// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

Avrupa Ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Avrupa Ligi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2013

Fenerbahçe'nin Ayak Sesleri: Lazio-1 Fenerbahçe-1


Söze  nereden başlaması gerektiğini tam bilmiyorum. Ama gururlandıran tek şey var ki 3 kulvarda da yolumuza devam ettiğimiz. Aykut Kocaman’ı ne kadar eleştirsek de ,  ne kadar kızsak da, çoğu Fenerbahçeli tarafından sevilmese de “ yiğidi öldür hakkını ver” sözü kendisi için geçerli.

Salih gibi genç bir yeteneği takıma monte etmesi Fenerbahçeliler için sevinç kaynağı oldu. Lazio’yu ilk maçta 2-0 yenmemiz açısından bu maçta nasıl futbol oynanacağı az çok belliydi. Nasıl oynaması gerektiğini bilen bir takım hüviyetiyle çıktı Fenerbahçe bu maça.

  İlk 45 dakikada iyi savunma yaptı. Maçın seyircisiz olmasına karşın stadın içinden Fenerbahçe seslerinin yükselmesi bizleri sevindirdi. İlk yarı genelinde takım genelinde orta sahada iyi bir görüntü çözen sadece Selçuk şahin vardı. Cristian ortalıkta yoktu.  Pas atmaktan yoksun bir görüntü çiziyordu.

Aynı zamanda Meireles’te etkili bir oyun oynayamadı. Webo ileride tek başına mücadele ediyor, fazla varlık gösteremedi. İkinci yarıya atak başlayan taraf Lazio'ydu. Golü de erken buldular. Bu kadar atak üstüne adeta gol “ geliyorum” dedi.

 Korku dakikaları başladı. Salih’in girmesiyle oyun hareketlendi. Fenerbahçe’nin uğurlu çocuğu desek yeridir Salih için. Nerden ve ne zaman çıksa golün habercisi oluyor. Caner’in golü de bu dakikalarda geldi. Bizlere rahat bir nefes aldırdı.

 Fenerbahçe takımı nasıl oynaması gerektiğini biliyordu ve öyle de oldu. İtalya’da amaç yenmek değil, turu geçmekti. Bunu da başardı Fenerbahçe ve bütün Türkiye’yi sevince boğdu.  Aykut Kocaman’ın sözüyle yazımı bitiriyorum. “Bizi geçen sene Şampiyonlar Ligi'ne göndermeyenlere yarı finalden selam olsun"

05 Nisan 2013

Fenerbahçe -2 Lazio-0: Sen sahada, Biz Tribünde!
















Lazio.. İtalyan tarihinde önemli bir geçmişe sahip.. Klose gibi önemli bir oyuncuyu barındırıyor bünyesinde.  Bu turu geçmek kolay olmayacaktı. Lazio buraya sakat oyunculardan eksik gelse de disiplini bırakmamak gerekiyordu ve öyle de oldu.

Biletler daha önceden bitmiş, karaborsa’ya düşmüştü. Statta koridor kısımlarında bile taraftar vardı. Müthiş taraftar desteğiyle maça  başladı takım. Lazio her zaman ki gibi İtalyan futbolunu yansıtıyordu.  Defans yapıp, kontra atakta gol atacaktı. Kozakla fazla pozisyona giremediler.

  Tribünler tarafından ıslıkla oluşan baskı Lazio takımını korkutmuştu. Fenerbahçe takımı lazio’nun üstüne daha fazla giderek maçı nasıl istediğini gösterdi. İlk yarı tehlikeli ataklar olmasa da ilk yarı da 2-0 sonuçlanabilirdi. 
Kırmızı kart nedeniyle takımı yalnız bırakan Meireles en iyi maçlarından birini çıkartarak kendini taraftara affettirdi. 

Salih Uçan.. Ne zaman oyuna girse ya gol oluyor ya da takımla ilgili olumlu bir şey. Takıma ne kadar güç kattığı ortada ve Fenerbahçe’nin geleceği.. Sow ve Webo Lazio defansını yoran iki kara boğa.

 Lazio’nun 10 kişi kalmasıyla birlikte takım daha da atağa geçti. Penaltının gelmesiyle de takım 2-0 öne geçince taraftar rahat bir nefes aldı. Hiçbir şeyin garanti olmayacağı gibi turunda garanti olmadığını şimdiden söylemeliyiz.
Ciddiyeti elden bırakmadan aynı futbol anlayışıyla oynarsak orada da kazanma ihtimali yüksek.

 Okul Açık alt tribünde “ Sen sahada, Biz tribünde” pankartı da görülmeye değerdi. Dünyanın çok methettiği Lazio tribünleri bu maçta pasif kaldı ve “ Sarı-Lacivert-Şampiyon-Fener” seslerine maruz kaldılar.

Bir de taraftarın takıma ceza aldırmasıyla ilgili komple teorisi üreten gazeteciler bu maçta istediklerini elde edemediler. Çünkü taraftar bazı gazeteciler kadar kalemini satacak vasıfta değil. Umarım bazı gazetecilerde taraftardan bu özelliklerini alırlar da kalemlerini satmamaya özen gösterirler (!)

