// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

Kaybeden Tribi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kaybeden Tribi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2010

Sercan Candemir- Geçer Gider (2010)





















Geçer  Gider üç hafta önce raflara düşen çiçeği burnunda  bir çalışma. Hatırladığım kadarıyla 28 Şubat'ta bazı web sitelerinde paylaşıma açıldı ve çıktığı günden beri eminim dinleyen de bağımlılık yarattı. Formül yine bildiğimiz gibi... İmkanlar dahilinde her şey, olduğunca, gücün yettiğince çalışma;  Kaptana, Kesmeşeker’e ve kaybeden uçsuz bucaksız azınlığa ithaf edilmiş durumda...

Biranı al, şöyle biraz yürü; uzakta belki birşey görünür  ya da  en iyisi biraz sessiz kalmak, belki sessizlik  bünyeye iyi gelecektir. Hayattaki zorluklar, kendimizi kaybetmenin ödülü, eski düşler, eski dostluklar, eski hatıralar, eskilere ait ne varsa, hayat durmadı yine de devam ediyor eksik bir şeyler olsa da... Eksiklik hep vardır zaten, olmalıdır da; zira ne zaman bir şeyleri tamamladık diye yola çıksak bir şeylerin eksik olduğunu anlarız.


"Bir varmış bir yokmuş" masal gibi başlayan ama hayatın ta kendisi bir şarkı. Yorgunluk bizi sarmış durumda şu ara, yeni sözler yeni şarkılar yeni oyunlar yeni olan her şey.  "Dostum anladık, hayat o kadar şiirsel değilmiş" belki de son sözün söylendiği yer burası. Sercan yine iyi iş çıkarmış . Bu kayıtları nasıl yapıyor anlamak güç, ama o bunun üstesinden gelen bir isim.  Bir o, bir gitar bir de bilgisayar (o da düzenlemek için.) Böyle devam...

"Ben Hala Aynı Ben" biraz eskiye dönüş yapmanın zamanı geldi. Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir sözüyle benzerlik göstermese de şarkıyla birlikte o sözü hatırlamamız kaçınılmaz oluyor.

"Dedim  Selam" isimli parça  Kesmeşeker'e, kaybedenlere ve uçsuz bucaksız azınlığa ithaf edilmiş. Defalarca dinledim ve fark ettim ki geçmişten kayıplar, özlem duyduğumuz şeyler bu parçada toplanmış. Birçok gülüşe ve ardından gelen birçok şeye aldanmışız çoğu zaman. 


"Bu şarkıda olmadı, şimdi vazgeçsek Cenk Taner söylese biz dinlesek’’ dizesi ile büyük kaptana buradan selam olsun... "Kaç feetteyiz ne kadar sürer kaptan, gerçi fark etmez seninleyken".  Arkadan gelen sesler "farketmez" diyor;  gerçektende hiç fark etmez kaptan.

"Ortalama bir insan ömrü ne kadar" parçasındaki  vokal ve gitar kayıtlarını sevdim, farklı bir şey olmuş. Gelip geçen bir dünyaya ait olan bizler yaşıyoruz ama bazen farkına varamıyoruz bazı şeylerin. İnsanoğlunun doğasında olan bir şey.

"Kaybedenlerin Şarkısı" na geldik bir çırpıda.  Kaybedenler, kazananlar, defans yapanlar, galip gelenler, hayata karşı tutunanlar, işte böyle garip bir şey hayat. Savunma yapmasan yenik düşersin, mücadele etmesen kaybetmeye mahkumsundur. Çoğu zaman hayata karşı yenik düşmüşlüğümüzde vardır. Bertolt Brect, "Her insan kendi adasında yaşar" diyor , bu da bu şarkıyla eş değer.

"Sessizlik" sessizliğin tanımı her birey için değişebiliyor. Can sıkıntısı, dertler, sıkıntılar bunlar hayatın olmazsa olmazları arasında maalesef, sessizlik işte burada çıkıveriyor karşımıza , sessizlik iyi geliyor. Bazen kimsenin sesini duymak istemiyoruz. Sakinlik, sessizlik, huzur.  Bu parçada  Sercan bizleri uzaklara götürüyor, hem de sessiz bir şekilde. "Sessizlik aldı beni yanına" diye de sözler açığa çıksın.

"Ya Bir An ya da Bir Yüzyıl" benim için müzikte sözlerin önemi her zaman önplanda  olmuştur. Sözler müzik ile ,uyum içinde olmalıdır ve uyum içinde olduğu zamanda tadından yenmiyor. "Dedim Selam", "Bir varmış Bir yokmuş", "Ben hala aynı Ben" parçalarından sonra bende bağımlılık yaratan parça... Hani böyle şeyleri söylemek  basit görünebilir. sokaklar, hayat, o, bu, şu, yalanlar üstüne kurulan şeyler, dertler, ihimaller,olasılıklar ve birçok şey ama hayat devam eder. Ve o nakaratlardan bir kesit;

"Oysa biz o  bir yüzyılı,geride bırakan çocuklardık."

