// body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...
// etiketinden önce aşağıdaki kodu ekleyebilirsiniz. // body elementide aşağıdaki şekilde düzenlenmelidir. ...

Etiketler

Tarih

Kategoriler

25 Aralık 2014

Çağan Irmak'ın İlk Kısa Metrajlı Filmi : Bana Old And Wise'ı Çal (1998)











Bazı gecelerin sabahı yoktur, böyle gecelerde radyo  tek sığınağınız olur. Biraz cızırtı, biraz sessizlik anı ve birkaç şey. Radyolarda çalan şarkılar bitmez, gece biter ve sabah olur. Radyo dinleyen çağa Çağan Irmak ilk kısa metraj filmi “ Bana Old And Wise’ı Çal “ filmiyle sesleniyor. Yönetmenin kariyerine başlangıcı bu film aynı zamanda, sonrasında yönetmen kendini başarılı filmlerinden söz ettiriyor. Elinizdeki film kurgu yönünden başarılı, müzikleriyle 90’lar  dönemine selam eden ve aynı zamanda bir mekan içinde anlatılan olaylara tanıklık etmemizi sağlıyor.

Filmin kahramanı öğlene kadar uyuyup, sabaha kadar radyo programı yapan Oğuz karakteri. Dinleyicilerin radyoda isteklerine cevap verip, istediklerini çalıyor.  Filmin ilk çeyreğinde radyo programının " Yalnızlar saati " olmasıyla ilgisiyle ilgili,olgun bir o kadar kendi içinde yalnız bir karakter olan Oğuz'un dinleyicisine cevabı  " Programın saatinin yalnızlar saati oluşu  şeyden kaynaklanıyor.  hani bilirsin, insan düşünceleriyle yalnız başına kalır ya  işte bu saatlerde biz de yayına geçtiğimiz için  o yüzden böyle bir isim koyduk"  cümlesinden ibaret oluyor. Annesinin kendisini anlattığı bölümde " artık gülmüyorsun sadece başını eğiyorsun " cümlesi bir o kadar hüzün kokuyor ve bunun devamında " dışarda bir dünya var insanlar yaşıyor " cümlesi bir o kadar depresifliğin bağrından gelip hüznün merkezi oluyor.  Oğuz'un hayatının özeti " hem çalışıp,hem okumaya daldım" sözünde yatıyor. 

 Alan Parsons’dan “ Old And Wise “ çalınmadan önce ve çaldıktan sonra olarak kısa filmi iki bölüme ayırmak mümkün.  Old And Wise isteği bulunan kişi ile  kadın arasında süregelen  gerçek ve rüya aleminde dolaşan hikayeye yalnızlık, depresif, melankolik bir şekilde işliyor. Oğuz'un " birlikteliğimiz  her geceki gibi sabah 5 sularına değin sürecek " cümlesi bir nevi,hüzünden fazlasını hissettirir.

Erkan Can , Derya Alabora başrollerde etkili bir oyunculuk dersi verse de Tomris İncer anne  rolüyle filmde unutulmazlar arasına girmeyi başarıyor. Özellikle çocuğuna  “ Uyanmalısın dışarda bir dünya var, insanlar yaşıyor, onları görmelisin oğlum! Uyanmalısın! “ seslenişi filmin en etkileyici sahneler arasında yerini alıyor. Bu sahnenin haricinde filmin finali de bir o kadar etkileyici şekilde hafızalarda yerini korumayı başarıyor.

Sonuç olarak; bazı gecelerin sabahı olmadığını, bazı sabahların da acımasız olduğunu depresif şekilde dile getiren bir film “ Bana Old And Wise’ı Çal “ çok başarılı bir şey beklenmesi lüks kaçar, İçinizi cız ettiren, gece izlendiğinde bünyeye etkisi olan filmlerden. 30 dakikada içinizi cız ettiriyor, depresif havaya sokmayı başarıyor. 

Altını Çizdiklerim: 

“  Sen büyüdün sokak aynı kaldı. Köşedeki sevdiğimiz büyük ağaç aynı kaldı.İlkokulda yaptığında o resmi çerçeveletip duvara asmıştım, aynı kaldı. Değişen sadece bu ev!  Artık çok sessiz, sana bakıyorum artık gülmüyorsun! Sana burada dostlarının olduğunu söylemiş miydim? Evet burda bile..  Onlarla konuşuyorum,seni anlatıyorum. Bişeyler yap, bunu hak etmiyorsun.Bu ev artık çok sessiz, bak burdayım! Uyanmalısın dışarda bir dünya var, insanlar yaşıyor, onları görmelisin oğlum! Uyanmalısın! “  

" artık gülmüyorsun,sadece başını eğiyorsun" 


“ Uzun zamandır her şeyi, hayatı tek başıma sırtlamaya alıştım zaten. Annemi kaybettikten sonra babam başka bir kadınla gittiğinden beri yani. Hem çalışıp, hem okumaya daldım. Olmadı. Ben de okulu bıraktım. Tek şikayetim gündüzleri uyuyup geceleri çalışıyor olmam. Oysa bütün insanlar gündüzleri yaşıyor. Geceleri öyle sessiz oluyor ki. O kimsesizliği bilir misiniz siz? Hiç yaşamıyormuş gibi, dışardaki bütün yaşam benden habersiz geçip gidiyor, ben de ondan habersiz… “ 

" dışardaki yaşam benden habersiz geçip gidiyor..." 

CEM KURTULUŞ, 2014

0 yorum: