// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

Erotik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erotik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ekim 2015

Porno Çağına Giriş: Emmanuelle II (1975)
















70’li yıllar kuşkusuz Porno’nun altın çağıydı. Aynı zamanda bu çağ kazanan bir sektör haline gelmişti ama daha sonraları yerini aksiyon filmlerine bırakmıştı, ama dönem olarak iz bıraktığı gerçeği hafızalardan çıkmadı. “ Emmanuelle “ 70’lere damgasını vuran, daha çok bir seks klasiği olarak anılan bir erotik ve porno çağına seslenen bir film.  Film , Emmanuelle  Arsa’ın  otobiyografik romanından filme uyarlanıyor, senaryo  Bob Elia ve Francis Giacobetti  tarafından yazılmış durumda. Bu filmin en önemli özelliği  seks konusunda çekinen toplumun tabularını yıkma çabası.

 “ Seks “  düşüncesi üzerinden yola çıkan “ Emmanuelle “ bir karı- kocanın kendi hayatlarınca yaşadığı özgürlüğü konu alıyor. Bu özgürlükte bu iki kişi;  kimle sevişeceklerine kendileri karar veriyor. İstediklerini elde ediyorlar, istemedikleriyle ilişkiyi kesiyorlar. Ama aralarındaki en güçlü bağ seviştikleri kadınları ve adamları birbirlerine anlatıyorlar. Birbirlerini seviyorlar, seviştikleri insanı sevmiyorlar. Sadece hoşuna gittikleriyle sevişiyorlar.   Emmanuelle seçici, ne istediğini bilen, arzulu ve tutkulu bir kadın, o yüzden de kimi seçeceğini iyi biliyor. Bunlardan biri Anna Maria oluyor. Sarışınlığıyla dikkat çeken bu kız; Emmanuelle’yle birlikte bir yolculuğa açılıyor. Bu yolculuğun öncesinde Anna Maria’nın vücuduna ne kadın eli değmiş, ne de erkek eli. Dokunmanın büyüleyici yanını hissetmemiş Anna Maria. Emmanuelle’dan sonra dokunmanın büyüleyiciliğiyle tanışıyor.

Filmin dikkat çekici diğer bir özelliği Emmanuelle’nin arzu dolu, seksi bir kadın hüviyetine bürünmesi ve hangi erkekle yatmak isterse onunla yatıyor oluşu. Emmanuelle erkek ya da kadın olsun birilerini sevişmek için ikna etmeyi iyi biliyor. Bunlardan biri Filmin dakikaları ilerledikçe bizde bu seks çemberi içinde yer alıyoruz. Bu seks çemberi içinde yer alan ve bir erkeğin nasıl baştan çıkarabileceğini bize gösteren Sylvia Kristel ise film boyunca seyirciyi büyülüyor, ve bu büyüleyici bakışlar karşısında Sylyvia Kristel’den gözlerimizi alamıyoruz. Aynı zamanda  Sylyvia’nın 70’lerin en harikulade kadınları arasında olduğunu da söylemek gerekir. Sonuç olarak; Emmanuelle serisinin en büyüleyici filmlerinden biri olan Emmanuelle II,  70'ler dönemine damga vuran yapımlardan biri,   sıkıcı birçok erotik filme zamanı harcayağınıza bu filmi izleyin pişman olmayacaksınız! 


Cem Kurtuluş,2015

20 Nisan 2013

Kalbiyle Sevişenler: Combien tu m'aimes



 Bazı sevişmelerde ağır bedeller ödersiniz. Pahalıya patlar size. Ucuz sevişmelerin altında derin tutkular yatmaz, ama pahalı sevişmelerin pahalıya patlaması kimseyi şaşırtmaz. Bazı sevişmelerse tarihe gömülür. Vakitsiz nakitsiz geçen günlerin ardında günlerin önemi kalmadığında sevişmeler o boşluğu doldurur. Doluluk oranı ise yadsınamayacak bir gerçektir.

