız
Emeğin yanında olanlarız
" Formanın hakkını verenler yalnız kalmazlar ‘’ diyenleriz
Her şeyin bir oyundan değil daha ötesinde olduğuna inananlarız
Biz kimiz anladın mı?
Biz sadece biriz
bir arada olanlarız
Yıkmaya çalıştıkların ama yıkılmayanız..

Yazan:Cem Kurtuluş






26 Ocak 2012

TRİBÜN VE SİYASET:Farklı Görüşlerin Tek Bir Ruhta Birleşmesi !!!

Siyaset her zaman Tribün’ün içinde olmuştur. Tribün Kelimesi  Roma İmparatorluğu döneminden gelme tam açılımı ise şöyle ;

 “   Roma Cumhuriyeti ve İmparatorluğunda  2-3 seçilmiş magistra ve idari ve / ya da askeri görevlilerce paylaşılan unvan. Kelime, Antik Roma’da  insanların askerlik ya da oy verme amacıyla bölünmüş oldukları kabile anlamındaki Tribe (tribus) sözcüğünden türetilmiştir.’’

   Eski Roma’da böyle denilse de günümüzde Futbol maçlarında,Basket maçlarında ve diğer maçlarda  çok  ayrı anlamı var.. 

Tribünün içinde aynı renge gönül vermiş insanlar çoğu zaman dışlanmıştır. Aynı 70’ler ve 80’ler döneminde olduğu gibi insanlar kendini belli kategorilere ayırmıştır. Kimi İslami düşüncelere yönelirken kimi ise aşırı sol gibi düşüncelere kapılmıştır.

 Sadece bu siyasi fikirlerden dolayı insanlar birbirine kırdırılmıştır.  Aynı renklere gönül verenler sanki farklı renklere gönül veriyor gibi gözükmüştür. Siyasette insanlar Kürt –Türk- beyaz –siyah diye ayrılırken Tribünde ‘de bu böyle ayrılmıştır. Oysa ki tek bir renk yeterli değil miydi? Bunların hepsi nedendi? 

 St.Pauli Tribünlerinin  “ Dazlakları siktir edin bizimle bağırın “ deyişi bile bunun için önemliydi. Birlikte olabilmek için bu yeterliydi.  Herkes bir siyasi simgenin peşinde olmak zorunda mıydı? Hazımsızlık söz konusu muydu? Çekememezlik?  

Tek bir grup altında toplanıp bağırmak zor muydu ya da farklı farklı düşüncelere ayrılıp diğerlerini dışlamak doğru muydu?  Herkesin ideoloji vardır elbette, ama bunu  takımından üstün tutmak ahmaklıktır ya da ideolojisi uğruna belli şeyleri hiçe saymak doğru değildir.


 Amerika karşıtı ve İsrail karşıtı insanlar olabilir dünyada olduğu gibi ,bulunduğun yerde de olabilir. Tribünlerde pankartlar hep bir mesaj vermiştir.   Bunun için pankart idealdir. Ama sadece İsrail ve Amerika’yı sevdiği veya sevmediği için dışlanmak.. İşte Tribünde de bu gibi durumlarla karşılaşıyoruz.

 Aynı otobüste gittiğin birine sadece görüşü ayrı diye dışlamanın doğru olmadığını söylemek gerekir. Sadece rengi ya da dini farklı diye otobüsten dışlanmak. Bu gibi durumlar mevcut.
Tribün grupları arasındaki siyasi düşünceler de çok  ayrı. Ama bu siyasetin Tribünde olmadığı anlamına gelmez elbette. Kimi zamanlar sadece Emniyetin söylediklerine hareket edenler varken kimileri ise bundan bağımsız hareket ediyor.

 Kimileri takımları için yapılan eylemler için yürümezken kimileri bu bağımsız düşüncede birleşiyor. Tribün gruplarının kendi dünya görüşünü belirtmesinde sakınca olmasa da ,kendisine karşı siyasi düşüncede saygı duymalıdır.

  Şöyle bir gerçek var ki siyaset gerçeğini Tribünlerden silemeyiz. Endüstriyel Futboldan önce Siyasette Futbola Hayır diyemeyiz belki ama saygı ortamını oluşturabiliriz.  Bunu gerekirse Pankartla gerekirse başka yollarla anlatmalıyız.

Yazan:Cem Kurtuluş


22 Eylül 2010

Ultras Kültürü Üzerine



Nacizane  kabataslak " Ultras Kültürü " hakkında bilgilendirme yazısıdır.

Ultralar ,her zaman şovlarıyla ön plana çıkmıştır. Ultraların nasıl ortaya çıktığını şu alıntı ile göstereyim size.

" Ultra hareketi ilk olarak İtalya'da 50'li yılların sonları ile 60'lı yılların başlarında futbol delisi genç grupların kendi takımlarını organize bir şekilde desteklemek amacı ile bir araya gelmesi ile kuruldu. Ultra adını bu gruplara Torino taraftarlarının bir maç sonrası maçın hakemini hava alanına kadar takip etmesi sonucunda bir İtalyan gazetesi verdi."

Bu gruplar ilk başta İtalya'da boy gösterdi.   Sadece takımlarını desteklemek için tribüne gitmelerinin yanında bazı haksızlıklarda da yeri geldiğinde en sert eleştiriyi yaptılar. Ultraların başında herkesin bildiği gibi amigo vardı. Elinde megafon bir kişi bütün tribünü canlandırır. Tezahüratlar hiç susmadan 90 dakika söylenir, tribünde bulunanlar maç sırasında orayı bir şova dönüştürür. Ultralarda davul ritminin önemli olmasının yanında maçlarda konfeti şovları ilk sırada yerini alır

Polisleri hedef alan slogan atarlar. Avrupa’da “ All cops are bastards, Türkiye'de ''Terörist değiliz taraftarız biz'' tezahüratları dillerden düşmez.   Ultralarda “ kaçan bizden değildir” felsefesi önemli bir yer edinmiştir, aynı zamanda “ bıçak korkaklar içindir” düşünceside ultraların temel özelliklerindendir.   Takımları için her şeyi yaparlar.  Deplasmanlara gider, ama kulüpten hiç destek almazlar. Kulüpten gelen desteği reddederler bu anlayışın ultra kültürüne ters olduğunu bilirler.

Ayrıca Her Ultra grubunun kendilerini temsil eden  bir bayrağı vardır.  Kimi zaman bu bir siyasi görüşü temsil eder kimi zaman başka şeyleri.
Hayatlarında siyasi düşünceler önemli bir yer kaplar.  Buna örnek olarak St.pauli ve Livorno en baş sıralarda yerini alır .  Siyasi düşünceleriyle  Sol düşünceyi benimseyen, endüstriyel futbola karşı bir kulüplerden biri ST.PAULI taraftarıdır Yaptıkları tezahüratlarla  dikkat çekerler. Eş cinsel başkanlarının olması birçok şeye örnek teşkil etmektedir.    

Sol düşünceyi benimseyip faşizme karşıt olarak bilinen bir takım olmasının yanında faşist düşüncelerle kendini yükseğe çıkartan takımlar da vardır. Lazio bu takımlardan biridir.  Lazio'nun tribün politikasında ırkçı bir politika vardır. Nazileri savunan politika izlemişlerdir,halen bu politika devam etmektedir. 

Bir dönem Lazio tribününde ayrımcı politikalar izlenmiştir. St.pauli tribünleri buna karşın ''dazlakları siktir edin gelin bizimle bağırın'' adlı pankart açarak  Futbolun ne kadar birleştirici bir unsur olduğunu bize göstermiştir.

Türkiye'de Ultras kültürü yok denecek kadar azdır. Gruplar genellikle yönetimden beleş bilet almalarıyla ultra kültürünü yok etmektedir. Sadece Türkiye’de değil Avrupa’da da kulüp yönetimlerden bilet alarak hareket eden gruplar vardır.  Yunanistan’'da yönetim tarafından gruplara yardım ediyor, Türkiye'de sadece yönetim yardım etmiyor, iş adamları da bu katkıyı sağlamaktadır.

  Holiganlar ile Ultraları ayırmak gerekir. İngiltere'de holiganlık 80’li yıllarda boy göstermiştir. 80'li yıllarda west ham- Milwall taraftarları ne kadar holigan olduklarını maçlarda göstermiştir.Türkiye’de de  80’li yılların başında Kenan Evren’in askeri darbe yapmasıyla çoğu maçta holiganizm önlenmeye çalışsa da bunun sonrasında holiganizm önlenememiş, 90’ların sonuna doğru holiganizm  eskiye göre azalmıştır.

Holiganlar için önemli olan ''dişe diş kana kan intikam intikam sloganıdır''. Emanetler mevzularda görülür. Döner bıçakları, kelebek, ve benzeri kesici aletler kullanırlar. Yukarıda belirttiğim gibi  Ultralarda bunları o kadar fazla görmezsiniz. Ultralar'da daha çok kemer veya sopalar görülür. Ama Ultras kültüründe " bıçak yoktur" tanımıysa yanlış bir ifade olur, çünkü 80'li yılların başlarında İtalyan tribünlerinde birçok öldürme, yaralama vakaları kayıtlarda yerini almıştır.

Türkiye'de  ultras mentalitesinde olan küçük tayfalar vardır, grup adı altında olan grupların çoğu zaman ultras mentalitesine uzak olduğunu görebiliyoruz. Gerek yönetimle yakın ilişkiler, gerek polislerle yakınlıklarıyla mentalitenin dışında kalmaktadır. Yazı uzatılabilir, üstüne eklemeler yapılabilir, genel olarak Ultras kültürüne dair kabataslak düşüncelerim bunlardan ibaret,gerisi size kalmış.

Cem Kurtuluş,2010