// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

BLACK METAL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BLACK METAL etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2020

Fides Inversa - Historia Nocturna (2020)





















Mevzuya nereye gireceğim konusunda kararsızım; ama İtalya bana her ne kadar yaş itibariyle geç kalsam da daha sonraları tekrar tekrar izlediğim  hep Roberto Baggio’lu meşhur dünya kupası  dönemleri ve sonrasında defans futbol anlayışıyla öne çıkan bir ülkeyi hatırlatmıştır. Black Metal konusunda İtalya’nın ne kadar bu işlerde önde olduğundan  pek haberim yok.  Rome/Lazio çıkışlı  “ Fides Inversa “ geçmişi 2006’a dayanıyor.  Grup, İtalyalı olmasına rağmen   devamlı prova yapan elemanlardan oluşmuyor,ama kendilerinin de bahsettiği üzere “ prova yaptığımızda, canlı çaldığımızda bir canavara dönüşüyoruz “ imasında bulunuyorlar. Bununla birlikte grubun vokali Wraath, Norveç’te yaşıyor.

 Mevzuya geçersek;  Fides Inversa’nın 2020 çıkışlı ürünü “ Historia Nocturna “   karanlık soundlu başlangıcını ilk başta  introsuyla başlatıyor, daha sonrasında   “ A Wanderer's Call and Orison “ agresif vokaliyle,davuluyla gümbür gümbür geldiğini belli ediyor.Takır takır çalışan enstrümanlar , inişli çıkışlı atmosferle birlikte karanlık atmosferde kayboluyoruz.  O eski okul black metal’in atmosferini hissetmemek mümkün değil.  Her bir enstrüman birbiriyle uyum içinde, ama daha çok o karanlık atmosferin uyumundaki havayı soluyoruz.  7 dakika kusur olmasına rağmen hiç sıkıcı bir iş tadı vermiyor, daha uzun sürsün hissiyatı var.  

Devamında “ Transcendental Lawlessness “  tradinational black metal adı altında kazımaya devam ediyor. Norveç’in o eski usul işini devam ettiriyor, özellikle başlarda o ürkütücü havayla birlikte destan yazıyor. “ The Visit “  saldırgan vokallerin ve atmosferin aksine burada atmosfer karanlık ve ürkütücü notalarla ilerliyor. Bambaşka vokaller duymanız isabet burada.  Albümün en uzun şarkılarından  “ I Glance You with a Touch, I Touch You with a Gaze”  ormanlarda dolaşmışçasına bir hissiyat yaratmasıyla  Viking metal anlayışını hatırlatıyor.  Kesinlikle vasat değil, uzun bir parça olmasına rağmen atmosferiyle sevdiriyor, ama albüm sıralamasına göre geride kalıyor.  

“ Syzygy “ ile  karanlığın notalarını yansıtan, gergin gitar hatlarıyla kendini belli eden bir şarkı beliriyor  önümüzde. Kasvetten nasibini almış ve bununla hüzne çağıran duygusu var. Clean vokaller burada kendini belli ediyor, ama atmosferin karanlığı ahengini bozmuyor bir şekilde.  Albümün  kapanışı “ I Am the Iconoclasm “ ile gerçekleşiyor. Kapanışa uygun klaslıkta,  8.43 süresinin uzunluğuyla sıkmayan, o karanlık albümün karanlığa uygun atmosferini taşıyan şarkı oluyor. 

Black Metal ile  arası olmayan birine pabucunu ters giydirmeyi Fides Inversa,  48 dakikaya yakın süresiyle “ Historia Nocturna “  albümünde bu işin nasıl yapılacağını kafalarına  vurarak gösteriyor ve  karanlık atmosferi, kasveti, kaydın o eski usulce yapılmasıyla da fazlasıyla hakkını veriyor.

Kadro;
Omega A.D ( Davul, Vokal )
Void A.D     ( Gitar, Vokal )
Wraath        (Vokal )

Cem Kurtuluş,2020

06 Temmuz 2015

Possession - 1585 - 1646















Orta çağ müzikleriyle başlayan şeytani liriklerle devam eden ruh hastası adamlar  her zaman ilgimi çekmiştir.  Son zamanlarda  sıkı şekilde Black/ Death metal sahnesinden uzak kalsam da size tanıtacağım demo kafanızı duvara vurduracak cinsten.  Belçika’nın ruh hastası herifleri Possession,  eski old school kafalarında, 80’ler ve 90’lar Death ve Black metal sahnesinden etkilenen kafayı şeytanla bozmuş adamların işi.  2013 yılından itibaren kafayı yedirtecek cinsten kayıtlarla tabiri caizse ortalığın anasını ağlatan Possession son kaydıyla da “ buraların amına koyacak yine biziz”  dedirtiyor.

" 1585- 1646 "  ruh hastası Possession’nun çıkardığı son EP.  Archgoat, Sarcofago gibi eski kafa gruplardan etkilenen bu adamlar müziklerine de bu eski kafalılığı yansıtmışlar. Albümün isim mevzusu; Fransa’da 16.17 yüzyılda geçen bir cadı hikayesini anlatıyor.

