// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

E-bilete Hayır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
E-bilete Hayır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Kasım 2014

Passolig Boykotu Tribünlerin Kurtuluş Savaşıdır: Passolig İptal Davası !















Devlet baba bir süre önce bir sistem yürürlüğe geçirdi. Bu sistemin adı Passolig’di. Bu sistemin öncesinde 6222 çıkarılıp taraftarların şiddetten arınmaları istendi ama başarılı olunamadı, çünkü şiddeti pazarlayan kravatlı yöneticiler bu yasa kapsamına girmiyordu. Her şey taraftara karşıtlık adı altında birleşiyordu, bunun adı da E-bilet’ten geçiyordu. Mevzu bahis konumuza dönecek olursak; Taraftar derneği passolig’in iptali için dava açmıştı, bu dava için münferit tribüncüsü olsun, grubu da olsun mahkemede yerini almalıydı.

 İlk dava bizler için; deplasman yasağından sonra gidilen ilk deplasman gibiydi. ‘ Deplasmana gidiyoruz’ parolasıyla yola çıktık. Bir deplasman şekli mahayetinde yolda içkimizi de içtik, E-bileteHAYIR sloganlarımızı da attık. Bu davanın tribün davası olduğu akıllardan çıkmadı. Ankara’da mahkemenin önüne gelir gelmez pankartlar açıldı ilk başta, sonrasında mahkemeye sıkı kontrol sonunda girdik. Adalet sisteminden yola çıkarsak adaletin bizlere sağlanamayacağı çok belliydi, ama tribünlerin onur mücadelesi bundan daha önemliydi.

Bu parolalarla orada yerimizi aldık. Sessiz bekleyişimiz birkaç saat sürdü. Sonrasında hakim dahil ve bütün passoligi savunan avukatlar Passolig’i övücü sözler sarfetmesine hiçbirimiz şaşırmadık.  Passoligi değil, taraftarın onurlu mücadelesini savunan avukatımızın bir sözü derin nefes almamızı az çok sağlıyordu o gün. ‘ Bu davayı geri çekmemizi isteyecekler, ama biz çekmeyeceğiz. Haklıyız, kazanacağız’ bu söz taraftarlar için büyük önem taşıyordu. Basın açıklamasından sonra ‘ Susma haykır, e-bilete hayır’ sloganları atıldı, meşaleler yandı, pankartlar açıldı.

Endüstriyel futbola meydan okundu.  Polisle ufak bir tartışma yaşandı,sonra uzatmadan işçilere moral vermek için yanlarına gittik. Oradan da bizleri orada misafir eden insanlar yemeğe davet ettiler. Sonrası da deplasman dönüşüydü. İkinci dava için umudumuz kalmasa da umutlu olmamız gerekiyordu elbet. İlk davaya katılmıştım, bu davaya bazı sebeplerden dolayı katılamadım. Ama bu defa Passolig firması yetkililerin sözün özü ‘ götleri sıkışmıştı’ bu göt sıkışıklığı başta tribünlerin onurlu mücadelesi ve taraftar derneği hakları dayanışmanın sayesinde oldu.

Elbet kaçacak delik arayacaklardı bizden. Kendi yasalarını sadece taraftara uygulayan, ama kravatlılara boyun eğen düzenden başkası beklenilemezdi. Davadan çıkan karar bu defa erteleme değil, Mahkeme iptali sebebiyle Passolig’i Anayasa Mahkemesine gönderilişi oldu. 

Şimdi söylenecek tek söz var; “Passolig boykotu tribünlerin kurtuluş savaşıdır. Yüreğinde onur, bilincinde direniş tutan herkes boykot cephesine.”

HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!

Not: Geciktirdiğim bir yazı oldu, ama şimdi daha çok önem kazandı. 
Yaşasın TRİBÜNLERİN ONURLU MÜCADELESİ, ATKILILAR KRAVATLILARI 
YENECEK!  