 Çok iyi oyun, çok iyi mücadele, çok iyi Fenerbahçe.. Fenerbahçe sadece mücadele edince neler yapabileceğinin gösterdiği maçlardan sadece biri bu maç. Rövanş maçında da aynı mücadeleyi bekliyoruz. Maç sonrası Okul Açığın koridor da deliler gibi eğlenmesi de Fenerbahçe taraftarının karanlıktan aydınlığa çıktığını gösteriyor nitelikteydi. 

Yazan: Cem Kurtuluş

15 Mart 2013

Fenerbahçe -1 Viktoria Plzen- 1: Korkak Oyunla Çeyrek Final!


Son maçlara göre bu maçta oyun olarak vasat bir Fenerbahçe takımı vardı. Maçın seyircisiz olması  futbolcuları olumsuz yönde etkiledi demek büyük yanlışlık olur. Takım ne olursa olsun maça 0-0 parolasıyla başlamalıydı.  Plzen takımı ilk yarı boyunca Fenerbahçe kalesinde tehlikeli pozisyonlar yakaladı . Ama hiçbirini atamadı.

  Sonrasında da denese atamadı. Mehmet Topal’ın sakatlanması takım adına büyük şansızlık oldu, yerine giren Salih attığı golle takıma umut verdi. Taraftar da olsaydı Salih'in mutluluğu daha başka olurdu. Viktoria Plzenli yöneticilerin seslerini ara ara duyduk maçta, sonrasında statta bulunan Fenerbahçe yöneticileri ve kongre üyeleri atağa geçti...

 İlk maça göre Fenerbahçe takımı bu maçta geriye yasladı, atak üstüne atak yapan takım doğal olarak Viktoria Plzen oldu. Sow da bugün etkisiz  oldu maçta. Arkasında vasat bir oyun sergileyen Cristian olunca kendini parçalasa da yapmak istediklerini yapamadı.

 Sahanın en çalışkan isimlerinden biri Kuyt idi.  Koştu, bastı, ama gol atamadı. Her yerde gördük onu. Gol atamasa da verilen görevi  en iyi şekilde yerine getirdi.

 Volkan’ın yediği golde Volkan’ın hatası yok dersek büyük yanılgıya düşmüş oluruz. Volkan’da bu aralar form olarak düşüşte. Her şey kabul edilebilir Fenerbahçe için, ama geriye yaslanmak ve korkak bir futbol oynamak düşünülemez.

 İlk maçta Aykut Kocaman’ın taktiksel  becerilerini nasıl takdir ettiysek bugün de Aykut Kocaman’ın hatalarını söylemeliyiz. Fenerbahçe takımı böyle oynadığı takdirde diğer turda rakibini geçmesi zor. Umarım diğer maçlarda Aykut Kocaman hatalarından ders çıkarmış olur

Yazan: Cem Kurtuluş

24 Kasım 2012

Marsilya-0 Fenerbahçe-1 : Siyah Giyen Adamlar




















Yurt dışı deplasmanları  tribüne giden her taraftar için büyük önem taşır. Marsilya deplasmanı da bunlardan biriydi. Gidemediğimiz ama fotoğraflarla yetindiğimiz bir deplasman oldu. Maçtan bir gün önce Marsilya sokaklarında dolanan Fenerbahçelilerin ‘her yer sarı lacivert ‘ demesi sonrasında bizlerinde tek söyleyeceği bir şey vardı ‘ İstanbulda sadece biz mi kaldık’ sorusu.

 Siyah giyen adamlarda Marsilya’da iş başındaydı. El emeği pankartlar gözlerden kaçamazdı. Tribündeki olayları da bunlara ekleyelim elbette. Türkiye’de terörist başı Pkk’nın Lideri Abdullah Öcalan’ın pankartının açılması tribünlerde gerginliğe yol açtı,ve Fenerbahçe tribününde sonrasında İsrail’e Gazze'deki olaylar nedeniyle tepki pankartı geldi. Tribünden başka kanallarda iyi ses geldiği söyleniyor. Fransız rejisi sesi kısmıştı,ki çoğu bölümde Ercan Taner’in bile sesi az gelmişti..

Tribünü ele aldıktan sonra maça geçelim. Maçta sakin oynayan taraf bizdik. Kontrol elimizdeydi. Marsilya bu maça önemli oyuncularından yoksun çıkmıştı.  Kontrolü elimizden kaybetmemek adına  oynuyorduk. Galibiyete oynamadık ama sahadan galip ayrılan taraf olduk bu da bizi grubun lideri yaptı. Maçın en çalışkan isimlerin biri şüphesiz Kuyt idi.

 Sonrasında Sow’da  Marsilyalı oyuncuları şaşırtan hareketler yapıyordu. Maçın ikinci yarısında Fenerbahçe takımı geri çekilmişti ve Marsilya’nın ataklarını izledik. Bekir’in golüyle öne geçtik. Bekir forma şansı buldukça kendini daha çok geliştiriyor,bu açıdan da kendisini tebrik etmek gerek.. Nice böyle gollerini umarım diğer maçlarda da görürüz.
 Ama Bekir’in Avrupa düzeyinde oynamasını beklemek şu an hayalcilik olur. 