Albüm  “Obscurity – Visitation “  ile açılıyor. Açıldığı gibi kilise çanları ve daha sonrasında  fırtına sesleriyle yükseliyor. Fırtına seslerini giriş riff’i takip ederek  bizi  ölüm metaliyle buluşturuyor, tabiri caizse daha ilk şarkıdan ortalığın amına koyacağını gösteriyor Possession. Ama bunun için beklemeniz gerektiğini işaret ediyor ve 6.30. dakikadan sonra film kopuyor. Bu şarkıyı daha sonra  Taş gibi bass’larla, yıkımla ve kaosla Gaddarlığını barbarca  “ Cerenomy “ ile devam ettiriyor Possession.  Saldırı bir an olsun sekteye uğramıyor, sürekli kaosun içinde kavrulup gidiyoruz.  

Kaos, öfke, hınç dolu saldırılar “ Guilty”  ile günahkar sözlerle devam ediyor, davul beynimize balyoz gibi iniyor, neye uğradığımız şaşırıyoruz. Eski kafa black /death metal kafalarını yakalıyoruz dinledikçe.  Ölüm metaline dair ne varsa uyguluyor Possession. Ortalığın amına koyuyor  tabiri onlar için hafif kalıyor. “ Ablaze “ ile kafamıza duvara vuruyoruz,  şeytani çığlıklarla kudurma noktasına getiriyor bizi Possession, ürkütücü bass sololarıyla  başlayan kısım ve sonrasında çığlıklarla sınırları zorluyor. 


Genel olarak kafayı yemiş bu heriflerin son çıkardığı ürününü değerlendirdiğimizde; Belçika’lı ruh hastaları, şeytani çocuklar “ 1585 -1646” ile 80’lerin ve 90’ların  Black/Death metal kafasında kirli ve leş bir kayıt alarak 24 dakikada 4 şarkıyla ortalığı nasıl kaos alanına çevireceğini ve nasıl  yıkım yapılacağını bu EP ile fazlasıyla gösteriyor.  Barbarca, Gaddarca ve Şeytani! Müziğin sesini yükseltin, eski  Death/ Black metal sahnesine hakimseniz bu ruh hastası heriflere  şans verin! 


Cem Kurtuluş,2015 

11 Temmuz 2012

Hades Archer - The Curse Over Mankind (2012)






















Bazı albümler isminizden dolayı garipser sonra dinler delisi olursunuz. Hades Archer ismini  duyduğum ilk kayıt “ Penis Metal “ EP’leriydi.  dinlemiştim. Albümü dinlediğimde deliye dönmüştüm, sonrasında albüm ismine göre ön yargı olaylarını bir rafa kaldırmak gerek diyerek Hades Archer’i üstüne düşerek dinlemeye koyuldum.  Hades Archer, Türkiye’de çok dinleyicisi  olan bir grup değil.  Şile  gibi sakat bir memleketten çıkan Hades Archer  " For The Diabolical Ages " albümünden sonra ortalığı boş bırakmayacağını bize  " The Curse Over Mankind’’ albümüyle göstermeye devam ediyor.  

Albüm,  “ The Darkest Flame “ ile kör kuyulara doğru bizi çağırıyor. Karanlık sololar, Venom soslu , blacky vokallerle ile şeytanilik gösteriyor.  “ Atlas Falls”    girişinden itibaren terör estiren, kendinizi kaos  ortamı içinde hissettiren, davulların kafamıza  balyoz gibi  indiği, yankılı vokallerin hiç susmadığı devamlı haykırdığı, ve bir yerde bizi karanlığa doğru çekiyor. Albümün en uzun parçası olan  “ Guardian of the Coven”   karanlık sounduyla, yeraltına gömülecekmiş gibi hissiyatlarıyla Venom vari havasıyla ve içinde bulundurduğu   doom esintileri ile  meydan okuyor. İki kişi tarafından  yapılıyor bu. 80’ler black metal havalarını hissetmek mümkün.  

Sırasıyla kaos ortamından besleniyor şarkılar, yüksek tempo ile kafamıza inen balyoz gibi davul darbeleriyle, gaddar ve şeytani kin kusan vokallerle “ The Curse Over Mankind “ güney amerika sounduna dair ne kadar hakim olduğunu göstermekle kalmıyor, karanlık atmosferiyle de insanlığın üzerindeki lanet tanımına da cuk oturuyor.

Toparlarsak baştan uyarıyı yapmak gerekirse  eğer eski okul  bestial black/ death metal  çiğ sound arıyorsanız Hades Archer bunu “ The Curse Over Mankind “ ile fazlasıyla karşılıyor.  Ama istediğiniz tür Obituary, Sepultura, ve Bathory, Venom gibi grupların müziğiyse  bu sizi tatmin etmeyebilir. Bathory ve Venom gibi  eski okul gruplardan  izler var ama müzikleri tamamen bunu yansıtmıyor.

 Cem Kurtuluş, 2012