// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

11 Ekim 2010

Bob Dylan - Highway 61 Revisited (1965)

Önünüzde  uzun bir yol var, ve yol hiç çekilmiyor. Sıkılıyorsunuz ve yapacak bir şey mi yok? ,size önerebileceğim tek şey  “ Highway 61 Revisited” albümüdür. Bir yandan albümü dinleyeceksiniz bir yandan yolun kısaldığını hissedeceksiniz.  O mızıka sesiyle birlikte trans’a geçeceksiniz, bir uçuş söz konusu olacak.  Dylan’ı tanımaya başladığımda 60’lar Dylan dönemi ilgimi daha fazla çekmişti. O yüzden mevzuyu uzatmadan bu albüme bodoslama dalmak yerinde olacaktır.

İlgimi çeken albüm olan “ Highway 61 Revisited “ albümü “ Like a Rolling Stone “ ile açılıyor.Dylan’ın hitleri arasında yer almasının yanında bu albüm döneminin radyolarında çalınan şarkılar üç dakikalık şarkılardan oluşurken Dylan’ın bu şarkısı 6 dakika ile radyolarda yerini alır. Bu şarkı için  Amerikalı müzik eleştirmeni Dave Marsh  “ Like a Rolling Stone'i açan tabanca sesi aslında baterya ancak gerçek olsaydı daha uygun olmazdı. bu plak top 40'a girerken rock and roll dünyası patladı.’’  yorumunu yapar.  Sözleri de Dylan’ın ne kadar iyi bir hikaye anlatıcısı olması yönünde mesaj verir. Şarkıda mevzu bahis hikayede Dylan, bir zamanlar işlerin ters gitmeyeceğini söyleyen kadın anlatıcıyı fiyakalı yaşamından bahsederken,şarkının ikinci bölümünde kadını küçük düşürür. Bir nevi gerçeklerle tanıştırır. 

 “ Tombstone Blues”  Vietnam Savaşı ve aynı zamanda 1967’de meydana gelen ve  tarihte Arap-İsrail savaşı olarak bilinen gerçekler üstünden ilerler. Bariz bu konuda fikrini söylemese de otoritenin baskın geldiği zamanları Dylan bazı alıntılarla süsler. Özellikle şarkının içinde geçen “Mama’s in the factory,She ain't got no shoes-Daddy’s in the alley,He’s lookin' for food”  lirikleri şarkıyı anlatmak için biçilmiş kaftan. Blues etkilerinin olduğu, country yönünün de hissedildiği western filmlerinin eğlenceli melodilerini hissetmek mümkün.

Blues rock yapılı gece dinlenebilecek şarkılar arasına rahatlıkla giren  “  It Takes a Lot to Laugh, It Takes a Train to Cry”  -Well, I want to be your lover, baby/ I don’t want to be your boss “  lirikleriyle durumu özetliyor.  Dinlenirken dünya yorgunu bir insan hissediliyor. Gerçeküstücülük burda da açığa çıkıyor.

Şairane sözlerle bir kitap okumuş,bir düz yazı nasıl şiire çevrilir cevabını “ Ballad Of a Thin Man’’   şarkısında saklı, aynı zamanda Bob dylan'ın 1934 tarihli “ The Thin Man”  filminin baş karakteri olan Nick Charles'ı kullanarak bir Mr.Jones karakterini sunar. İstemli ya da istemsiz şekilde  “  Do you Mr. Jones?’’  diye söyleniriz.   Dylan, 1986 yılında yapılan bir söyleşide sürekli insanların soru sormasından ötürü bu şarkının onlara yönelik olduğunun altını çizmiş,ama pek çok yerde lirikler de okunursa Mr. Jones gerçek bir insandır, öyle insanlardan dünyada vardır.

Albüme ismini veren “  Highway 61 Revisited “   Dylan’ın memleketinden Minnesota’dan  New Orleans’a kadar uzanan otoyola verilen isim olayına uzanıyor. Bu hikayede Dylan’ı beş farklı hikayeyi anlatırken görürüz.  Dylan, adeta Amerikan tarzı vari bir şiir yazdığını konuşturur bu şarkı da ve alay dolu sözlerle de damga vurur.  

Geceleri sakin kafa ile dinlenecek  şarkılardan biri olan  “ Just Like Tom Thumb's Blues’’ mızıkanın azizliği ve Dylan’ın Rimbaud, Jack Kerouac  gibi şairlerden referansa sahip. Hikaye, Meksika sınırlarına kadar uzanıyor. Meksika sınırlarında yaşanan uyuşturucu,alkol,seks üçgeni eksenli liriklerle, daha sonra hikayenin sonuna doğru hikayenin kahramanı her şeyden bıktığını anlatır. Albümün de ismine uyacak düzeyde bir şarkı oluyor. Dylan ve mızıkası iş başında oluyor.

Dylan’ın yaptığı bütün çalışmalara vakıf olan biri değilim;ama 60’lar için konuşacak olursam “ Highway 61 Revisited “ yol şarkıları adı altında, dahiyane hikayeci, diğer anlamda şair Dylan’ın ne hünerler sergilediğini anlatıyor! 


Kadro:

Bob Dylan – vocals, guitar, harmonica, piano, siren whistle
Mike Bloomfield – electric guitar
Charlie McCoy – guitar
Paul Griffin, Al Kooper – piano, organ
Frank Owens – piano
Harvey Brooks, Russ Savakus, Joe Macho, Jr. – bass guitar
Bobby Gregg – drums
Bruce Langhorne - tambourine

Cem Kurtuluş, 2010

1 yorum:

kesinlikle bu adamı dinlerken yollar su gibi akıyooo bu adamı ilk dinleme sebebim sevdiğim cocuğun bu adamın hastası olması idi onu unutalı cok oldu ama bu adamı asla unutamam.........