// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

Spor toto Süper Lig 2011-2012 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Spor toto Süper Lig 2011-2012 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

07 Mayıs 2012

Trabzonspor-1 Fenerbahçe-3: ONUR'LU MÜCADELE

Dün geceyi nereden anlatmaya başlasam bilemiyorum. Ama bunun 1 gün öncesini anlatmak daha doğru olacaktır. Şamandıradan  Fenerbahçe takımı Sabiha Gökçen’e doğru uğurlandı ve Sabiha Gökçende'de  bekleyen Fenerbahçeli taraftarlar vardı. Oradan da tezahüratlarla uğurlandı. Takımda bir sessizlik hakimdi ve takım Trabzon’a vardıktan sonra Selçuk şahin twitter hesabından Trabzonluların futbolcuları uyutmadığını yazmıştı.

Trabzon şehri, halkı elinden gelenin hepsini yapmıştı. Bunlarla da bitmedi. Fenerbahçe otobüsü stat yakınlarından Trabzonlular tarafından taşlandı, ve tek tesellimiz yaralı yoktu. Ve Maç saati yaklaşmıştı artık.  Bu maç Fenerbahçe için büyük önem taşıyordu.

 Ve maça hızlı ve etkili başlayan taraf bizdik. Ama Trabzon halkı elinden geleni yapmış sahada futbol oynatmamak için her şeyi yapmıştı.

 Her köşe vuruşunda kağıtlar,çakmaklar,demirler, tokmak geliyordu futbolculara. Maç 4-5 defa durmuştu. Patlayıcı maddeler öyle çok atıldı ki maçı hükmen dahi kazanma hakkımız vardı. Hakem her şeye göz yumdu bu maçta.

Ve Emre’nin maç öncesi Zokora’nın elini sıkmak isteyip Zokara’nın bu terslemesi maça yansımıştı. Zokara öyle sert oynamıştı ki hakem bunları görmüyordu bile. Zokara'nın yaptığı Faul ve verilmeyen kırmızı Kart Hakemin darbe yaptığını ortaya koyuyordu.

 En az 4-5 pozisyonda tehlikeli girdi. Özellikle Emre’ye faul yaptığı bir pozisyon vardı ,o kırmızı karttı. Ve bunun daha öncesi de vardı. Ama Hakem o an’a kadar Zokara’ya kart bile çıkarmamıştı. 

Maça hızlı başladığımızı söylemiştim ve sonra Emre ile golü bulduk.  Bienvenu sonrasında sahneye çıkıp farkı 2’ye çıkardı. Böylelikle rahatlamıştık.   İlk yarının bitimine doğru Burak golünü atmış fark 1 ‘e anmıştı.

 Farkın 1’e inmesinden sonra az da olsa Fenerbahçeliler de stres vardı. İkinci yarı üstünlük Trabzon’a geçmişti.  Ama golü atan taraf yine biz olmuştuk.  Dün , Fenerbahçe sahada canını dişine takarak oynadı,her türlü zorluğa ,Trabzon halkının her türlü zorbalığına, hakeme rağmen Fenerbahçe dünkü maçı sonuna kadar hak etti.

  Onurlu Mücadelemiz devam ediyor, son 2 maç kaldı. Biri Türkiye Kupası, Biri de bu haftaki Galatasaray maçı.. Her şey sizin elinizde çocuklar. Bizler inandık,siz de inanın.. 

Yazan:Cem Kurtuluş

23 Nisan 2012

Galatasaray- 1 Fenerbahçe 2: İnandık Sizlere !!






















Beklediğimiz maç gelmişti. 1 haftadır Galatasaraylıların sizi yeneceğiz söyleyişleri bu maçta son buldu, aynı 1999 yılında Johnson’un frikikte attığı gole kadardı. Bu da ona benzer bir şeydi. Emre’ye hakaretten 2 maç ceza vermişlerdi, bu maça Selçuk’la çıktık. İlk 15 dakika Galatasaray müthiş bir baskıyla oynadı.

Geri attığımız paslar bizi de korkutmuştu. Özellikle ikide bir volkana verilen geri paslar korkutucuydu.  Sonrasında oyuna ağırlığını koyan bizdik. Ve Alex’in klas pasıyla Ziegler ile öne geçmiş ,Arena susmuştu.

İlk yarı boyunca üstün taraf bizdik. İkinci yarı başlamıştı, Galatasaray atak üstüne atak yapıyordu. Tehlikeli geliyordu. Ve hakem Fırat Aydınus faul üstüne faul veriyordu. Galatasaray’a gol attırmak için  elinden gelen her şeyi yaptı. 

Olmayan pozisyonlar da faul veriyordu ,ama Alex’in faul ile durdurulduğu pozisyonda faulü es geçiyordu. Takım inanmıştı, alacaktı bu maçı. Tek çare buydu. Galatasaray Aydın ‘ı oyuna almıştı, Fenerbahçe Stoch’u. Stoch’un girmesiyle oyun daha da hareketlendi. Bunun öncesinde Sow sakatlanmıştı, bu bizim için iyi olmadı. 

 Maç sonrasında hemen Kavacık köprüsüne koştu Fenerbahçe taraftarı, takımı orada işaret fişekleriyle , meşalelerle karşıladı. Siz şampiyon olun,Türkiye'yi yakarız mesajı verdi. 



16 Nisan 2012

Fenerbahçe -2 Trabzonspor -0: Onur'lu Mücadelemize Devam




















Fenerbahçe dünkü futboluyla şampiyonlukta ben de varım dedi. Play-off’a girmeden önce takımın gidişatı iyi yönde değildi. Çoğu oyuncunun umursamaz bir tavrı vardı. Ama demek ki bunu bekliyorlarmış.  Fenerbahçe,taraftarının desteğiyle maça hızlı başlayan taraftı.  İlk yarı üstün olan taraf Fenerbahçe idi.

Özlediğimiz Gökhan gönül bu maçla birlikte ortaya çıktı. Mehmet topuz sahanın her yerinde izini bıraktı,orta sahaya yardım etti, kanatlara top taşıyıp,gökhan’ı pozisyona soktu. Alex ‘in sahada sadece durması bile yeterli. Ve maçın en önemli isimlerinden biri Baroni idi.  Ne yapabileceğini gösterdi.

  Bu senenin en iyilerinden biri. Kapasitesi belli kendisinin, topla hızlı ilerleyen topsuz alanda etkisiz bir oyuncu.  Bir gol bir asistle oynadı. Özellikle yaptığı asist akıl dolu.  Trabzon uzaktan şutlarla Fenerbahçe kalesini yoklamaya çalışıyordu ve bundan önce Gökhan gönül’ün üst direkten dönen bir topu var.

