// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

Türkiye Kupası 2011/2012 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye Kupası 2011/2012 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mayıs 2012

Deplase Ankara: Seviyoruz işte var mı diyeceğin !


Galatasaray maçının ardından bütün gözler Ankara’da ki Bursa maçındaydı.  11 aydır her şeye rağmen mücadele eden bir takım vardı sahada, son Galatasaray maçında da bu takım alkışlanmış, ama polisin tribünlere biber gazı atmasından sonra olaylar çıkmıştı. Çarşamba sabahı Ankara için yola çıkmıştık.  Ankara’ya giderken kupa olsun veya olmasın demiştik,  Ama futbolcuların bir kupa sözü vardı taraftara, aslında bu 2 kupa sözü. Ama diğeri olmadı, ama kupa alsalar da almasalar da onlar bu kulübün tarihine geçmişlerdi.   Her zaman ki deplasman yolculuğuna alkolle, tezahüratla devam ediyoruz bu deplasmanda da. 


Alkol bulabilmek için bir yerde durup epey yol kat etmemiz de bunun sonucuydu. Otobüs ,Bolu dağına yakın bir yerde hararet etmişti, kısa bir hararet yaşadık. Bütün deplasmana gidenler bunu; ya deplasman paranı denkleştiremezsin ya da otobüz arıza verir.  Sonrasında tekrardan yola koyulduk.  Yanılmıyorsam 6 gibi Ankara’da olduk. Hemen stada girişimizi yapıyoruz , tribündeki yerimizi alıyoruz. Maça hızlı başlayan taraftık. Caner’in golüyle tribünler ilk dakikadan itibaren bambaşka bir havaya büründü, meşalelerin yanması  bunun sonucuydu.  Bu sene çoğu maçın hafta içi olması sebebiyle İstanbul Tayfası geride kalmıştı ama bu maç bütün gruplar tribünündeki yerini aldı.

İstanbul’dan kaç otobüs kalktı tam bilmiyorum. Ama bu sayı fazlaydı.  Bursa taraftarına daha fazla bilet verilmişti bu maç, onlardan tribünlerini doldurmuşlardı, güzel görüntüler oluşturmuşlardı.  Güvenlik önlemi fazlaydı,  son maçtan sonra, yaklaşık 4000 görevli yerini almıştı saha dışında.Çevik kuvvete maç başlamadan önce büyük tepki vardı, bu bir süre devam etti. Tabii, Fenerbahçe taraftarını o ara susturmaya çalışanlar da vardı, ama unuttukları bir şey vardı bu taraftar kendisine yapılanı hiçbir zaman unutmaz.  Tribünlerde iyiydi takım da iyiydi. Maç sonu fazla sevinç olmadı. Ama sokaklarda büyük bir sevinç hakimdi.

Ankara’daki bütün kupa maçları bu sene uğurlu geldi, bu da kupayı Ankara’da alacağımızın habercisiydi. Ve son olarak tribünde haykırdığımız bir tezahüratı söylememek olmazdı, eskiden dillerden düşmeyen bir tezahürattı, yeniden hatırlatmak da iyi oldu! 

“ Sen şampiyon olmasan da kupaları almasan da cimbomboma  koymasan da seviyoruz  işte var mı  diyeceğin …’’

not: Fotoğraf çekmeye pek hevesli olmadığımız için bu deplasman da fotoğraf eksik kaldı..

Cem Kurtuluş, 2012



27 Nisan 2012

Deplase Ankara (26.04.2012)















Kupa maçlarının telafisi yoktur.  Bu maçta da durum bundan ibaretti. Kayseri’de iyi oynamadığımız bir maçı,90.dakika gol atarak uzatmaya götürdük ve penaltılarda da Kayseri’yi eledik.  Bu maçtan sonra rakip Karabük olmuştu ve yine maç Ankara’ya verilmişti. Ankara’da ne var anlamak zor elbette, bu kısmı geçelim. Muhtemelen  ayda 3 defa maça denk geldik ya da ben öyle hatırlıyorum. Kısaca maç hakkında birkaç şey söz edecek olursam bu kısmı çok da uzatmayacağım.  Maç içinde öne çıkan üç oyuncu vardı Semih-Stoch-Orhan. Özellikle Stoch sahada basmadık yer bırakmadı. Dia’da etkili olmaya çalıştı, Selçuk –Cristian akıllı oynadı. Bütün oyunu Stoch yönlendirdi diyebiliriz. Alex’i aratmadı. Her yere yardıma yetişti. Özer ve Caner sahada fazla gözükmedi. Karabük etkisiz bir futbol ortaya koydu. Taraftar üstünlüğümüzle  iyi oynayan taraf bizdik.


Maç yorumu bir yana asıl mevzu da deplasman yolculuğu  hakkında da birkaç kelam etmek.  Vize sınavına sabah girip otobüse yetişmek için koşuşturma içerisindeydim. Bu durumu herkes en az bir defa yaşamıştır. Ya sınava girmemiştir ya da çok önemli sınavına girip otobüsü bekletip koşuşturma içerisinde olmuştur.  Neyse ki  aceleyle ama yetişmem o ara pek bir şey ifade etmedi, çünkü yola öğlen 1 gibi çıktık. Maça yetişmemiz imkansızdı, bunu da biliyorduk. Bütün bu olaylar üzerine  otobüs  hararet yaptı.   İki defa durduk. Bir otobüs dolusu insan mahsur kalmıştı. Bolu tarafında yeniden durmuştuk,otobüsten dumanlar gelirken yoldan otobüs durdurarak yolumuza devam ettik bir şekilde. 