"Geçer Gider" demoya ismini veren parça.  Bütün melankolik unsurları bir araya getiren bir odaya kapanmış gibi sadece kendinle konuşmanın sesini dinleyen notalara sahip.  Birden akıllara Kesmeşeker’in  "Bu bir yaşam sakin ol geçer gider" sözleri geliyor.  Ve sonrasında Sercan'ın edasıyla  Geçer gider diyelim…

İşin özü Sercan Candemir dinleyicilere yine  güzel bir müzik ziyafeti sunmuş, bize de dinlemek düştü. Bir yüzyılı bırakan çocuklardan güzel bir hediye dinleyiciye, her şeyden önce dinleyeceğiniz bu çalışma ruhu olan bir çalışma! 


Cem Kurtuluş, 2010

26 Şubat 2010

Sercan Candemir - Kaybettim Kendimi (2009)




















Tek başına savaşmak çoğu zaman insana güç gelir.  Ne kadar didinse de bir şeylerle insan  sorunlar hayatta hep vardır. Dertlerden yakınırız. Mutluluğa takılırız, geçmişe geleceğe dair kendimize sorular sorarız. Yarın var mı deriz. Ama vardır işte bugün gidersin yarın gelirsin. Yarın hep devam  eder. Kaybettiklerimizle yaşarız, insanın içinde umut vardır. Umut bizi yaşatan tek şeydir. Ve Sercan Candemir nam-ı değer Jerry bizlere ne yaptığını söylüyor.

"Evet, biz kaybeden tribi yapıyoruz’’

Sercan Candemir eline almış klasik gitarı ve bizi uzaklara nasıl götüreceğini düşünmüş. Sercan’ın hayatına dair, insanlaraa  dair herşey var demoda. Ve Kaybettim Kendimi adlı çalışmayla karşınızda Sercan Candemir, ama onun yaptıkları kaybeden tribi. Tüm yaptığı bu.

"Kaybettim Kendimi": Son iki üç dört şarkı başlar diye şarkıya  girer.

Hayaller bizi ayakta tutan şeyler değil mi şu hayatta. Fırtınalar kopmuş, sessizliği isteriz çoğu zaman yalnız kalmak insana iyi gelecektir. Hayallerini kaybeden insanın kaybedecek bir şeyi yoktur bu hayatta. Umutsuzluk yasak olmalı, umut var olmalı.  "Kaybettim kendimi, tüm hayallerimi" deyişiyle her şey anlatılmış zaten...

"Serenin Şarkısı" isimli parçaya ilk dinlediğimden beri takılı kaldım. Yollarda geçen bir adamın sözleri, yalnızlıkla tek başa kalmış insanların şarkısı. O  güzel bu güzel diyip laf ebeliği yapmak istemem.

"Şehir uzakta ben kendim yollardayım" dizesi herşeyin özeti. Hayallerle dolu olan bir insan düşünün. Hayal çok şeydir çok,onların yaptıkları da çok şey. Tek bir kişi yapıyor gibi gözükebilir size ama içinde kaybeden tribi ruhu var.

"Seni Düşünmek" hayatın yorgunluğu ve tüm güçlüklere karşı tek başına savaşmak üzerine...
Hayatın yorgunluğu üzerimizde, tek başına savaşmak insana güç gelir. Yorgunluğu üzerimizden atamayız, sıkılırız bir şeylerle uğraşırız zamanı geçiririz öyle. Girişi insanı rahatlatıyor,zaten tek gitar var. "Herşeyin bir bedeli, bedeli varmış; yalnızlıkların bedeli varmış" sözleri aklıma Kesmeşeker’in "Gerçekten Özleyince" şarkısının nakaratları geldi.

"Kendini Bil"in hikayesi diğer parçalara göre daha hareketli.  Daha önce dinlememiş olsam şarkıyı"  insanın kendini tanıması"  olarak tanımlardım. Melodiler oyun melodilerine benziyor. " Ne diyorduk" deyişi bir anda bana Kesmeşeker’in "Duymuştum Şehirdeyim" şarkısını   hatırlattı.

"Derinden", derin uyku adamı diye  söze girmek ne kadar doğru olur bilemem, benimki de bir 
Cenk Taner sözü işte. Biraz sakinlik, biraz yol , biraz da deniz havası katıyor Sercan bu şarkıya, sakinlik ağır basıyor. " Kendi dertlerimle yaşıyorum kafamda bitmeyen sorular, cevaplarr! " 


"Ne çıkar" isimli parçada yine eline almış  Sercan gitarı bizi yalnızlığa doğru götürüyor.
"Neresinden tutsam elimde kalıyordu hayat’’ parçanın kilit cümlesi . " Çünkü Ben İsa da değilim,Musa değilim" sözüyle de bir kurtarıcı olmadığını da söylüyor bize. Bir nevi hayatı tarif ediyor.