İlk önce o girse ,her şey daha farklı olacaktı. Sow’un 2 tane net kaçırdığı pozisyonu da söyleyelim. İkinci yarı başladığında takım geriye çekiliyor gibi gözükse de ikinci yarının başlarında Trabzon birkaç atak yaptı, yine kaleye şutlar çektiler.

 Bulduğu pozisyonları böyle harcadılar. Trabzon’da en etkisiz isim şüphesiz colman idi.  Hakem maç genelinde iyiydi,skora etki etmedi. Son olarak koreografi sırasında fenalaşan kardeşimiz dün akşam üstü hastaneye kaldırıldı ve şu an durumu iyi.

Maçı yensek de dün akşam aklımız 1907 Unıfeb grubundan Onur kardeşimizleydi. Ne maç galibiyeti ne de koreografi bir candan önemli değildir. Onur’lu mücadelemiz devam ediyor. Ve Fenerbahçe’den böyle mücadele bekliyoruz biz. Umarım Galatasaray maçında da buna yakın bir oyun ortaya koyarız.

Son olarak Emre eğer medyanın dediği gibi Pis Zenci diye bir kelime dediyse (!) Emre bu kulüpten uzaklaştırılmalıdır. Irkçılığa karşıyız. Ama her şeyden önce Zokara'nın ne dediği de bilinmelidir.


Yazan:Cem Kurtuluş

09 Nisan 2012

Fenerbahçe : 2 - 0 : Antalyaspor

 Play -off’a girmeden önce kazanmamız gereken bir maçtı. Bu maçta da nasıl değişiklikler göreceğiz diye merak içindeydik. Muhtemelen Alex ‘in yerine stoch oynar tahminini herkes yapmıştır. Emre ile sow yedek, bienvenu 11’deydi. Değişik bir 11 ile karşı karşıyaydık. Bienvenu’ya da fazla top gelmedi.

  Antalyaspor taraftarı 30 otobüs Kadıköye gelmişti,ama bunun öncesinde kendi statlarını dolduramıyorlardı. Neyse ki Antalya taraftarının sesini fazla duymadık. Meşale yaktıkları görüntü gözümüzde. Antalya, İstanbul’a beraberliğe gelmişti. Ve düşüp düşmemesi samsun  maçının skoruna bağlıydı. Onların da kulakları oradaydı.

 Emre her ne kadar son maçlarda kadro dışı kalsa da bu maçta ilk 11’de başlaması gerekiyordu.  İlk yarı gol pozisyonlarından eksik bir Fenerbahçe sahadaydı. Bir değişiklik gerekiyordu. Emre ile Sow ‘un girmesiyle oyun daha da hareketlendi.  Emre’nin orta sahaya katkısını inkar edemeyiz.  Sow ,fırsatçılığını gösterip bir gole imza attı. 

İkinci yarı baskılı oynayan taraf bizdik.   Önemli olan bu maçta 3 puandı ,3 puanı aldığımız için mutluyuz..

Samimiyetine inandığım,yürekten Fenerbahçe diye haykıran Novi pazarın Fenerbahçeliler tarafından ağırlanması ayrı bir şeydi.  Selam olsun hepsine.

Umarım Play -off’larda daha iyi  bir oyun ortaya koyarız.

Yazan:Cem Kurtuluş



18 Mart 2012

Fenerbahçe-2 Galatasaray-2: Bu Böyle Gitmez !














2 Hafta öncesinden bütün Futbolseverleri derbi heyecanı sarmıştı. Biletlerin karaborsa’ya düşeceği belliydi. İlk önce Kongre üyelerine biletler çıktı ve biletlerin çoğu öyle satıldı. Sonra taraftar kartlılara çıkacağı söylendi ama o zamana kadar bilet kalmamıştı. Biletler çoktan karaborsa’da 300-500 liradan satılıyordu ve gerçek taraftar dışarıda kalmıştı.


 Eskiden maç öncesi sabahlanırdı bilet alabilmek için ama yıl 2012 gerçekçi olmak  gerek.  Yöneticiler parayı düşündüğü için daha çok, gerçek taraftarı dışladılar.  Maç günü Kadıköy inanılmaz görünüyordu.  Sonuçta derbi maçları her türlü sonuca açık maçlar ve 12 senedir Fenerbahçe, kendi evinde Galatasaray’a yenilmiyordu. Bu 13 seneye çıktı. 

Bu sene Galatasaraylılar çok ümitlenmişti.  Kadroların yenilenmesi bunda etkili oldu ve Fenerbahçe’nin 3 temmuzdan beri yaşadıklarını da buna katmalıyız. Her şeyden önce bu kulüp halen dimdik ayaktaysa bunun birinci nedeni Fenerbahçe’nin büyük taraftarı, ikincisi Aykut Kocaman’dır.

 Kadıköy’de Galatasaray maçları her zaman farklıdır, Galatasaraylı futbolcular sahaya çıkar çıkmaz uğultular başlamıştı. Büyük bir nefret hakimdi. Koreografi çalışması bazı nedenlerden dolayı iptal oldu, ama bu play off’a yetiştirilecektir.Ama bilinmelidir ki OKUL AÇIK ekibi Ultras felsefesinde ilerleyen bir oluşumdur. 

ULTRAS felsefesinde ilk madde yöneticilerden destek almamaktır.  Fenerbahçe maça taraftarının büyük desteğiyle hızlı başlayan taraftı. İlk 20 dakika boyunca baskıyı kurmuştu.   Sow’un inanılmaz golüyle öne geçti Fenerbahçe, o ara Galatasaray’ında atakları vardı. 

  Sonrasında Alex’in mükemmel golü skoru 2-0 yaptı.  Melo’nun ilk başlarda provatörlüğe soyunması maçın nasıl geçeceğini belli etti.  Emre’nin melodan fazla farkı yoktu.20.dakikadan sonra Fenerbahçe geriye yaslandı. 

Stoch maçın en etkisiz oyuncularından biriydi. Orta saha zayıf düşmüştü.   Bu maç stoch’un maçı olmalıydı . . Yobo ve Ziegler maçın en iyilerinden biriydi.