 Daha çok bekir mücadeleci oyunuyla göz dolduruyor. Volkan ‘da maçta kritik kurtarışlar yaptı. Marsilya’da ayew pozisyonları cömertçe harcadı, bu sayede bizler de derin bir nefes aldık.  Diğer maçta umarım Aykut Kocaman genç oyunculara şans verir ve bizi şaşırtır. Şimdilik tek temennimiz bu.

Yazan:Cem Kurtuluş

09 Kasım 2012

Fenerbahçe -2 Ael Limassol-0: Vallahi yansın yansın, billahi yansın yansın !





















Meireles’in sakatlanmasından sonra takımda eksiklik göze çarpıyordu. Bu maç Meireles’in dönüşüyle takım daha da oturaklı oldu.  Son maçlarda mücadele anlamıyla sahada tek kişi gösterin deseniz ‘’Sow’’ derim. Tek başına çabalıyor, elinden gelen her şeyi yapıyor. Gol de atıyor, asist de yapıyor.

 Kuyt formunda değildi,ama yine de elinden geleni yaptı. Meireles görev adamı olduğunu bizlere yeniden gösterdi. Daha farklı bir galibiyet elde edebilirdik, Sow’un direkten topu girseydi daha da güzel olurdu.  Bu maç gruptan lider çıkmak adına önemliydi,bir de  maçtan sonra Marsilya’nın berabere kaldığını duymak bizim için sevindirici oldu.

Maç zorlanmadan kazanıldı.  Meireles ve Mehmet topal dün akşam hiç sırıtmadı.  Daha fazla oynadıkça daha iyi olacaklardır. Avrupa’da başka oynayan, Türkiye’de başka oynayan bir Fenerbahçe vardı sahada demek daha doğru olacaktır.  Diğer maçlara göre daha derli toplu bir görüntü çizildi sahada.  Almanya deplasmanındaki oyunla kendi evimizde oynadığımız oyun bir değil elbette..

Bir de yakılan meşalelere gelelim. Çok sevgili Fenerbahçe.org hafta içi taraftarları uyarmıştı meşale konusunda. Bunun yanıtı da ancak tribünde verilebilirdi. Tribünde de belli uyarılar yapılmıştı. Ama Fenerbahçe taraftarı istediğini yapardı, anlayamadıkları şey de buydu. Bütün hazırlıklar öncesinden yapılmıştı.

Bu yapılanlar herhangi bir grup adı altında değil ,Fenerbahçe tribünü kapsamında yapıldı. Çoğu kişi meşaleye karşı çıksa da ,aslında onlarda bunu istiyorlardı. İçeriye gizlice sokulan meşaleler, torpiller,sisler ve çoğu şey gecenin güzelliklerinden biriydi..

Meşalesiz tribün ,tribün değildir deyimi bunun için yeterli olacaktır. Meşale ,tribünün sadece bir süsü.. Diğer maçlarda bu organizasyonları görebilirsiniz,ama şimdilik dinlenme zamanı..

Yazan:Cem Kurtuluş

21 Eylül 2012

Fenerbahçe -2 Marsilya 2 : Yanıyoruz Fuat Abi !





















Bir süredir maç yazılarından uzak kaldım . Marsilya maçıyla ilgili konuşulacak o kadar şey var ki nereden başlasam bilemiyorum. Ama en baştan tribünden başlamak gerekir aslında ,ama onun öncesinde takım hakkında birkaç şeyden söz etmek gerekir. Aykut Kocaman’ın hatalarını burada sıralamayacağım..

 Meireles ilk Avrupa maçında başarılı oyunuyla dikkat çekerken. Hasan Ali, Mehmet Topal sahanın başarılı isimleri arasındaydı. Alex attığı şık golle ne kadar önemli bir isim olduğunu bizlere tekrardan göstermiş oldu. Aykut Kocaman’ın Alex’i oyundan erken alışı takımın 60.dakikadan sonra zayıflamasına neden oldu.

Alex koşmasa dahi attığı milimetrik paslarla takımın en önemli oyuncusu olduğunu söylememize gerek yok sanırım. Ama Alex koşmuyor diye eleştiriliyor,ama her maç  10 km koşuyor,bu da her şeyi ortaya koyuyor. Sow’un sakatlanıp oyundan çıkması,sonrasında oyuna Bienvenu’nun girmesi oyunda farklılık yaratmadı. Cristian’da sonradan girse de fazla katkısı olduğunu söyleyemem.  Şimdi tribünlere geçelim..

Meşale organizasyonu her şeyden önce gizli yürütüldü. Ve bu organizasyonu yürütenlerin çoğu ''grup dışı'' bakmıştı olaya, herkes elini taşın altına soktu  Fikirler birleştirildi, konuşuldu. Pankartlar hazırlandı, bayraklar hazırlandı. ‘’Biz Fenerbahçeliyiz ‘’ pankartı grupçuluğun saf dışı bırakılmasıydı.