2008 yılında Kaybeden Tribi olarak Bu Şehirde demosuyla bizleri selamladılar. Malum demo ile kendilerini tanımıştım ve 2009’da Kaybettim Kendimi ile tekrar kendilerini hatırlattılar. Masaya yatırdığım demo baştan aşağı Sercan Candemir'in eseri ama Kaybeden Tribi ruhu demoya sinmiş.  Sercan Candemir akustik gitarıyla bizi uzun bir yolculuğa davet ediyor.


Cem Kurtuluş,2010

21 Şubat 2010

Kaybeden Tribi - Bu Şehirde (2008)




















Herşey Myspace semalarında dolanırken Kaybeden Tribi'ne denk gelmemle başladı. Sessiz, dinlerken insanı uzaklara götüren melodileri vardı. Onların tanımıyla  yaptıkları müzik sadece kaybeden tribi, çok şey değil... Kim bilir belki de çok şey. Odanızda yalnızlığınızla tek başına ve şarkınız yanı başınızda . Sigarayı yakarsınız, şöyle kafanıza bir şeyler takılır. Geçmişe dair, geleceğe dair hayaller kurarsınız. Karaladığımız şeylerin belki de hepsi Kaybeden Tribi'nde toplanmış, Bu Şehirde demosunda.

Hayat, garip bir oyun gerçekten. Bizi götürdüğü yerler farklı olabiliyor. Çıkmaz sokak girişi var çıkışı yok işte.  Kendi kendimizi eğlendiriyoruz bir şeylerle uğraşarak, zaman geçer mi diyoruz, ne kadar geçer gider desek te bazen o zamana takılı kalıyoruz. Hayat insana bazen anlamlı geliyor bazen anlamsız, yorgunluk gün geçtikçe üstümüze çöküyor.


"Bu Şehirde", Kesmeşeker’e göz kırpan bir parça ve bahsetmeden geçmek olmaz Kaybeden Tribi için zaten herşey Kesmeşeker ile başlamış.  Biraz sessizlik  ve yalnızlık iyi gelecektir. Sadece ufak bir gezinti. ‘’Ne acı ama gerçek, dolduramadık içimizdeki boşluğu’’ dizeleri insanın içini acıtıyor, klasik gitarın her teline vurduğunda içimizden bir şeyler kopuyor. Bu şehirde ama hangi şehirde yoksa kaybolanların bir şehrinde mi, ismi olmayan bir şehir...

"Kadın" neşeli geldi diğer parçalara göre. Biraz hareketlenmek belki iyi gelecektir. Yerini tutmayan bazı şeyler vardır hani, geçip gider desek de geçmeyen, bir ok gibi kalan... Hayali bir kız canlanıyor bu şarkıda kafamda, kim bilir o hayali kız herkesin kafasından canlanıyordur, belki de...

"Bir Sigara Yaktım" genelde isteklerimizin gerçekleşmediği hayat oyununu konu almış. Kaçış planları kuran birini düşünün, ama bütün kaçış yolları kapalı. İşte parçanın bana hissettirdikleri. "Bu yollar bana uzun olmuş". Uzun bir yol,uzun bir hikaye ama kaçış yok...

"Bilmiyorum"
tam bir Cenk Taner şarkısı gibi, çok güzel... Başarılı gitar tonları  harika, içinizi ısıtıyor parça. "Aklım hala on beş  yaşında’’'
deyişi bana Cenk Taner ‘in  "Aşk için tüm yaptıklarım senin için'' sözlerini anımsattı.
Sen giderken: Karanlık bir yolda yürümek, hayat yalnız başına..

Hayat yalnız başına dediğinde aklıma  Cenk Taner’in "tek kişiyim ben hala’’ sözleri dank etti, ne kadar güzeldir. Ne de olsa iki taştan bir kale olmaz artık. Rüyadan uyanmanın vakti gelipte geçiyor. Hayat ile ilgili sözcüklere bolca yer var şarkıda.

"Melek Girmez"
parçası ile bir Sercan Candemir Klasiği ile karşı karşıyasınız.  Elinde olan ama bir gün kaybediceklerimizden bahsediliyor, gitse de gitmiyor bazı şeyler. Ama her zaman umut var değil mi. Umutsuzluk yasak.

Dinlediğinizde demoyu ne kadar çok şey olduğunu anlayacaksınız.

Cem Kurtuluş,2010