İkinci yarı başladığında herkes farklı bir Fenerbahçe beklerken yine aynı Fenerbahçe vardı.  Korkak bir Futbol anlayışı vardı Aykut Kocaman’ın bu maçta, diğer maçlarda da bunu görüyorduk. Elbette hatalarını görecektir Aykut Hoca.  Çıkmaması gereken Alex’in oyundan çıkması büyük hataydı.


 Ve Stoch’un daha erken oyundan alınması gerekirdi.  Fenerbahçe eğer Fenerbahçe gibi oynasaydı bu maç her şey daha farklı olurdu.  Umuyorum Aykut Kocaman bu maçtan dersler çıkarır. Çünkü burası Ankaraspor değil Fenerbahçe.  


10 Mart 2012

Ankaragücü -0 Fenerbahçe-2 :Futbol bu belli olmaz !

Top yuvarlaktır deyişi dünkü Ankaragücü maçında tersine dönebilirdi. Ama maçı fazla mücadele etmeden aldık. Ankaragücü küme düşmesi kesinleşmesine rağmen sahada inanılmaz mücadele etti. Maçın ilk dakikalarında bir net pozisyonda buldu. İnanılmaz efor sarf ediyorlardı, seneye bu futbolcular bu takımda aynı şekilde olursa Ankaragücü takımı çıkar

Bu maçta Alex, Cristian yoktu ,Selçuk ve Dia sahadaydı. Stoch, Alex’in yerindeydi. Ama dün kendini yormadı. Dün çoğu oyuncu kendini yormadı. Alex’in yaptıklarını yapamadılar. Sow ile golü bulduk derin bir nefes aldık. Sow maç genelinde de başarılıydı. D ia’nın pasına da ayrı parantez açmak gerekir. İkinci yarı daha çok gol atabilirdik ama bunu beceremedik.

Ne zaman gol atsa Fenerbahçe takımı geriye yaslanıyor. Bu da takım adına ve taraftarlar adına iyi bir şey değil. İkinci gol son haftalarda büyük düşüşte olan Mehmet Topuz’dan geldi. Geçen sene oynadığı oyunu bu sene mumla aradığımızı söylememiz gerekir.

Derbi için Fenerbahçe gerekeni yapacaktır. Rakibinden fazla mücadele edersen onu ezersin. Futbol bu belli olmaz. Derbi maçın kilit adamı bizden Sow olur. Bir de derbi’nin Cuma günü oynanması planlanıyor.




04 Mart 2012

Fenerbahçe -6 Gençlerbirliği -1 : MÜCADELE

Uzun zamandır böyle rahat maç izlememiştim. Maçın başından itibaren bunu belli ettiler. Aylardır eleştirdiğimiz Mehmet topuz bu maçta her şeyi yaptı, Cristian’ın da ondan aşağı kalır yanı yoktu. Mücadele vardı sahada . Haftalardır eksik olan tek şey buydu. Ama Aykut Kocaman yerle bir edildi. Yine aynı kadro sahaya çıkmıştı. Stoch’un şık golüyle öne geçtik.

Topa öyle vurdu ki kaleci baka kaldı. Maçın gidişatı bu yöndeydi . Fark açılacaktı ve sonrasında öyle oldu. Keşke daha önceki haftalarda da böyle bir Fenerbahçe sahada izleyebilseydik. Bütün oyuncular birbirine yardım ediyordu. Diğer maçlarda göremediğimiz bir takım vardı sahada. Ve takımın Puan kaybetmeye tahammülü yok artık.

Goller peş peşe sıralanıyordu. Stoch, Sow, emre, Alex ,Dia. Ve uzun zamandır böyle skorları özlemiştik ve 6 atılmasıyla Galatasaray’a buradan mesaj da verildi. Üst sıralara oynayan Gençlerbirliği takımına 6 gol atmak da hiç kolay değil. Önemli oyunculara sahip. Ama Fenerbahçe, Fenerbahçe gibi oynayınca rakip önemli olmuyor.

Yeter ki mücadele etsin. Ve Kadıköy’de yaklaşık 36 maçtır yenilmiyoruz ,ama deplasmanda kötü bir karnemiz var. Aykut Hoca’nın Alex’i oyundan erken almasını anlayamadım. Bu yanlıştı. Zaten haftaya cezalı, son 10 dakika kala oyundan alsaydı bir şey denilemezdi. Her şeye rağmen yola devam ediyoruz bütün engelleri yıkarak…

Yazan:Cem Kurtuluş

26 Şubat 2012

Deplase Eskişehir (26.02.2012)




















Nereden  ve nasıl başlamalıyım  hiç bilmiyorum. Çünkü bu yapılanlar bu ülkede kimseye yapılmadı. Bu abartı gelebilir belki ama durum bu şekilde.  3 Temmuzdan beri başlayan süreç yine devam ediyor.  Fenerbahçe taraftarı haksızlığa uğramaya devam ediyor. Çağlayan’da biber gazı, daha öncesinde  yapılanlar ve bunun çabası...

  Çoluk çocuk genç yaşlı ayırmadan sıkılan tazyikli sular ve hepsi Polis Devletinin olduğunu kanıtlıyor. Eskişehir deplasmanı için 1 ay önce otobüsler dolmuştu, büyük bir akın olacaktı Eskişehir’e.  Otobüslerin bir kısmı Salı pazarından bir kısmı da başka yerlerden kalktı. İnanılmaz kalabalık vardı. Daha önce bilet sıkıntısı vardı, bu çözüldükten sonra herkes yolculuğa hazırdı.  Sabah 11.00 gibi yola çıktık. Çok durakladık ama, saat 17.00 gibi Eskişehir’deydik. Yaklaşık 25 otobüs arka arkaya bekletildi.  Bütün otobüslerde bilet alanlar vardı.  Edinilen bilgiye göre içeriye girenlerin bir kısmı sahte biletle girmişti, deplasman yolculuklarında bu doğal olanlardandı. Bir yönden de Eskişehir'in kapasiteden fazla bilet satması durumu eklenince durumlar karıştı. 

15 otobüste dışarıda bekletiliyordu. Artık sabır taşmıştı. Taraftar stada doğru yürümeye başladı, çevik kuvvet de taraftarla yürümeye başladı. Ara sokaklar, bayırlar ve daha neler, neler...   Polis yolu kapatmak istiyordu, ara sokaklardan çıkıyorduk.Her yeri sarmak istiyordu ama buna güçleri yoktu. Bazıları minibüsle stadın yolunu tutmuştu. Bizler halen yürüyorduk stada doğru. Bir yerde kıstırılacaktık elbette.  Onlar yolu kapatırken biz farklı bir yönden gelip onları şaşırtıyorduk. Bu muamele " Türkiye’de sadece Fenerbahçe taraftarına yapılıyor’’.  Polisin bize yaptığı muamele hiçbir gazeteci yazmaz, hiçbir medya yazmaz çünkü onlar işine geleni yazarlar. Bu da Polis devleti olduğunun bir sonucudur.. O kadar biletli taraftar Eskişehir stadına sokulmadı. Gidenler de çıkmak istedi. 