 Sadece Fenerbahçe gençleri olarak yapıldı her şey, elbette sonrasında her şey açığa çıkmıştı. Gruplardan olanlar da vardı. 20-25 yaş gençlerinin bu tribünde  var olduğunu gösterebilmekti amaç. Grupsuz,isimsiz sadece Fenerbahçe adı altında, Fenerbahçeye gönül vermiş gençler olarak. Dakika 50’yi bekliyorduk.

 Ve Dakika 50’yi gösterdiğinde herkes meşaleleri çıkarmış ,yakmıştı. Sahaya atılmaması herkes için olumlu oldu,ki bunu  yapanlar  arada olmuyor değil. Ve ‘’ ağabeyler iyi bilir,onlara soralım’’ düşüncesi meşale organizasyonuyla saf dışı bırakılmıştı bu maçlık. Caferağa’da Fenerbahçe düşmanlarına küfür edildiğinde susturmacalar, sonrasında meşale yakıldığında ‘’söndür onu’’ ikazları kısacası delinmiş oldu.

Flashlar patlarken ‘’Yanıyoruz Fuat  Abi’’ pankartının fotoğrafı tam olarak görseydik iyi olacaktı, ama olmaması da sorun yaratmıyor. Her şeye rağmen  bu organizasyonda emeği geçen herkes varolsun, sağolsun..  Her şey Fenerbahçe için.. Grupsuz, isimsiz bu denli organizasyonlar devam ettikçe, insanlar bu jenerasyona destek verdikçe bu görüntülerle sık sık karşılacaksınız..

Yazan:Cem Kurtuluş


23 Ağustos 2012

Spartak Moskova -2 Fenerbahçe -1 : Umutlar Kadıköy'deki Maça


Elazığ maçından sonra değişik bir Fenerbahçe takımı vardı sahada

Kimilerinin yine eleştirmek için çabaladığı bir Aykut Kocaman

Yobo’nun defansı toparlaması dikkatlerden kaçmadı

Spartak Moskova’ya karşı maçın ilk yarısından itibaren iyi mücadele eden Fenerbahçe Takımı

Canla başla oynayan Fenerbahçe’nin dinamosu Kuyt

Aykut Kocaman tarafından yedeğe çekilen  Alex

Orta alanda Cristian ,Selçuk,Mehmet Topuz, Mehmet Topal dörtlüsü

Sow’un gizli golcü gibi oynaması dikkatlerden kaçmadı

Krasic ve Caner gibi iki futbolcu yedek kulübende

Özellikle Rus ligini çok iyi bilen iki futbolcu

Kale Mert’e teslim

Yaptığı hatalar da var, ama zamanla daha iyi olacaktır.

Spartak takımının maçın üstün olduğu bölümlerde defansa gömülmemiz takım adına iyi olmadı

Emenike’nin Aykut Kocaman’ın elini öpmesi de Medya’nın dikkatinden kaçmadı

Bunun nasıl davranış olduğunu söylemek yanlış olur

Çünkü hem el öpüp hem gol attıktan sonra rakibinle alay eder gibi topu çizgiye taşımak da tartışılmalı

Kuyt Fenerbahçe için büyük kazanç

Sahada basmadık yer bırakmadı

Mehmet topal orta sahada oynar gibi gözüktü ama vasatı aşamadı

Selçuk toparlar gibi gözükse de yaptığı asistle taraftarın yüzünü güldürdü

Ama bu 3 puanı getirmedi

Sow kendisine gelen topu Kuyt’un önüne indirmesi çok  akıl doluydu

Fenerbahçe’nin yediği ikinci gol defans hatasıydı

Oyuncunun önünü o kadar açarsan gol yemen kaçınılmaz olur

2-1 iyi skor gibi gözükse de Futbol’da mücadele edenin kazandığını unutmayalım.

Yazan:Cem Kurtuluş

09 Ağustos 2012

Vaslui -1 Fenerbahçe -4

 İlk maça göre daha iyi bir Fenerbahçe takımı sahada vardı.  İstanbul’daki maçta da bu maçta da maçın sonucunu Volkan Belirledi. İstanbul’daki maçta hatırlarsanız 3 gol pozisyonunu çıkarıp farkın açılmasını önlemişti, bu maçta da penaltıyı çıkararak maçın gidişatını etkiledi. Abartısız volkan Avrupa’nın en iyi 10 kalecisinden biri. Ve Fenerbahçe’de olduğundan beri kendini çok geliştirdi, ve kendini geliştirmeye devam ediyor

İlk maça göre  Takımda  Stoch yerine Caner, Mehmet Topal yerine Selçuk değişikliği vardı. Selçuk ve Cristian orta sahada bekleneni veremedi. Bekir ve Egemen ikilisine gelirsek  egemen kademeye girmekte gecikti, ama kafa toplarını karşıladı.  Fenerbahçe  golü erken buldu. Baskılar sonuç vermişti. Ama golden sonra  ne olduysa oldu.

Defansın acemice hatasından golü kalemizde gördük.    Maçın kırılma anıysa Volkan’ın penaltıyı çıkarmasıydı.  Takıma o dakikadan sonra güven geldi. Sahneye Kuyt çıktı. Maçın başından beri çok mücadele etti, ama kendisine hiç top gelmedi. 2 Top geldi, bunlar da golle sonuçlandı, kapanışı Sow yaptı.