CEM KURTULUŞ




21 Nisan 2014

Ya Hep beraber, ya Hiçbirimiz ! : E-Bilete Hayır Protesto Yürüyüşü














" E-bilet’e Hayır"  demek için önceden yapılması gereken protesto geç yapıldı. 3 büyük takım başta olmak üzere Adanademir, Karşıyaka,Göztepe takımları az da olsa bu yürüyüşte yerini aldı.  İtalya’da e-bilet’e benzerlik gösteren Tessera del tifoso’yu  kaldırmak için 8000 kişinin katıldığı yürüyüşten çok eksiği vardı yürüyüşün. Ranta karşı mücadele etmek için ilk adımdı .  Sonrası olacak mıydı bilmiyorum.

 Fenerbahçe tribününden olanlar olarak yürüyüşteki yerimizi aldık.  3 büyük takım taraftarı  yanyana gelecek deseler kimse inanmazdı.  Birbirine düşman olan, birbirini karşısında görse öldürcek insanlar vardı bu yürüyüşte.  Istanbul United kavramına herkes karşıydı bu yürüyüşte, bu yürüyüşün tek amacı; taraftarlık kavramını yok etmek için elinden geleni yapanlara karşı tribünlerin “ taraftar” kavramını yok edemezsiniz mesajı vermesiydi.

Sadece amaç bu değildi, bazı para babalarının taraftar üzerinden kazanacağı para diğer anlamıyla ranta karşı çıkmamız bu yürüyüşte önemliydi. Tribün kültürünün bitmemesi için yaptığımız mücadeleydi.

Biz Fenerbahçeliler  tünelin sonunda yerimizi alırken, Galatasaraylılar tünelin biraz ilerisinde yerini almıştı. İyi sayıyla katılmışlardı, biz de pankartlarımızı hazırlayarak yürüyüşe doğru çıktık.  Sonrasında Beşiktaş taraftarı az bir sayıyla katılmıştı onlarda bize katıldı, E –bilet’e karşı protestolarımıza devam ettik. Rantçılara, taraftarı müşteri olarak görenleriydi tepkimiz.  

“ Rantınız batsın, Fişlenmeye Hayır, “ sloganları atarak tepkilerimizi dile getirdik. Belki bu kadar az sayıda kişinin mücadelesi çok ses getirmemiş olabilir ama E-bilet’e karşı ve taraftar kavramının bitmemesi için ilk adım önemliydi.   Sonrasında polisin müdahalesiyle birlikte ortalık biraz karıştı . Polisin,  her basın açıklamasında insanlara  gazla, tazyikli suyla, copla  saldırdığını düşünürsek orada olayın olmaması saçma olurdu. 

Bir arkadaşın sis yakıldığında, gelişine sisi polise yollaması, polise atılan meşaleler sonrasında polisin meşaleyi taraftara sallaması olaylar içinde olanlardı.   Bazı taraftarlar girdiği ara sokaklarda gözaltına alındı. Bunları düşünürsek passolig kartıyla kaç kişi fişlenecek düşünebilirsiniz, üstelik aldığınız kartta bütün kimlik bilgileriniz polise verilecek.

Istanbul Unıted kavramına karşı olan bizler için bu yürüyüşün ilk adımı önemliydi. Tribüncüler olarak düzenlenen bu eylemde Passolig saçmalığı kaldırılana dek bu şekilde protestolar olmalıdır, umarım aynı protesto Deplasman yasakları için yapılır. 

Son olarak diyeceğim şu; Bu gemide hepimiz aynı yerdeyiz.  Gün gelir öldüresiye kavga edebilir, çok şiddetli çarpışabiliriz, ama  takımına bağlı olan bizler passolig saçmalığına son vermeliyiz. Passolig saçmalığına son vermek  bizim elimizde.  " Ya hep beraber ya hiçbirimiz" demek zor olmamalı, aynı dirayeti deplasman yasakları konusunda da göstermeliyiz! 

Cem Kurtuluş, Nisan 2014