 Eskişehir yönetimi ve kulubü, polisi;  bu yapılan muameleyi bu taraftar bilin ki unutmaz!  Bizi bir arada sıkıştıranlar bunlar unutulmayacak, dışarıda bizim gibi bu muameleyi görenler de bunu unutmayacak. 15 otobüs  ve fazlası  rağmen stada giremedi. Maçla ilgili söylemek gereken tek şey;  Taraftarlar stada girmek için kendini parçalarken takımın böyle yapması neyin nesi?

Son olarak Fenerbahçe yönetimine mesajımız;  Taraftarın dışarıda bekletilmesinden haberleri var mı? İşi düştüklerinde hep destek tam destek demeyi ihmal etmeyen yöneticiler umarım Fenerbahçe taraftarının da haklarını korurlar demek isterdik ama bunu sonralarında anlamadıklarını hepimiz her zaman gördük! 


iyisiyle,kötüsüyle; 25 otobüse yakın gidilen bu deplasmanda taraftar dışarıda kaldı. her zaman olduğu gibi taraftar suçlu oldu!

bu deplasmanı yaşayanlar haklıyı da ,haksızı da görmüş oldu...

selametle.


Cem Kurtuluş,2012

13 Şubat 2012

Deplase Karabük: (2012)

Deplasman yolculuklarının her zaman  farkı vardır. Karabük deplasmanı  da klasik olanlardandı.Maçtan 1 gün önce Kadıköy’de arkadaşlarla  evde sabahlıyoruz. İçkiler,muhabbetler, besteler, yemekler her bir şey oluyor . Bir de aklımızda “maça giremeyiz” düşüncesi oluyor, ki bu klasik mevzular. Yine de  bu çok da umrumuzda olmuyor.  Önemli olan deplasman yolu boyunca çektiğin çiledir sözünü hatırlıyoruz. Biletimiz yoktu. Karabük yönetimi biletleri “80 lira”  yapınca çoğu kişi bilet alamamıştı. 


Girenler bir şekil girmişti ama polis kontrolü  sıkıydı bu sene. Geçen sene 250 lira olan biletlere rağmen bu kadar sıkı kontrol olmamıştı.Bu sene işi ciddiye almışlardı.Pazar  sabahı 11 gibi hazırlanıp  yola çıkıyoruz.  Öncesinde ufak bir kahvaltı yapıyoruz ,sonra içkiler alınıyor yola çıkılıyor.  Yol boyunca içkiler içiliyor, muhabbet ediliyor, yine deplasman keyfi yaşandı deplasman otobüsünde. Tezahüratlar eşliğinde yol sürdü durdu.  Karabüğe yaklaşmıştık artık.Nerede çevik kuvvet derken birden çevik kuvveti karşımızda buluyoruz .Sonra taraftarlar otobüslerden indirildi,bir köşede bekletiiyor.

Çoğu kişi biletsizdi,dışarıda kalacaklar  belliydi. Kaçma planları yaparken köşelerden, yine amir bizi gözüne kestirerek   " Çocuklar nereye "  diyerek önümüzde duruyor. 1 otobüs,1 minibüs polis esaretinde tutsak kalıyoruz. Biletlerin Karabükte alıncağını söylemelerine rağmen ,amir taraftarı hiç dinlemiyor. “Sen hikaye anlatma”  diyerek  sözlerini tamamlıyor . Bizden açıkta kalanlar oluyor ,sadece bizden değil.  Başka bir otobüse bindirilerek orda da başımıza bir çevik kuvvet dikiyorlar. 

Dağ başında beklediğimiz yerde  ne dışarı çıkabiliyorduk ne de radyo açabiliyorduk.  İnsanın yok sayıldığı yerde radyoda sesleri duyuyoruz, dağ başında bekletiliyorduk sadece. Karanlık bir dağda arada maçı takip edenler oluyordu internetten yorumlardan gol yediğimizi öğreniyorduk.

 Dağ başında bekletilip içeri giremesek de “ mevzu,deplasman otobüsünde o havayı solumak “ desturuyla belki avunuyoruz. Yine de girilmeyen,dağ başında bekletilen bir deplasmanı daha hanemize yazıyoruz böylelikle.

 

Cem Kurtuluş, 2012

30 Ocak 2012

Fenerbahçe -2 Mersin İdman Yurdu-1: İki Ayrı Fenerbahçe

Son maçlara baktığımızda hep sahada iki ayrı Fenerbahçe olduğunu görüyorduk. Bu, bu maçta da devam etti. İlk yarı  skor 5-0 olabilirdi. Mersin’in hiç atağı yoktu. Fenerbahçe atak üstüne atak yapıyordu.  Volkan’ın eline ilk yarı top bile değmedi. Tempo çok yüksekti bunun sonucunda da 2 gol geldi.

 Bienvenu ve stoch gollerin sahipleriydi. Stoch, yine enfes bir gole imza attı. Bu gollerini bu sene çok görüyoruz.  Bienvenu’da önüne düşen topta güzel bir gole imza attı. Bu maçta ailesinin gelmesi ve Sow’un transferiyle Bienvenu daha farklı oynadı.

Stoch oyunda yoktu ama bir golle ben buradayım dedirtti. Özer,bu maçta en iyi oyunlarından birini çıkarmasına karşın maçta ıstıklandı.  Güzel işler yapmaya çalıştı maçta. Alex’te her zaman ki gibi aralara klas paslar attı.

Gökhan’ın sakatlanarak çıkması takım için hiç iyi olmadı.   İkinci yarı ,sahada bambaşka Mersin İdman Yurdu takımı vardı.  İlk yarıdan ders almış gibiydiler. 75.Dakikaya kadar Fenerbahçe’nin atağı yoktu.

  Devamlı Mersin ataktaydı ve gol geliyorum demişti, golü de erken buldular.  Bu oyuna eminim taraftarlarda şaşırmıştı.  İkinci yarı, Fenerbahçe atağa hiç çıkamadı. Cesur oynayan Mersin İdman Yurdu takımıydı,yenilseler de bu cesaretlerini başka maçlarda sürdürmelerini de beklerim.