Maçın İki yıldızı vardı biri Maçı döndüren Kaleci Volkan, diğeri golleriyle hayat veren Dirk Kuyt. 

Yazan:Cem Kurtuluş

02 Ağustos 2012

Fenerbahçe1- 1 Vaslui

















Dün gece hasret sona erdi. Fenerbahçe taraftarı, Fenerbahçe’sine kavuştu. Günler öncesinden pankartlar hazırlandı. Büyük bir heyecan vardı. Tribün grupları OKUL AÇIK tribününe geçmişti. Tribünün nasıl olacağı merak konusuydu, herkes bu an’ı bekliyordu. Çok büyük  umutla yola çıkıldı.  Tribünler maçın başında iyiydi. Bayraklarla, pankartlarla, tezahüratlarla bunu belli ettik. Ama sonrasında bir durgunluk oldu.

Sadece bir kesim bağırınca tam randıman almak zordur. Maça geçelim şimdi . Çok kötü bir Fenerbahçe takımı sahada vardı.   İstek yoktu. Volkan çok ciddi 3 topu çıkararak o topların gol olmasını engelledi. Rakip, hem fazlasıyla yerde yatıyor, hem de İspanyol hakem rakibe yardımcı oluyordu. Ama İspanyol hakemi tamamiyle suçlamak bir hata, çünkü sahada kötü Fenerbahçe vardı. Karşımızda rakip bizi iyi analiz etmişti ve açıklarımızı iyi kapatıyorlardı, ama bizim takım da rakibin üstüne gitmiyordu.   Rakibin gelmesini bekler gibiydi ve bu da sonrasında  golü getirecekti.

 Semih’in ilk 11’de başlaması Aykut Kocaman’ın yanlış tercihlerinden biriydi. Sow’un ilk 11’de başlaması gerekirdi.  Mehmet Topal ile Cristian bekleneni veremedi. Dirk kuyt ise sahanın en çok koşan oyuncularından biriydi, ama fazla top gelmedi.  Stoch da vasattı.  Aykut Kocaman, oyuna hamlesini daha önce yapmalıydı, Sow’u geç zamanda aldı.   Takımda uyumsuzluk söz konusuydu.   Bütün hazırlık maçlarında beraberlik alan Fenerbahçe bu maçta da beraberlik aldı.  Romanya’da turu geçmek için her şeyi yapmalıyız. 

Yazan:Cem Kurtuluş

26 Şubat 2010

Fenerbahçe-1 Lille-1















Maçtan önce türlü türlü yorum yapılıyordu bu maç için. Eksikler bahane ediliyordu,ama eksiklik bahane olamazdı. Sen Fenerbahçe isen yenmelisin.Maçtan önce Galatasaray maçını izledim ve atletico Madrid yendi çok sevinmiştim. Bizim maça geldik. Kadrolar verilmişti. Bilica ve Bekir stoperde sağda önder solda deniz onların önünde Gökhan gönül wederson orta sahada emre Selçuk alex onun önünde guiza. Şu kadroya bakınca yenmemeleri için hiçbir neden yok.

Tribünler harika
Pankartlar hazırlanmış açılmış.
Futbolcularında daha da istekli olması gerekir
Ben o isteği fazla oyuncuda göremedim. Guiza sık sık pres yapıyordu,ama arkadan yardıma gelen kimse olmayınca etkili olamıyordu. Maçın en istekli oyuncularından biri de Emre idi,heryere koştu. Kalktı,savaştı ne yapması gerekiyorsa onu yaptı. Golünüde attı,ama orda önder faktörünüde es geçmeyelim. Kaleciyi şaşırttı.

Gol atsakta o kadar etkili oynadığımızı söyleyemicem. Karşı takımda en iyi oynayan genç hazard idi,bu adamı birkaç sene sonra kaparlar. Yetenek var bu adamda. Bütün topları iyi kullandı. Hakem de her şeye faul çalıyordu. Adamlara dokunsan faul,maçın içinde alex e yapılan faul u es geçti. Aynısı onlara yapıldı verdi,adam kendini güzel atıyor.

Alex in kale önünde kafayla vurduğu top kaleciye çarptı kornere gitmişti,bu en tehlikeli pozisyonumuzdu. İkinci yarı ne kadar etkili gözüksekte etkili değildik. Bunu kabul etmek gerek. Attığımız gol emreden gelmişti. 1-0 a yattık,bunu yaparsan Turu zaten kaybetmişindir. Korkarak oynamak fayda etmez. Bugün beğendiğim iki oyuncu vardı biri Bekir biri emre idi hakkını vermek gerek. Yine hüzün yine hüsran sağolun…

Yazan:Cem Kurtuluş

19 Şubat 2010

Lille-2 Fenerbahçe-1

















Lille maçı öncesi endişelerim vardı. Eğer Fenerbahçe gibi oynarsak,gerçekten inanırsak Lille ı yenerdik. Ama bunun tam dersi oldu,ilk dakikalar çok koşuyor gibi gözüksekte,gol bizi yıktı.Bunda volkan’ın hatası çok büyüktü. Volkan anlaşılan hala dersler çıkarmamış. Emre bir şeyler yapmak için çabalıyordu,cristian özer guiza yokları oynuyordu. Wederson da öyle denilebilir,ama golüne diyecek bir şey yok. O da inanamadı gole. Alex e hiçbirşey yapmıyor diyenler maçı iyice ve dikkatli izlesinler. Guiza ya kaç tane pas attı,ama guiza beceriksizse alex e suç atmanın anlamı yok.

