27 Aralık 2015
Tine Turner'a Saygıyla: Mad Max Beyond Thunderdome (1985)
30 Haziran 2015
Aksiyon, Macera, Cüneyt Arkın: Deli Fişek (1984)
04 Ağustos 2013
Katiller de Ağlar (1985)
Arabesk etkilerin görüldüğü filmde başlangıç bir kuru soğana muhtaç bir ailede yetişen Yusuf Şahin’in çalıştığı yerde patronunun bir adamı vurmasıyla suçu üstlenmesiyle başlıyor. Bu filmdeki kuru soğan yedikleri sofra, bir ayakkabıya muhtaç olan bir kardeşin gösterildiği sahneler aynı zamanda dönem içerisindeki yoksulluğa selam çakıyor. Film baştan itibaren çocuklarla ilgili çokça detay vermiyor,derine inmiyor ama girişi bu şekilde yapıyor. Konuya dönecek olursak; "Yusuf" karakteri bütün sorumluluğu alarak alemde nam salmaya başlıyor. Artık bu işlere karışmayacağını söylese de bu işler peşini bırakmıyor. Bir ailede abinin neleri feda edebileceğini gösteren filmin ikinci kısmında uyuşturucu patronlarına karşı açılan savaş ele alınıyor. Bu uyuşturucu savaşının içindeki önemli isimlerden biri katil Yusuf Şahin’in kardeşi Kenan. Kenan karakteriyle oynayan Kenan Kalav gerçek hayatta bir süre önce iki kilo eroin suçundan yakalanmıştır. Biri alemin güçlü komiserlerden, kimseye göz açtırmayan, mafya adamlarının nefret ettiği Kenan, diğeri bu alemin en güçlülerinden Yusuf Şahin. Senaryonun bu kısmında birbirinden habersiz iki kardeşin açtığı savaşa tanıklık ederiz.
Oyunculuklara geçecek olursak; filmde Yusuf Şahin adlı bir katili canlandıran Cüneyt Arkın ismi ağır bassa da bunun yanında Aliye Rona da bir dönemin önemli isimlerinden biri olduğunu gösteriyor. Yusuf'un Annesi görevini üstlenen Aliye Rona; anneliğin ne fedakarlık bir şey olduğunu seyirciye izlettiriyor, bunun yanında Banu Alkan da başarılı bir profil çiziyor.Filmde çok görmesek de Banu Alkan’ın oyunculuğunun yanı sıra dönemin güzelliğiyle göz kamaştıran güzelleri arasında yerini alıyor. Filmin Cüneyt Arkın gibi kafa oyuncularından biri dönemin pek çok filminde kızların gazozuna ilaç atan ismiyle namı diğer Nuri Alço (Alkapon Kerim ) oluyor. Oyuncu kadrosu başlı başına dönemin ruhunu yansıtıyor;bu dönemlerde daha çok polisin daha çok kahraman diye seyirciye gösterilir.
Sonuç olarak; Yeşilçam sinemasının içinde bulunduğu dönem daha çok uyuşturucu temalı, polislerin daha çok filmlerde yüceltildiği dönemdir. 1980-1985 arası dönemde bu konular aktiftir; bolca hatalar olmaktadır;ama hataya değil de konuya odaklanılması gerekir. Bunun haricinde; yeşilçamda 300 kadar senaryo yazan,senaryosu bulunan Erdoğan Tünaş'ın yazdığı, yönetmenlik koltuğunda Orhan Elmas'ın olduğu " Katiller de Ağlar " klas oyuncu kadrosuyla, içi cız ettiren müzikleriyle uyumlu aynı zamanda yoksulluğun temasını iyi işleyen, bir katilin de iyi biri olabileceğini resmeder bize.
İzlerken Altını Çizdiklerim:
" Beraberliklerimiz ayrılıklara doldu Yusuf.. "
" Az önce vurduğun polisin fiyatını kim biçecek? zehirlendiğin gençlerin anaları babaları ne olacak? "
" Neler kazandım,neler kaybettim. Göreceksin ki tüm kazandıkların,kaybettiklerin yanında hiç kalır..."
30 Temmuz 2013
Beyaz Ölüm (1983)
11 Nisan 2013
Gerçek Aşkın İçinde Erotizmi Göstermek : Dokuz Buçuk Hafta (1986)
Elizabeth'; "Bu adamı çözemiyorum. ama bazen anlamak çok kolay. belki de taktığı kravattan, okuduğu ya da okumadığı kitaplardan. ama bilirsin; neyin ilişkiyi bitireceğini. o yüzden boyun eğer ve beklersin. bu durumu katlanılır kılar. ama bu adam. belki gerçek aşktır. belki."
Elizabeth’in her gün John’u düşünmesi ama John’un bu ilişkiyi çok fazla iplemediği gerçeği önümüzde duruyor.