 Maçın sonlarına doğru Kaleci’nin korner kullanılırken gol atmak istemesi de aklımızda kalanlardan. Bu maçta da Fenerbahçe Korku tünelinden geçip 3 puanı kendi hanesine yazdırdı. Özellikle en ciddi rakibi Galatasaray’ın puan kaybettiği haftada,haftayı 3 puanla kapatmaları iyi oldu.

Maçta akılda kalanlardan biri; Fenerbahçe Tribünlerinin deplasman yasağına gösterdiği tepkiydi..

Yazan:Cem Kurtuluş

26 Ocak 2012

İ.B.B -3 Fenerbahçe-2

Alex’i tek forvet oynatmak geçen hafta işlemişti ama her hafta işleyemezdi elbette. Karşındaki takım sert savunma yapan, atağa iyi çıkan bir takımdı. Hava buzdu. Bu hava bahane edilemezdi.  Kayseri maçında Alex’in attığı gol kalecinin hediyesiydi bu maçta da ona benzer bir şey yaşandı ama Alex bu defa golü atamadı.

Burada saha koşulları da önemli.  İlk yarı boyunca sahada pozisyonu olmayan bir Fenerbahçe vardı.  Oyunda  elle tutulur bir oyun yoktu. İ.B.B’nin 9 kişiyle savunma yapması gözümüzden kaçmadı. Bu savunmanın aynısını başka takımlara karşı da yapmasını isteriz. Golden sonra Arif Erdem’in bu kadar sevindiğini hiç görmemiştim.  Defans yoktu, orta saha baskı yapmıyordu, forvetsizdik.

 Sivas maçındaki gibi olmasa da bu maçta ona benzer bir tablo vardı. İkinci yarı  sahada daha farklı bir Fenerbahçe vardı. İkinci yarının başlarından itibaren top hep Fenerbahçe’nin ayağında oldu.  Ve ikinci yarı görevler değişmişti. Bilica çıkmıştı oraya Ziegler geçmişti Yobo tek stoper oynuyordu.

 Çoğu zaman Ziegler ileri geçiyordu. Orhan,gökhan’ın yerinde oynuyor ama hep geri pas atıyordu takımın oyununu yavaşlatıyordu. Henry Bienvenu girse de pek etkili olamadı. İ.B.B savunması buna geçit vermedi. Emre’nin golüyle rahatlasak da sonrasında İ.B.B’nin golü takımın moralini bozdu. 

İ.B.B’li oyuncuların Arif Erdem’in öğrenciyiz mesajı verdiğini yerde yatan Doka ile gördük. Dokunmasa bile düşen bir oyuncu Doka.. Webo’nun üzerine basılsa da bu kadar kıvranmasına da anlam veremedim.

 Skor 3-1 ‘e geldiğinde Alex’in golü rahatlattı gibi gözükse de maçın böyle biteceği belliydi.  Soğuk havaya rağmen takımını yalnız bırakmayan Fenerbahçe taraftarına sonsuz teşekkürler.. Son olarak Arif erdem ,umarım bu 9 kişilik savunmayı başka takımlara da uygular..

Yazan:Cem Kurtuluş

23 Ocak 2012

Fenerbahçe -4 Kayserispor- 0: Lefter'in Torunları !

Saraçoğlu’nda ‘’ Koca Kaptan ‘’ Lefter’in soluk sesleriyle başladı maç. Ver Leftere, Yaz Deftere sloganı dillerden düşmedi maç öncesi devam etti. Stat yavaş yavaş doluyordu statta yerimizi almıştık.  Sadece birkaç siyah beyaz belgesel görüntüsünden izlemiştik onu. Anlatılanlardan tanımıştık Lefter’i.

Onun büyüklüğü Fenerbahçe gibi başka bir büyüklüktü. O büyüklüğe erişilmez. Çubuklunun simgesidir Lefter. Bütün golleri maçta Lefter atmıştı. Her gol geldiğinde ‘’LEFTER ‘’ ismi yükseliyordu.

  Lefter’ler kolay yetişmiyor,gün geçtikçe umarım Lefter’ler daha çok yetişir.  Maç öncesinde Alex’in forvette oynayacağını duyduğumda bunun iyi olmadığını düşündüm ama maç başladığında stoch ile alex birbirini tamamlıyordu. Alex’in yokluğunda stoch da Alex’i çok aratmamıştı.

 Ama yine de Alex’in sahada varlığı yetiyordu.  Gol kalecinin hediyesi  ve basit..  İlk yarıda pozisyon vermedik Kayseri hücumda etkisizdi.  Golü attıktan sonra kontrollü oynamaya başladık.

 İkinci yarı oyun daha da hareketlenmeye başlamıştı. İki takımın da karşılıklı pozisyonları vardı. Kayseri,ilk yarıya rağmen ikinci yarı iyiydi. Ama İkinci yarı sahanın her yerine basan bir Fenerbahçe ortadaydı.

 Pozisyon üstüne pozisyon üretiyorduk. Stoch, maçın en klas golüne imza attı ,sahanın her yerine koştu ,yardımlaştı,görevini yerine getirdi kısacası.  Yolumuza devam ediyoruz. LEFTER’e selam olsun !

Yazan:Cem Kurtuluş

17 Ocak 2012

Manisaspor -1 Fenerbahçe -2: Lefter İçin..

Lefter’in ölümünden ötürü bütün Fenerbahçeliler üzüntü içerisindeydi. Bu maça çubuklu ile çıkılacaktı. Lefter geri gelmeyecekti ama isteği yerine getirilecekti.  Onun da yaşasaydı tek istediği ‘’Fenerbahçe gibi oynayın ‘’ demek olurdu. Son zamanlarını üzüntü içerisinde geçirdi. Lefter’i üzüntü içinde bırakanlara elbette diyecek söz yok.  Mücadele olarak en iyi maçlardan biriydi. Alex yok onun yerine o bölgede Stoch oynuyordu.

 Caner  en iyi oyunlarından birini çıkardı ama kaçırdıklarıyla saç baş yoldurttu. Ayrıca 5-6 kişinin arasına girmesi de hiç de  doğru değil. Gökhan gönül’ün eski performansını mumla arar olduk. Bienvenu aynı yine ama pek pas da  gelmedi kendisine.  Son derece tempolu bir maç izledik.  İki takımın orta sahası  zayıfı.