 Hakem e değinmesek olmaz. Bu hakem barcelona atletico Madrid maçını yöneten bir hakem. Ama adamlara bir müdalede bulunsan hemen faul veriyordu. Lugano nun tekrardan sakatlanmasına üzüldüm. Böyle bir şey olacağını tahmin ediyordum,ve oldu. Onun yerine deniz girdi oyuna,önder girseydi daha faydalı olabilirdi. Daum un denize takıntısı var,deniz i almasa olmuyor. Bizi yakan futbolcuların başında deniz geliyor. Amatör bile yapmaz bu hatayı.

Guiza guiza guiza,bu adam necidir,bize gol kralı olarak getirildi. Ve gerçek şu ki fos çıktı. Bu adam her maç yüzde yüz 5 net pozisyon kaçırıyor,sadece yüzde yüz olan bu. Fırsatları hiç değerlendiremiyor. Bize kaliteli forvet gerekiyor,böyle gol atma becerisi olan. Hani yıldızda istemiyorum,bizi taşıyabilen  bir forvet olsun yeter.


Maçta Guiza saç baş yoldurdu. Topa vurmaktan aciz,mücadele etmekten aciz bir oyuncu Guiza,Bunları söylemeliyim. Dost acı söyler. İkinci yarı başladı,Lille 51 dakikada deniz in hatası sonucu golü buldu. Böyle basit bir hata olamaz . Amatörler bile yapmaz bu hatayı. Bir de topu takip etmiyor bırakıyor.Daum oyuncu değişiklerine gitti. Mehmet topuz u aldı,o da etkili olamadı. İkinci yarı alex yine klas paslar attı,guiza her zamanki gibi golleri kaçırdı.Umarım bu skor turu geçmemize yeter.


Yazan:Cem Kurtuluş

18 Aralık 2009

Uefa'daki Rakibimiz Lille



Bugün Rakibimiz belli oldu.Kuralar çekilirken okuldaydım ,arkadaşın telefonundan Lille çıktığını öğrendim.Lille,basit bir takım değil.Fransa'nın en köklü takımlarından biridir.Fransız futbolu fiziğe dayalı oynanıyor. Lille bu aralar çok formda .Lille b grubunun en golcü takımı,fildişi'li gervinho takımın en golcü oyuncusu.5 golü bulunuyor.Maçları çok gollü geçiyor.Fransa liginde de gayet iyiler.Lyon'a 4 gol atmış bir takımdan bahsediyoruz.Fransa liginde 5.sıradalar.Bu da onlar için avantaj.Sonuçta biri çıkacaktı.daha güçsüz rakiplerde vardı ama bize Lille çıktı.Bununla yetinmemiz gerekiyor.Lille'i elersek Liverpool ile karşılaşacağız.

Liverpool bizim için iyi olmadı.Liverpool'un bu sene uefa'ya kalmasına şaşırdım.Böyle başarılı kadro nasıl uefa'ya kalabilir ki.Liverpool'un kadrosunda yıldız dolu,torres,gerrard,gibi yıldızlar var.Ama büyük maçlar önceden tahmin edilemez. Chelsea'yi de burda yenmiştik.Ama diğer maçta yenilmiştik,ama eleyebilirdik.Şansımızda tutmadı.Bu defa tutacağını umuyorum.Liverpool'u kadıköy'ün çimlerine gömeceğiz.Ben liverpool'a garanti gözüyle bakıyorum.Ama önce Lille'ı geçmemiz gerek.

Yazan:Cem Kurtuluş

Fenerbahçe-1 Sheriff-0



Fenerbahçemiz yoluna devam ediyordu,bu maçı ben antrenman maçı olarak görüyordum.Grupta 12 puan toplamıştık.Maç öncesi daum en iyi 11’i çıkaracağım açıklamaları yapmıştı.En iyi 11’den kasıt neydi..Baroni,Gökhan gönül gibi oyuncuları keseceğini düşünmemiştim.Roberto carlos’ta yedekler arasındaydı.Bu karşılaşma roberto carlos’un veda maçıydı.Maç öncesi kadrolar açıklandığında Carlos’un 11’de olmadığını görünce şaşırmadım.Daum,bundan önce aynısını Hoojdonk’a yapmıştı.İyi mi kötü mü tartışılır.Santos,gerçek mevkine dönmüştü,orta saha nın yükü Selçuk ve deniz’e emanetti.İleride de guiza ve semih ,sol kanatta uğur boral,sağ kanatta özer vardı.Bekir de bu maçta forma şansı bulmuştu.Onunda ilk maçıydı,biraz hak vermek gerek.Belki heyecanlanmış olabilir.