John: “ Bak, bir şeyi bilmeni istiyorum. daha önce bir sürü sevgilim, kadınım oldu. ama inan bana hiç böyle bir şey hissetmedim. sen sadece kollarımdayken o duyguyu hissettim. bu beklemediğim bir şeydi. seni böyle seveceğimi aklımdan bile geçirmemiştim."
Elizabeth; "Birimiz dur deyince sona ereceğini biliyordum. ama sen söylemedin. çok uzun süre bekledim. eşyalarım için birini gönderirim"
18 Mart 2011
"Bu Zamanda Rock'n Roll Söylenir mi Kardeşim? " Grup Devil- (1987)
80’lerde memlekette sıkı yönetimin olmasıyla yasaklar gelmiş,diğer yanda da rock’n roll için ortaya çıkanlar vardı. Grup DEVIL’in ortaya çıkış sürecinde Taşdöğen kardeşler olarak nam salan oyuncu olan Selahattin Taşdöğen dönemin kaynaklarına göre gruba bir takım yardımlar yapıyordu. 80’lerde sahne şovlarıyla kendinden söz ettiren bir Grup Devil gerçeği vardı, bunda da bahsedildiği üzere o dönemin oyuncularından Sebahattin Taşdöğen’in gruba katkısı vardı. Gazete manşetlerinde “ Bu da Bizim Kiss” yazıyordu Devil için. Yıl 1987 olduğunda kaydettikleri şarkıları Armoni Plak aracılığıyla kasete dökmeyi başardılar.
Kendi
isimlerini taşıyan albümleri her yönüyle dönemin en iyi albümleri
arasındaydı. 80’lerde dünyada NWOBHM etkisi
hakim olmasından ötürü dönemin gençleri de bu akımdan etkilendi, bu da
müziklerine yansıdı. Kimileri tarafından grup Whisky ‘nin gölgesinde kalmış
yorumları da yapılmıştır.
Albüm, açılışını; kasvetli notaların hakim sürdüğü, ağır ağır ilerleyen atmosferde “Kabus“ şarkısıyla yapıyor. Klavyenin baskın olduğu geçmişin izini süren bir hissiyatı vermesini biliyor. Ağır ağır atmosfer yerini gitarların etkili olduğu, vokallerin de heavy metalin doruklarına çıktığı anlayışla karşılıyor. Gitarlarda Ercan Birol’un yarattığı rifflerin döneminde ne kadar rock’n roll dolu olduğunu kanıtlıyor. Klavyenin de ne kadar önemli olduğunu Nejat Tekdal bize hatırlatıyor.
Rock’n roll ritimlerinin eğlenceye dönüştüğü “Delisin Sen Deli’’ lirikleriyle rock’n roll gençliğinin hikayesinin özeti. “Neden dedi ortalıkta hippi gibi dolaşıyorsun” nakaratıyla da nokta atış yapıyor! “Rüya” klavyenin büyüleyici notalarıyla, hızlı ve bir o kadar ritmiyle durdurak bilmeyen melodilerle devam ediyor. Gasko lakaplı Gazanfer Vatansever’e sözlere ait olan “ Atom Devri Kızları’’ o dönemki kızlara ithafen yazılan bir şarkı. Bu şarkının kayıtları için Yugoslavya’ya gidiliyor. Bir kez daha Ercan Birol’un ne kadar önemli gitarist olduğunun kanıtı bu şarkıda kendini belli ediyor.
Albümün hüzünlü şarkılarından “Güzelim” sıkı bir ballad. Klavyedeki melodilerin o duygusallıkta dokundurucu niteliği var. ”Şaban " o dönemin hafızalara kazınan parçalarından biri olarak karşımıza çıkıyor, klavye'nin rolü büyük. 80 döneminde Avrupa'ya gidip zengin olacağını düşünen gençliğe sesleniyor bu şarkıyla Devil.
Dünyada 80’lerde Heavy metal, Nwobhm etkileri sürerken, Türkiye’de 1980 darbesinin etkileri sürüyor, biy yandan da arabesk müzik hakimdi, ama bir de bir yanda konserlerde delice eğlenen, heavy metal’in doruklarında müzik yapanlar vardı. Küpe takmanın, uzun saç uzatmanın , rock müzik dinlemenin ağır ceza olduğu zamanlara selam ediyor “Devil” bu albümüyle.
Sabahattin Taşdöğen – Vokal
Nizamettin Taşdöğen – Bass Gitar
Davul – Gasko (Gazanfer Vatansever)
Klavye – Nejat Tekdal
Tuncer Taşdöğen – Back Vokal
Ercan Birol – Lead Gitar
Cem Kurtuluş,2011













%20%5B2015%20Remastered%5D%20(Kaset).jpg)