Emre maçın başlarında sahada görünmesine rağmen maçın diğer kısmında pek varlık gösteremedi. Cristian elinden geleni yapmaya çalıştı. Stoch ara paslarıyla o mevkide oynayabileceğini gösterdi. Kritik paslar attı ama değerlendirilemedi. İkinci yarı bir an olsun tempo düşmedi.  Top iki kaleye çok çabuk geliyordu.

 Caner ikinci yarıda da etkili bir oyun çıkardı çok çalım yapmasına rağmen. Özer  ve Recep değişiklikleri yanlıştı. Aykut kocaman, recep değişikliğinde yönetime mesaj vermiş de olabilir.  Ve maç  neden bu kadar uzadı  diye soranlara cevap hakkımız var doğal olarak.

 Manisaspor oyuncularının bir şey yokken kendini yere atmaları, bir oyuncunun sakatlanıp numarasıyla taç çizgisine kendini atmaması saha içinde hakemi oyalaması ve hakemin bunu görmemesi gibi şeyler sayılabilir. Ve  Manisa Tribünleri ‘’Fenerbahçe Kümeye ‘’ diye bağırırken o esnada gol geldi sonrasında Cristian tribüne koşarak selamını verdi.  Lefter’e selam olsun..

Yazan:Cem Kurtuluş

11 Ocak 2012

Fenerbahçe-3 Gaziantepspor-1: Kötü Futbol ve 3 Puan

Fenerbahçe iki devre halinde iki ayrı takım görüntüsü izlenimi verdi. Defanstan kopuk, pozisyon üretme konusunda sıkıntılı bir takım görüntüsü. İlk 11’de gökayı gördük uzun zaman sonra. Bu da mecburiyetten oldu. Emre’nin sakatlanmasından sonra alternatif olmadığı için Gökay ilk 11’deydi. Maçın ilk 10 dakikası Fenerbahçe adına hiç iyi geçmedi. Çünkü Gaziantepspor o ara maçı 3-0’a getirebilirdi.

Volkan bunu önledi. O ara gol geliyorum demişti ve sonrasında Fenerbahçe atağa çıktığında Gaziantepspor’un golü bekir ozanla gelmişti. Gaziantep iyi top oynamasına rağmen aynı zamanda sert futbol oynuyordu. Hakem bu hareketlere göz yummuştu ama sonrasında seyirci baskısından biraz da kart veriyordu.

 Kerim’in oyundan atılması da böyle oldu. Ama o pozisyonda sarı kart olduğu gayet ortada. Sonrasında bütün oyuncuların itiraz etmesi de var tabii. İlk yarı Gaziantepspor’un üstünlüğüyle sonuçlanırken ikinci yarı bambaşka bir Fenerbahçe sahadaydı. Alex ve stoch ile gol arıyordu Fenerbahçe .

 Sonunda golü Stoch ile bulmuştu Fenerbahçe.  O arada Fenerbahçe baskıyı arttırınca ikinci gol de gelmişti.  Alex’in farkı ortadaydı. Yıldız olmanın,lider olmanın ötesindeydi o gün yaptığı. Cristian baroni ile paslaştığı pozisyonda da gösterdi bunu. Hakem’e gelince hakem  iyi maç çıkarmadı. Maçın oyuncuları Alex ve stoch idi. Özellikle Stoch ilk yarı ve ikinci yarı çok çalıştı. Sınıfta kalan oyuncular sınıfına da Semih’i ekleyebiliriz. Ve Forvet sorunu halen devam ediyor. 

Yazan:Cem Kurtuluş

05 Ocak 2012

Orduspor -1 Fenerbahçe-1 : Alex'in Olmayışı!!

Alex’in olmadığı bir maçta ‘’Fenerbahçe ‘’ nasıl olur sorusu muhakkak akıllara gelmiştir. Alex ‘siz bir Fenerbahçe’nin eksik olduğu  ortada.  İlk yarıda top Fenerbahçe’nin ayağında gibi gözükse de ciddi ve net pozisyon yoktu.  Aykut Kocaman’ın vazgeçilmezi Özer ilk yarı boyunca Fenerbahçe taraftarına saç baş yoldurttu. Ama Aykut Hoca’nın Özer’de halen diretmesini anlayamadım. 

Orduspor etkili gibi gözükse de onların fazla etkili olmadığı görülüyordu maçta. Stancu orduspor adına güzel bir gol attı.   İlk yarı böyle bitti. İkinci yarı 2 değişiklik oldu. Fenerbahçe daha fazla baskı yapan taraf oldu. Emre’nin golüyle derin nefes aldık.    Volkan’ın yüzde yüz çıkardığı bir pozisyon var onu da unutmayalım.  Dia oyuna girer girmez klasını gösterdi.

Oyuncuları peş peşe arkasına takıyordu. Bazı pozisyonlarda faul olmasına rağmen hakem bunu göremiyordu.  Ama ilk yarıdaki Fenerbahçe ile ikinci yarıdaki Fenerbahçe arasında oldukça fark vardı. Ama bir türlü gol pozisyonuna girilemiyordu. İkinci yarının  en etkili ismi şüphesiz Dia idi.  Bienvenu sonradan oyuna dahil olsa da yine vasattı. Golcü sorunu halen çözülemedi.  Orduspor’u başarılı oyunundan dolayı kutluyorum.  Umarım bütün lig boyunca bu oyunu devam eder. 

Yazan:Cem Kurtuluş

19 Aralık 2011

Fenerbahçe -1 Trabzonspor-0 :Fenere selam,şike'ye devam

Son 6 aydır yargısız infazlara,haksızlıklara  isyan etme günüydü  bu maçın olduğu gün.  Fenerbahçe taraftarı bu maça özel olarak hazırlanmıştı eğer ki aksi bir sonuç olsaydı farklı şeyler olabilirdi. Biletler günler öncesinden karaborsa’ya düşmüştü,Fenerbahçe taraftarı biletleri tüketmişti.  Migros tribünü uzun zaman sonra tribünde inanılmaz performans sergiledi.

Sarı-Lacivert-Şampiyon –Fener   tezahüratını da başlatan onlardı. Belki de bunların hepsi bu maça özel bir şeydi. Şehir dışından çok sayıda cefakar Fenerbahçe taraftarı gelmişti.
Günler öncesinden hazırlanan koreografi’ye diyecek bir şey bulamıyorum. 

