// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

Müzik Kritikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzik Kritikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2013

Genç Osman – ''Gökyüzü Masmavi' (2012)




















Bazı adamlar var müzik piyasasında paraya pula önem vermezler. Piyasaya görünmek gibi dertleri yoktur, farklı işlerle uğraşır. Tüketim çağının dışında kalmıştır. Kendilerine ait bir kitle yaratırlar. Bilinmedik şehirlerde kendi kitlelerinin karşısına çıkarlar. Albüm yapmış olmak için albüm yapmazlar, maddiyat kaygısı gütmez, farkındalıklarını hemen hissettirirler. Yaptıkları albümler seneler geçtikçe hatırlanır, kıymeti zaman geçtikçe anlaşılır.

Medyanın gözünde, televizyon listelerinde ilk sıraya girmezler, ama kitle tarafından o birinciliği hak etmişlerdir. Vakti evvel bazı kanallar belli bir grubun klibini yayınlatmazdı televizyonda, sonrasında klip yayınlatılmadığı için döneme ait şarkı sözleri yazılırdı. Seneler geçerdi klibi yayınlanmayan grupların klibi televizyondaki kanallarda yayınlanırdı. Bunlardan biri de popüler işler peşinde koşmayan geriye bir şeyler bırakan “Genç Osman”. Diğer padişah Genç Osman ölse de burada Kadıköy’lü Genç Osman’a “Padişah” lâkabını koysak yanlış olmaz.

Mevzuya gelecek olursak; “Mavi Sakal’ın eski solisti Genç Osman için 90’lardaki bulunmaz nimetlerden” demekte fayda var. Senelerce bekleyişten sonra Kadıköy insanı Genç Osman “Gökyüzü Masmavi” ile karşımıza çıktı. Öyle sert şeyler bekleyenler yanılacaktır.

Akustik mevzular dönüyor albümde, sözler köşeye yatırıyor. Albümü dinlemeye başladığınız andan itibaren samimiyeti hissediyorsunuz. Sözler vurucu, müzik vurucu. Genç Osman bize “samimiyetin olmadığı yerde müzik olmaz” mesajı veriyor. Aylin Aslım da Genç Osman’a albümde eşlik ediyor, bu eşlik albümü daha da güzelleştirmiş.

Aylin Aslım demişken Aylin Aslım piyasada çokça görünen isimlerden. Bu albümde “Dilek Tutmak” şarkısına eşlik ettiğini görüyoruz. Klibi ayrı klaslıkta olmakla birlikte dinlerken düşünceler sarıyor sizi. Şarapsız olmayacak şarkılardan. Geceler gider, düşünceler sarar, insan odasında kilitlidir, gece sürer bir hikâye misali. Engeller, farklar, takıntılar ve sabah güneş doğar. Sevginin sıcaklığını bizlere anlatıyor Genç Osman. “Belki de böyle sürer gider gece, düş ve düşüncelerle ve sabah güneş doğarken” diye özet geçiyor.

Kent ozanı sıralamasında benim için “Cenk Taner, Gökalp Baykal, Genç Osman” ilk üç sırayı alır.
“Affet Gitsin” şarkısıyla Genç Osman bize bunu kanıtlıyor. Ümitsizlik durumları, her şey gelip geçmişken geç uyananlar, halen rüyada olanlar, yolun sonunu bulamayanlar ve karamsarlığı vurgulayan bir şarkıda “Her şeyi unut affet gitsin!“ diyor Genç Osman.

Bazı dizeler vardır ki bir şiir gibidir. Aforizma bulmaya gerek kalmaz. Kayboluşlar, ihtiyaçlar, savaşmaktan yorulanlar, her şey küçükken başlar. “Daha Küçüksün” de bunlara yer veriliyor. Sakin sakin bir kayboluş beliriyor uzakta bir yerlerde. Şarkı bu hissiyatı dinleyiciye oldukça veriyor. Küçük kahramanların hikâyeleri kırılgandır temasına da yer veriyor. Savaşmaktan bıkanlar ve yorulanlar için ideal. Bıkmadan dinlenecek şarkılardan, bir köşede dursun. Cebinizde saklayın!

“Bu şehirden” Hindiba‘dan dinlediğinizde sakinlik her yerinize yayılırken, Genç Osman’ın solo albümünde sakinlik gitmiş. Kötü olmuş mu? Hayır. Farklı bir hava katmış ortama.
“Birden yoksun masal gibi büyüyünce unutulan” nakaratlarıyla “Dönüyor dünya“ şarkısı mesajı inceden veriyor. Kırılgan, hassas, anlık yaşananları sözsel olarak ifade ediyor Genç Osman.

Sakinliğin belirtileri geç fark edilir. Piyano ve gitarın tınısıyla Genç Osman şarkıyı öyle güzel seslendiriyor ki sakinlik denizine götürüyor hepimizi. Karmaşık ruh hallerimize dokundurma yapıyor “Gökyüzü Masmavi” şarkısı.

Hep aynı şeyler, aynı kandırılışlar, küçük farklar, küçük ayrıntılar, teselliler, nefretler, olanlar, olmayanlar, tersine dönenler, küçük farkların bizi özel yapmasına “Hepsi Aynı” şarkısında değiniyor Genç Osman. Nereden bakarsan bak hepsi aynı.

“Yalnızlık arkadaşım”, yalnız adam projesinden yalnız bir melodi, yalnız bir şarkı. Kendi kendine bırakılan, yıldızlara ulaşmaya çalışan adamın hikâyesi. “Yalnızlığım arkadaşım, bunu sen seçtin sen istedin” diyerek mesajı veriyor. Melodiler her zaman ki gibi kırılganlığını koruyor.