Kalbiyle sevişenler, ruhuyla sevişenler, teniyle sevişenler.. Erkek veya kadın.. Kalbiyle sevişen  insan sayısı azdır. Her erkek ya da her kadın kalbiyle sevişmeyi beceremez. Ucuz insan olmanın yolu bedeniyle sevişmekten geçer. Ait olmadığın bir beden, oynamayan gözler ve ıslak olmayan bir beden. Kalbiyle sevişenlerin ruhları sevgi ile doludur.

 “ Combien tu m'aimes” Monicca Belluci’nin fahişe rolünü başarıyla üstlendiği Fransız yapımı etkileyici bir film. " Bir ikramiye çıksaydı hangi kadını satın alırdınız"  sorusu filmde bize yöneltiliyor. Film, başlarda iki karakter üzerinde dönüyor. François kendisine ikramiye çıkan şanslı bir adam. Daniela’da bir gece kulübünde çalışan fahişe. Monica Bellucci filmin başından itibaren güzelliğiyle seyirciyi büyülüyor.

 Erkek karakterimiz aynı zamanda kalp sorunları olan biri. Daniela’nın güzelliği karşısında büyülenip, onun çıplak bedeni karşısında ilk başlarda heyecan yaşıyor. Gün geçtikçe buna alışıyor. François , kadın karakterimiz Daniela’yı karısı olarak görüyor, maaşa bağlıyor bir nevi. Daniela’nın güzelliği herkesi şaşırtıyor.

 Başta doktor dostunu şaşırtıyor. Doktor dostunun ölmesi de Daniela sayesinde oluyor. Çekiciliğini doktora karşı gösteriyor, bu sadece doktorla sınırlı değil. François ile Daniela’nın ilişkileri 8 gün sürüyor. Çıplak sahnelerin ve sevişmelerin sık sık göze çarptığı filmde cinselliğin daha çok ön planda olması kimseyi şaşırtmaz.

8 gün geçirdikleri bu ilişkide erkek karakterimiz hayatında mutluluğu tatmayan ama mutluluğu Daniela ile yakalamış biri. Yağmur yağdığında arabadaki sevişme sahneleri ise her çiftin yaşaması gereken sahnelerden. 8 günlük süren ilişkinin ardından François bir süre bunalıma giriyor. Aralarındaki ilişkiye bir süre ara veriyorlar, ara vermesi kadın karakterimizin başka bir erkeğe sahip olması.

 François gününü gün ediyor yan komşusunu düzüyor. Ayrıca belirtmem gerekirse François ile Daniel sevişirken yan komşunun kapıyı çalarak seslerden rahatsız olduğunu söylemesi üzerine geçen sahne seyirciyi gülmeye teşvik ediyor. İlişkilere dair mesaj veriyor gibi gözükse de film erotik sahneler sıklıkla görünüyor. Filmin çoğu yerinde çalan müzikler kulakları tırmalıyor.

 François’in Daniela’ya dönmesiyle işler farklılaşıyor. Daniela ile erkek arkadaşı Charley sevişirken Daniela’nın charley’e karşı ruhsuz sevişmesi sahnesinde Daniela’nın bir sözü günümüz ilişkilerine mesaj veriyor. “Kalbiyle sevişiyor François” demesi. Kadını meta olarak gören Charley kadınını para uğruna başkalarına sunan biri, sonra bunun acısını çekiyor.

 Ve film ikramiye kazanan bir adamın ve fahişeyle ilerlerken filmin bitimine doğru erkek karakterimizin ikramiye kazanmadığını öğreniyoruz. Yönetmenin bunu akıllıca seyirciye göstermesi filmi daha izlenebilir kılmış. Film ayrıca günümüz sevişmelerine inceden ayar veriyor.

 “ Kalbiyle sevişenler,ruhuyla sevişenler,teniyle sevişenler” diye günümüz ilişkilerine doğru dokundurma yapıyor. Her şey bu çizgide ilerlerken film françois’in iş arkadaşlarına eve baskın yapmasıyla son buluyor. Erotik sahneleri gözümüze sokan filmde Monica Belluci Fahişe rolüyle iyi bir iş çıkarıyor, hem de kusursuz güzelliğiyle seyirciyi büyülüyor.

 Yazan: Cem Kurtuluş