Büyük emek verildiği ortada. Stattaki pankartlar her şeyi gözler önüne seriyordu. Maç öncesi takım çağrıldı. Bunun öncesinde bu hafta tartışılan emre-Aykut kocaman olayı vardı. Bunlar da tatlıya bağlanmıştı artık. (Aykut Kocaman'a hak vermiştim bunun altını çizmeliyim)

Fenerbahçe ,maça  taraftarının desteğiyle hızlı başladı.  Kaygan zemin vardı ama bu bahane olamazdı. Hakem,Trabzon’un sert oyununa göz yumuyordu,olmadık yerlerde oyunu kesiyordu.  Statta bizler desteğimize devam ederken o esnada Mehmet topuz’un golü geldi. Gol sevincini teknik heyetle ve taraftarla paylaştılar.

 İlk yarı oyunun hakimiydik. İkinci yarı tablo biraz daha değişmişti.  Trabzon 10 kişi kaldıktan sonra daha çok mücadele etmeye başladı.  Kaçırdığı pozisyonlarda vardı. Bizim kaçırdıklarımızın yanında ne kadar etkiliydi orası tartışılır. Alex, gününde olsaydı her şey farklı olabilirdi. 

Serdar kesimal yine bu maçta kendini gösterdi. Sıfır hatayla oynadı diyebiliriz. Aynı geçen hafta oynadığı gibi.  Trabzonlu tolga da dün maçın en iyilerinden biriydi .  Fenere selam şikeye devam..

Yazan:Cem Kurtuluş

13 Aralık 2011

Deplase Bursa: Bursaspor -0 Fenerbahçe-2
















" Fenerbahçe yıkılmaz,cümle alem bir olsa başa çıkamaz" 

Sezon başından beri en çok şikayetçi olduğumuz konuların başında Deplasman geliyor. Nedeni gayet basit. Deplasman maçlarının hafta içine iş gününe,okul günlerine denk  gelmesi nedeniyle bir çok sorun çıkıyordu. Yine bir iş günü ama önceden planlar yapılmıştı Bursa için yola çıkacaktık. Kimileri iş dolayısıyla gelemedi,kimileri bu iş’lerini daha önceden halletmişti.

Pazartesi öğlene doğru yola çıktık. İçkiler,börekler,kekler hazırlanmıştı otobüse binmiştik. Otobüs dolmuştu, makaralarla,bestelerle birlikte Bursa’ya doğru yol almaya başladık.    Yalova’ya gelmiş,Bursa’ya doğru ilerliyorduk.   Bursa sınırında Polis konvoyuyla karşılaştık. Polis orada bizi  bayağı beklettikten sonra stada yaklaştık.

 Stat öncesinde biletleri alacaktık,öyle de oldu. O esna da biletleri beklerken yapılmış yeni beste vardı. O besteye büyük coşkuyla katıldık. Beste yazının girişindeki gibiydi. ‘’Fenerbahçe yıkılmaz,cümle alem bir olsa başa çıkamaz’’. Besteyi sıklıkla tekrarladıktan sonra polisler ,biletleri alanları stada gitmesi yönünde uyardı.

Tezahürat ederek gidiyorduk. Stada gidiş güzergahı bu defa değişmişti. Bilet sırasına girdik sonrasında. Alkollü  olanları polis almıyordu ve bazı alkollülere nasıl davrandığını ben yazmayayım buradan.  Alkollü olduğundan dolayı almayabilir,ama biletini de vermiyordu. Stada girmiştik,pankartlar yerine asılıyordu. Tribünsel mevzuları fazla uzatmazsak; Maç sonrası yönetimin tribüne gelip taraftarı selamlaması şaşırtıcı ama iyiydi. 

Sonrasında taraftar’’Ali Koç,Alex’i buraya getir’’ diye tezahürat etti, sonrasında Alex taraftarın karşısına çıkmıştı.  Alex,taraftarı selamladıktan sonra ‘’Beni yak,mangalı yak köfteci Yusuf ‘’ sesleri yükselterek yolumuzu Köfteci Yusuf'a doğru yönlendiriyorduk. 


Cem Kurtuluş,2011


08 Aralık 2011

Galatasaray -3 Fenerbahçe -1 : Taraftarın Her zaman senin yanında Fenerbahçe

Galatasaray, haklı bir galibiyet aldı.  Öncelikle Aykut Hoca’nın kadroda değişikliğe gitmesini anlayamadım. Geçen haftanın en iyisi olan stoch bu hafta kenarda oturuyordu . Yabancı kontenjanına takılıyor desek ona da takılmıyor . Orhan şam veya serdar kesimal diye iki oyuncu var bunlar bilica’nın yerinde oynayabilirdi.

 Ama Aykut hoca tercihini bilica’dan yana kullandı. Ve bilica maç boyunca Fenerbahçe taraftarına saç baş yoldurttu. Galatasaraylı oyunculara maçın ilk dakikalarından itibaren bir pas verdi,golle sonuçlanmasa da golün habercisiydi o pozisyon. Volkan Demirel’in harika kurtarışları vardı ilk 20 dakika. Fark olurdu ama volkan buna izin vermemişti.

 Sonrasında Galatasaray yine yüklenmeye başlamıştı.  2 gol buldu,bunlardan biri bilica’nın topu boş pozisyonda taça atmamasından dolayı oldu. Gol de volkan’ında hatası olduğunu söylemeliyim. İlk yarı bitti ve  ikinci yarı başlamıştı. İlk yarı oynanılan aciz futboldan sonra ikinci yarı oyuna stoch ve semih girdi. İlk yarıya göre daha iyiydik.

 İlk yarı pozisyonu olmayan bir Fenerbahçe,ikinci yarı sürekli topa sahip olan Fenerbahçe.  Stoch ,girdiği andan itibaren etkili oldu. Semih te elinden geldiği kadar mücadele etti. Yeterli olmadı ama yine de bir şeyler yapmaya çalıştı.

Stoch’un direkten dönen bir topu vardı o gol olabilirdi. Sonrasında ikinci yarı Galatasaray bir köşe vuruşunda Melo’yla bir gol buldu. Çok şanslı bir goldü. Sonrasında Alex bir gol attı maçın skoru belirlendi. Galatasaray uzun süre sonra haklı bir galibiyet aldı. Deplasman yasağı bulunan Fenerbahçe taraftarı,stadın içinde gözükmese de orada takımını yalnız bırakmadı. Deplasman yasağını protesto etmeyen taraftarlar da ayrı bir boyut.  Bu arada Aykut kocaman'ın hataları olabilir ama bu zor günlerde Aykut Kocaman'ın yanında olmalıyız.. 