“Gökyüzü Masmavi” albümü yalnız bir albümdür. Kaçışlar, korkular, hayata tutunmalar, çırpınışlar, kayıplar, karamsarlıklar, kayboluşlar, telafiler, mücadeleden kaçan ama yenik düşmeyen insanların hikâyesi üzerine kurulu bir albüm. Kadıköy insanı Genç Osman bizi çıkmaz sokaklara sokup oradan da denizin derinliklerine yolluyor. Kadıköy insanı Cenk Taner’in bir dönem “İzin Vermedi Yalnızlık” albümüyle kıyaslama yapabilirsiniz ama bu kıyaslamayı yapmanız doğru olmayacaktır.

Yalnız bir adam, yalnız bir melodi ve Gökyüzü Masmavi.

Şarap içtiğiniz Kadıköy akşamlarına Genç Osman bu albümle selam ediyor. Albümü açın ve kendinizi gökyüzüne bırakın.

Cem Kurtuluş, Ocak 2013

31 Aralık 2012

Kayıp giden Hayatlar: Eren Kazım Akay- Turkuaz Patlican (2000)
















Boş sokakların ardında görünen bulanık fotoğraflar akılda kalıcı bir iz bırakır. Sokaktaki sarhoşluklar, üstü yırtık olan fahişeler, kerhane kapısında bekleyen bekçi, içeride bekleyen pezevenk ve onun kapısında dikilen "gelsene yakışıklı" diye seslenen suratı paçavraya dönmüş fahişeler, karanlık duvarlar, yalnızlığın gölgesinde dans edenler, hayatın tekmesini yiyenler, köşede kapı önünde bekleyenler, bizler, sizler, boş kelimeler, dizelerden bize yansıyanlar, biz kavramını saf dışı edenler, hiçbir zaman biz olamayanlar, sahte dostluklar, sahte aşklar, pişmanlıklar, yokluklar, arada derede kalanlar, pencere dibinde izlenenler ve çoğuna cevap arayan kafayı sıyırmış gerçek müzisyenlerin yok sayıldığı ülkede  Eren Kazım Akay’ın Turkuaz Patlıcan isimli albümü.

Aynı zamanda Cihangir’de atölyesi bulunan (halen bulunuyor mu bilmiyorum) heykeltraş biri kendisi. Farklı mevzular, farklı soundlar ve bu soundların yaratıcısı biri Eren Kazım Akay.
"Amirim" ile ayarı veriyor bize heykeltraş. Kerhaneler, sokak, hayatın dışında kalanları aynı zamanda Behzat Ç’yi hatırlatan bir şarkı olmakla birlikte ağır tempoda ilerliyor, parçanın girişi de senfonik grupların açılışına inceden selam çakıyor.

Her gün uyandığımız uykular, yorgunluk izleri, avunmalar, yansımalar, yaşamak buysa bekleyişin sinyalleri artık gözümüze daha ağır çarpıyor. "Başım boş" da bunlara cevap veriyor, sadece bunlara cevap vermekle kalmıyor. Hayatın bizi ters köşe edeceğini de dizelerinde söylüyor. "Yaş otuz beş, dayan cebelleş" diyerek 35’e hem  kafa hem de yaşsal olarak merdiven dayayanlara ayarı veriyor.

Pişmanlıkların dönüşü yoktur, geriye korkular kalır. Murathan Mungan’ın da dediği gibi "Bazı geceler, bazı insanlar, bazı yerlerde sahiden karşılaşırlar". Bazılarının yabancılaştığı kelimelere yaklaştırıyor "Biz ah biz" bazılarını da geçmişe döndürüyor. Hesapsız kitapsız yapılanları sorgulatıyor bizlere bu şarkı. "Birleşik kelimeler ederdik, cümleye uymazdık ah" sözleriyle de dinleyenin içinde derin bir sızı yaşatıyor.

"Beni bu oyuna sakın ebe yapmayın" diyerek bütün şarkıyı bir söz de anlatıyor Eren Kazım Akay "Hop hop hop" şarkısında. Zamanın akışından, arada dibe çöküşten, derinliklerden bahsederken Akay şarkıda farklı mevzulara da değiniyor. Bir top gibi sizi ileri fırlatabilecek güce sahip.

"Kalender" sonbahar mevsiminin yol şarkıları diye liste yapsak ilk sıraya girerdi bu şarkı. Kısa süreli ama bir o kadar etkili olmasının yanında "söze fazla lüzum yok, yalandım safi" Sözüyle şarkı özetleniyor.

"Keloğlan" o bildiğimiz masal kahramanı ve kendisi de keldir Akay'ın. Kendini bu şarkıda keloğlana benzetmiş, masalsı bir anlatımı tercih etmiş. Şarkıya da masalsı bir giriş yapılıyor.

"Mayhoş", başa dönüşler, ters köşeler, karman çorman olan bitenler üzerine kurulu bir şarkı karanlık odasından çıkamayanlar için. Arada sıkışıp kalanlar ve Eren Kazım Akay ustanın söz cambazlıkları…
Özetlemek gerekirse "Turkuaz Patlıcan" albümü piyasadaki en sıkı/kaliteli işlerden biri, aynı zamanda da çoğu kimsenin keşfedemediği albümlerden. Gripin ve türevi gruplardan sıkılanlar için ideal bir albüm. Farklı soundlar, farklı mevzular ve çıkmaz bir sokak…

Eren Kazım Akay, kayıp giden hayatlara dair sizi söz cambazlığına davet ediyor.

Cem Kurtuluş, 2012