Sağ kanattan gidiyordu öyle,bindirmeleri de fena değildi.Ama geriye dönüşlerde sıkıntı yaşadı.Uzun boylu oyuncular aslında hep böyledir.Bunu Önder’de de görebilirsiniz.Santos’a gelince,santos’un asıl mevkisi sol bek ti,ama carlos olduğu için daum onu o mevkide oynatamıyordu.Gerçek mevkisine geçince daha iyi oynadı.Artık eskisi gibi ileri çıkmıyordu.İleri çıkarsa,defans ta boşluk oluşacaktı.Ve santos başarıyla görevini yerine getirdi.

Pas hatası hiç yapmadı diyebilirim.Bir kaç atakta olsa,gelen pozisyonları kesti.Savunma nın göbeğine gelince,hatasız oynadılar.Her pozisyonda bilica yı görüyordum.Ayrıca uzun paslarla da takıma katkı sağladı.Lugano,defans ta oyunu kuramadı,yanlış paslar attı.Lugano’nun oyunu önden kurması gerekiyor,bunu antrenman’da çalışmıyorlar mı bilmiyorum.

Diğer oyunculara gelince.Uğur boral,uzun zamandır forma giymiyordu.Bu maç onun için bir şanstı.Bu şansı iyi değerlendirmesi gerekiyordu.Buna gol atarak karşılık verdi.Ve golü atınca hemen Roberto carlos’un yanına gitti.Ne de olsa roberto carlos bugün Fenerbahçe’ye veda ediyordu.Bu onu mutlu etmiştir.Takım arkadaşları onu ne kadar seviyor görsün.

İkinci yarı oyunda değişiklik oldu.Özer,oyundan çıkıp memet topuz girmişti.o da oyunda kaldığı süre içinde bir şeyler yapmaya çalıştı.Maçın ilk yarısını izlerken daha zevk alıyordum,ama ikinci yarı nedense birden uykum geldi,ama yine de maçı izlemeye devam ettim.Taraftarlar roberto carlos diye bağırıyordu,roberto carlos’ta ısınmaya gitti.Biz roberto carlos’u beklerken,oyuna Ali Bilgin girdi.Dakikalar 86 idi o zaman,dakika 89’da alkışlarla roberto carlos oyuna girdi.Ama girdiği zaman zaten maç bitmişti.Hakemde hiç uzatmadı maçı.Statta çok boşluk vardı.Stadın yarısı boştu,bu bize yakışmadı.Ama biletlerde pahalı bunu da göz ardı etmemek gerek

Gruptan çıkmayı zaten garantilemiştik,bu galibiyet bize moral oldu.İnşallah hafta sonu Trabzon’uda yeneriz,moralimiz daha da yükselir.Ondan sonra Türkiye kupası maçları var.

Yazan:Cem Kurtuluş

02 Aralık 2009

Twente-0 Fenerbahçe-1



Fenerbahçe’miz bugün Hollanda’da Twente’ye konuk oldu.Maç öncesi türlü türlü yorum yapılıyordu.Bu yorumlar Fenerbahçe’nin son haftalarda aldığı sonuçlara göre yapılıyordu.Ama Fenerbahçe’nin Avrupa’da farklı oynadığını biliyoruz. Maç öncesi daum iddialı açıklamalar yaptı.Daum’a muhabir kazanma şansınız ne kadar diye sorduğunda ; Daum buna Yüzde yüz olarak cevap verdi.Maç öncesi düşünüyordum,daum bu açıklamayı neye göre yapar.Demek ki bir bildiği varmış.Ama ben buna anca şans derim.

Daum,bu maçla birlikte eski sistemine dönmüştü.Defans carlos,Gökhan gönül,bilica,lugano dörtlüsünden kuruluydu.Bilica’nın bu takım için ne kadar önemli olduğunu bu maçtada gördük.Gereken müdaleleri yerinde yaptı. Fenerbahçemizi bugün twente’de en çok zorlayan oyuncu,Miraslov stoch idi.Stoch’u zamanında leeds United istemesine rağmen chelsea almış,ordanda twente’ye gelmiş.İki kanatada görev aldı,başka onun kadar tehlike yaratan bir oyuncu yoktu.Guiza,sahada dolanıyordu.Özellikle Memet topuz’un guiza’ya verdiği pas harikaydı,ama guiza bu pozisyonu değerlendiremedi.Roberto carlos’un aniden dönerek vurduğu pozisyon vardı,kaleci o topu güzel çıkardı.Twente hiç mi pozisyona girmedi,tabiî ki de girdi.Özellikle Perez’in pozisyonu en tehlikeli pozisyonlardan biriydi.Perez gibi adam nasıl kaçırır diye içimden öyle söyleniyordum.