Yazan:Cem Kurtuluş

28 Ekim 2011

Deplase İnönü (28.10.2011)




















1 Haftadır Fenerbahçe taraftarı işkence çekti. İnternetten çıkan biletler herkesi sıkıntıya soktu. Kimileri aldı bileti, kimileri alamadı. Biletix’in oyunlarıyla sistem çöktü. Biletler 11.00’de çıkması gerekirken 11.15 te çıktı. O 15 dakikada neler oldu kim bilir bu işi kovalayan herkes bilir. Biletler alındıktan sonra Fenerbahçe taraftarı maça gidemeyecek denildi. Herkes şaşkına döndü. Bu kararı alan yöneticilerdi. İnsanlar ne yapacağını şaşırdı. Bu karardan sonra valilik izin verdi ama biletix bir süre biletleri basmadı. Sonra ani bir kararla biletleri bastılar. Elinde bilet olmayanlar eski maç biletleriyle maça gireceklerdi. Bunun öncesinde stadın önünde toplanmıştı herkes. Fazla kalabalık yoktu. Orada konuşurken 200 biletin kulüpte olduğunu öğrendik.  Ve Kabataş a geçmek için hareket edecektik.


Polis bir süre bekletti. Beşiktaşlılar vapurdan hareket yapıyor,bunun karşılığını alıyordu. Bira şişeleri, şarap şişeleri, havai fişekler vapurun üstüne yağıyordu. 2.Vapur geldiğinde yine Beşiktaşlılar hareket yapıyordu,yine havai fişekler vapura atılıyordu. Sonra vapur yanaşmış Fenerbahçe taraftarı turnikelerden atlayarak vapura biniyordu.  Vapurda meşaleler yanıyor,havai fişekler atılıyor,tezarühatlar söyleniyordu. Agresif bir tribünün habercisiydi hepsi. İnönü deplasmanlarının olmazsa olmazı olan o agresif tribün yapısı da belli edecekti kendisini.

Kabataş’a geldiğimizde çevik kuvvet kontrolünde stada gidiyorduk. Yaklaşık 2000 kişi vardı. Ama 2000 kişiyse 1000 kişinin bileti yoktu. Kimileri eski biletlerden dolayı gözaltı yapılıyor, kimileri giremiyor o kadar kalabalığa dayanamıyordu, Kimileri de kapıyı zorluyordu. Ama güvenlik  çok fazlaydı. Ben ve arkadaşım da eski bilet vardı. Polisler bizi çıkarmıştı. Yukarıda sırada olanlar vardı. Onlarda dışarı çıkmıştı. Çünkü yukarıda sırada olanlar nefes alamıyordu.  Orada olanlardan birkaç şeyin altını çizmek gerek. Kalp krizi geçirenler, nefes nefese kalanlar, ayağı kırılanlar,orada sıkışanlar, hastalığından dolayı çıkmak zorunda kalanlar. Kalabalığın zaten izahı yoktu buna alışıktık,ama polisin uyguladığı baskının da izahı yoktu. Sonuç olarak tribün bu kadar zorlamaya rağmen o nefes alamamalara karşın maçın başlarından itibaren  Beşiktaş müzesinden girişini yaptı. “ Söyleyin bize bu ne sikim bir  müze    bestesi de bu maça özel çıktı.       


“Yıllardır seninle geldik her yere “  bestesi de bu tribünün geleneğinde vardır.


Cem Kurtuluş, 2011/ İnönü Deplasmanı...(2-2)

24 Eylül 2011

Deplase Kayseri : Kayserispor -0 Fenerbahçe -1 :






















Deplasman tribününün her zaman başka olduğuna inananlardanım. Her şeyi ayrı. Otobüsteki muhabbetler,tanımadığın insanlarla tanışmak,onlarla yediğini ve içtiğini paylaşmak ve başka şeyler. Kayseri deplasmanına yolculuğumuz Perşembe gecesi başladı. Saat 12.00 gibi Kadıköy’de beklemeye koyulduk.  Can sıkıntısından dolayı dolandık ,bira almaya gittik. Otobüs gece 01.00 gibi hareket etti. Alkol olayını çözmek için  yakınlarda bir yerde durduk alkolümüzü aldık. 

 Otobüs tekrardan hareket etmeye başladı. Sakarya ve Düzce’de yeniden durduk. Kırıkkale’ye 20 km kala kahvaltımızı yaptık. Sonra tekrardan yola koyulduk. İnsanlar  Cuma namazını kıldıktan sonra insanlar tekrar yola koyulduk,zaten o ara Kayseri’ye gelmemize az mesafe kalmıştı. 30-45 dakika kalmıştı Kayseri’ye ulaşmıştık. Sonra polis kontrolünde kimlik kontrolü yapıldıktan sonra yola koyulmuştuk. 

Polis kontrolü yapıldığı esnada yağmur yağıyordu. Her ne kadar iyi gibi görünse de hemen otobüse bindik. Bir süre sonra yağmur durmuştu. Kimlik kontrolü yapılırken epey beklemiştik. Neyse ki artık stat yakınlarına gelmiştik. Öylece zamanın geçmesini bekleyip,maç saatine odaklanmıştık. 

  Stat’a girmiştik öylece oturduğumuz yerden tezarühatlar giriyorduk. Futbolcular sahaya çıkmış futbolculara yumruk şov yaptırıyorduk. Büyük Kaptan büyük sevgi gösterisiyle tribüne çağrılmıştı,sonrasında Uğur Boral çağrılmıştı. Maç başlamıştı bizde tribünden desteğimizi vermeye başladık. 

İlk yarı iyi  tribün yaptık. Caner’in golüyle öne geçtik.  Sonrasında iyi oynadığımızı söyleyemem. Farklı bir skor beklemiyordum. O kadar sakatlığa rağmen maçı 1-0 kazanmamız da bizim için yeterli bir skor,ama bu bahane olamaz.  Kayserispor, atak üstüne atak yapmasına rağmen gol atamadı. 

Ama tribünden  yanılmıyorsam kayseri’nin verilmeyen bir penaltısı vardı. Ama doğru görmemiş de olabilirim.  Maçın bana göre en iyi oyuncularından biri Yobo idi. Yaptığı hamlelerle bunu gösterdi. 

Onun haricinde zor bir deplasmanı geride bıraktık. Kayseri dönüşünde ise hepimiz yorgunduk. Ama tezarühat yapmaya devam ediyorduk . Gidiş’in uzun dönüş’ün daha kısa geldiği bir deplasmandı. Mersin deplasmanında görüşmek üzere.




Cem Kurtuluş