Yaklaşık 35 kişi o otobüsün içinde sıkışmıştık. İndikten sonra maça yetişelim diye acele ettik. Neyse ki ikinci yarıya doğru stada girmiştik.  Kayseri maçına göre iyi bir tribün yoktu. İkinci golü bulduktan sonra daha da rahatlamıştık. Maç bittikten sonra Futbolcuların tribünlere çağrılıp karşılıklı “ Fener gol gol,iki kupa geliyor’’  tezahüratının yapılması da tribünsel açıdan olan işlerdendi.

Bunların sonrasında bizler maç sonrası eve nasıl döneceğimizi düşünürken, otobüs ortalıkta yokken herkes bir çözüm yolu arıyordu.  Kimileri otogardan bilet alıp İstanbul’a dönecekti, kimileri Ankara’da kalacak kimileri de bir yolunu bulacaktı. Buradan 1907Unıfeb’ten kardeşlerimize teşekkür ediyorum..  Bir de son olarak şunu söylememek olamaz.  Yola çıkarken yolsuz kalmamak gerekiyor, yola çıktığın insanlara dikkat etmelisin, özellikle seni yarı yol da bırakanlara…

bir deplasman yolculuğu da bir şekilde sona ermişti

selametle.

Cem Kurtuluş,2012

13 Nisan 2012

Deplase Ankara: (13.04.2012)

















Mevzu yine deplasman olunca yer ve zaman fark etmeksizin hiçbir şey önemli olmuyordu. Bu defa Ankara yolundaydık. Puslu ve sisli Ankara Yolları. Günler öncesinden biletlerin bittiği söylenmiş ,biletler sonradan yine çıkmıştı.   12 gibi yola koyulmuştuk. Ama 5 saatlik yol 5 saatte bitmemişti. Yine makarasıyla dolu bir deplasmana doğru gidiyorduk. Otobüste söylenen tezahüratlar ,alkoller ve bir çok şey...

  Eksik olan şeyler de vardı elbette.  Çok fazla yerde duraklamıştık. Ankara’ya gidene kadar tekel bayi bulamamanın sıkıntısını yaşadık, bunu daha önce de yaşamıştık. Neyse ki bir yerde durup bulmuştuk, hemen tekele attık kendimizi. Oradan bir araç  çevirip  şoföre  bizi tekel bayiye kadar bırakmasını istemiştik.
Sonrasında yola yeniden koyulmuştuk. Artık durmak yoktu. Alkollerde kısa sürede tüketilmişti.  Ankara’ya geldiğimizde stadın önü kalabalıktı, takım otobüsünü Ankara'daki Fenerbahçeliler karşılamıştı. İstanbul’dan yanılmıyorsam 2 otobüs kalkmıştı, maçın hafta içi olmasının en büyük sıkıntıydı.  

 Döner ekmek  mi yiyelim derken vazgeçip hemen pankartı asmak için stada girdik. Tribündeki yerimizi aldık.  Maç başladı kayseri daha atak oynuyordu. Kayseri de kendi tribünleri doldurmuş, kendilerini iyi hazırlamıştı.  Ama üstünlük bizdeydi. Kale arkaları ve maraton tarafı bize aitti. Tribün üstünlüğü olarak da " Ankara Deplasman sayılmaz " sözünü hafızamıza çaktı. 

 Maç düdüğü çalmadan önce kendimizi alıştırıyorduk tribüne. Düdük çalar çalmaz desteğimizi vermeye başladık. Kale arkasının orta tarafı bir de sağ taraf hariç tribün zayıftı. Özellikle sol kısım. Ama karşılıklı tezahüratlarla iyi bir ivme yakalamıştık. . Maraton kısımda da sadece orta taraf bağırıyordu. Özet olarak; Ankara'nın ayazında puslu bir deplasmanı geride bıraktık. Olabildiğince soğuk, cefakar ve deplasman dönüşünde içilen bir sıcak çorba içimizi ısıttı.  

Cem Kurtuluş,2012


13 Ocak 2012

Fenerbahçe -4 Konya Torku Şeker -1:

Türkiye kupası maçlarını Fenerbahçe eskiden olduğu gibi bu maçta da ciddiye almadı. Bunu ilk yarı gördük.    Bienvenu’nun golüyle öne geçtik. Daha sonrasında etkili bir oyun ortaya koyamadık. Ama maçın başından itibaren Özgür çek kendini gösterdi.   Bu genç yaşına rağmen  sahada bir an olsun durmadı, tekniğiyle de  ileride güzel işler çıkaracağını bizlere şimdiden gösterdi.

 Stoch’u bugün Alex’in yerinde gördük. Ve Alex’in olmayışında stoch o bölgede iyi işler yapar. En azından bunun sinyalini şimdi verdi. Bienvenu ,gol atsa da golün haricinde iyi sayılmazdı ilk yarı. Emre ,ilk yarı boyunca çalıştı ve bazı yerlerde kendini riske attı. Sakatlanma riski.. Özer ilk yarıda yine saç baş yoldurttu sonrasında yerini Mehmet topuz’a bıraktı.

İlk yarı böyle sonuçlandı. İkinci yarıda top bizdeydi daima. Alex’in girmesiyle oyunun seyri değişti.  Kalecinin hatası sonucu Bienvenu’nun önünde kalan topu Alex gole çevirdi.   Bienvenu ikinci yarıda gollerine devam etse de yine de vasat bir oyun sergiledi. Umarım ileride daha iyi işler yapar.  Maçın oyuncusu şüphesiz Özgür çek idi. Başarılı oyunuyla dikkat çekti.  Stoch’da sahanın en çok çalışanlar arasındaydı.

Yazan:Cem Kurtuluş