İkinci yarı daha hızlı başladı.Twente,taraftarın desteğini alarak üstümüze geliyordu.Ama bir türlü gol atamıyorlardı.Dakika 68’i gösterdiğinde Fenerbahçeliler ayağa kalkmıştı gol diye.Guiza’nın Alex’e attığı pas tek kelime ile harikaydı.Ama Alex’i takip eden 3 twente’li oyuncu vardı,maçta her şey değişebilirdi ama Alex golü atamadı.Artık gol geliyorum demişti.Sahneye ilk önce Alex çıktı. Lugano’ya yaptığı mükemmel asist her şeyi açıklıyordu.Twente’nin kaybedecek bir şeyi yoktu.Twente 7-8 oyuncuyla gol aramaya başladı,sağlı sollu atakları devam ediyordu.Fenerbahçe’de bunlardan yararlanacaktı.Daum,oyuncu değişiklerine gidiyordu.Ben uğur boral’ı alır diye beklerken santos’u oyuna aldı,sadece bununla kalmadı.Guiza çıktı semih girmişti.Ama Guiza’nın oyundan çıkarken yaptığı saygısızlıktı.Roberto Carlos’u ayrı bir parantez açmak gerekir.Twente’nin yüzde yüzlük golünü engellemişti.Böylece gruptan çıkmayı garantiledik.Oyunu çok beğendiğimi söyleyemem ama,mücadele fena değil.En azından Kasımpaşa maçındaki gibi değildi.

Yazan:Cem Kurtuluş

18 Eylül 2009

Fenerbahçe-1 Twente-2



Twente maçı benim korktuğum maçlardan biriydi ve öyle de oldu ,bazı kişiler yok 3 atarız yok 5 atarız diyordu ama benim takip ettiğim kadarıyla twente, hem hücum olarak hem defansif olarak beraber hareket eden bir takım.Bugün sahada dökülen çok oyuncu vardı bunlardan birincisi Guiza,ikincisi ise Dos santos idi.Bu oyuncular diğer maçlarda yıldızlaşmıştı,honved ve sion maçlarında yıldızlaşmıştı,belki bu kadar güçlü bir rakibe karşı daha önce oynamamıştı en azından dos santos oynamamıştı
Kimse bizim bu maçı kaybedeceğimizi zannetmiyordu,favori gösterilmek bence iyi birşey değil,çünkü takım ne zaman favori gösterilse sahaya eksik motivasyonla sahaya çıkıyor.

Takımın en çok mücadele eden oyuncularından biri de emre idi,yine en baskılı oynayan oyuncuydu,eminim bazı kişiler yine acımasızca eleştirmiştir.
Kazım'ın yuhalanması ayrı bir olay,Kazım,bugün en son yuhlanması gereken kişidir,gerek mücadelesiyle gerek te takıma verdiği katkı ortada,bugün yuhlansa yuhlansa dos santos yuhlanabilirdi,o da saha da hayalet gibi gezip,görünmediği için.
Maç geneline baktığımızda twente'nin kaleyi bulan iki şutu var ve bunların ikisi de gol oldu,volkan'ın yaptığı hata inanılmazdı,2.gol tam komediydi,dos santos,o zenciye resmen asist yaptı.

Ama adamlar iyi paslaşıyordu,geldi mi bizi zorladılar,biz her ne kadar oynuyor gibi gözüksek de oynayan taraf biz değildik.
Bilica'nın 20 30 metrelik saçma sapan paslarını anlamak mümkün değil,garantiyse adam boş görüyorsan atarsın,ama oyunu riske sokmanın ne anlamı var ki kardeşim.
Oyuncu değişiklikleri bekliyorduk,ama öncelikle altını çizmemiz gereken birşey var o da dos santos ve guiza gibi hiçbirşey şey veremeyen iki oyuncunun saha da 80 dakika kalmasaydı.

Sonradan statta semih şentürk sesleri yükseldi 80'ci dakika doğru semih'e oyuna aldı,Ey daum semih'i daha önce neden almassın ki
Memet topuz değişikliğine gitmişti Daum,ve topuz'un girmesiyle frikikten güzel de gol attı,daum'a gidip bütün takım kucaklaştı,bu güzel birşeydi.
Ama adamlara beleşe gol verdik,sonra dos santos'un hatasıyla ikinci gol geldi.
Bu maç böyle olmamalıydı.
Umarım Daum birşeylerin farkına varıyordur.

Yazan:Cem Kurtuluş

28 Ağustos 2009

Rakiplerimiz S.Bükreş, Twente ve Sheriff



Biraz şanslıyız diyebilirim,sheriff takımı moldovya'dan,sheriff'i kolay bir rakip olarak görüyorum ama futbol oynanılmadan kazanılmıyor.Bu gruptan lider çıkmamız gerekir ,daha zorlu gruba da düşebilirdik ama zayıf bir gruba düştük.Birinci biz ikinci Steau Bükreş olur diye tahmin diyorum.Steau bükreş evinde iyi oynuyor hatta galatasaray'ı bile elemişlerdi,ne kadar iyi bir takım olduğunu göstermiştir.

Başarılar Fenerbahçem.


Maç programı da şöyle

17 Eylül Perşembe- Saat 22.05
Fenerbahçe – Twente

1 Ekim Perşembe
FC Sheriff – Fenerbahçe

22 Ekim Perşembe
Steaua Bükreş – Fenerbahçe

5 Kasım Perşembe
Fenerbahçe – Steaua Bükreş

2-3 Aralık 2009
Twente – Fenerbahçe

16-17 Aralık 2009
Fenerbahçe – FC Sheriff

Yazan:Cem Kurtuluş